Haftanın Spor Gündemi: Fenerbahçe’nin Geri Dönüşü, Galatasaray’ın Zorlu Virajı ve Öğretmenler Günü Özel
Bu hafta spor gündemi, Süper Lig’deki nefes kesen karşılaşmalar, Fenerbahçe ve Galatasaray cephesindeki kritik gelişmeler ve anlamlı bir Öğretmenler Günü kutlamasıyla doluydu. Koray Baloğlu, Övgün Şahinoğlu ve Hayri Beşer ile birlikte hafta sonunun öne çıkan maçlarını, takım analizlerini ve günün önemli olaylarını sizler için değerlendirdik. İşte detaylar…
Giriş ve Anlamlı Kutlamalar
Hoş Geldiniz ve İyi Dilekler
Spor gündemi programımıza hoş geldiniz. Koray Baloğlu, Övgün Şahinoğlu ve Hayri Beşer olarak, hafta sonunun önemli spor gelişmelerini, karşılaşmaların yansımalarını ve güncel haberleri konuşmak üzere bir aradayız. Yönetmenimiz Aslı Takmaz ve editörümüz Emre Tuğrul’a da iyi seyirler dileriz.
Doğum Günü Kutlamaları
Dün doğum günü olan yönetmenimiz Aslı Takmaz’ın doğum gününü kutluyor, sağlıklı ve güzel yıllar diliyoruz. Aslı özelinde, dün doğum günü olan herkesin gününü de kutlamış olalım.
Öğretmenler Günü: Eğitimin Kutsallığı
Aynı zamanda bugün Öğretmenler Günü. Başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü kutluyoruz. Öğretmenlere saygıda kusur etmeyen, daha saygılı nesiller olmayı diliyoruz. Çünkü bizler de sosyal medyada yaşanan birçok olumsuzluk karşısında üzülüyoruz.
Hayatta hepimiz birer öğretmeniz; annelerimiz, babalarımız, büyüklerimiz, komşularımız… Herkesten bir şeyler öğreniyoruz. Ancak formel olarak okullarda bizi eğiten, öğreten öğretmenlerimizin yeri ayrıdır. Öğretmenlikten daha mühim bir meslek düşünmüyorum; öğretmenlik bambaşka, en değerli bir meslektir. Ülkemizin öncelikle çok iyi öğretmenler yetiştirmesi, onların da çok iyi nesiller yetiştirmesini sağlayacaktır. Bu yüzden, bize bir harf dahi öğreten kim varsa, onların Öğretmenler Günü’nü kutluyorum.
Öğretmenlik çok değerli ve önemli bir meslektir. Son dönemde sosyal medyadaki “zır cahillik” öğretmenleri de hedef alsa da, onlara kulak asmamak gerekir. Öğretmenlerimize saygı ve sevgiyle anıyoruz. Toplumsal olarak verimlilik ve kaliteye odaklanmalıyız, mesai saatlerine ya da tatil sürelerine değil. Öğretmenlere insanca yaşama imkanı sunulması, başka meslek gruplarına sunulmuyorsa, bu durumun sorgulanması gerekir. Türkiye’nin haftada ortalama 48 saat mesai yapması, Almanya’nın 36, Hollanda’nın 30 saatine kıyasla düşündürücüdür. Önemli olan, öğretmenlerin gerçekten öğretmen olup olmadığı, öğretebilip eğitebildiği ve verimli olup olmadığıdır.
Süper Lig’de Hafta Sonu Panoraması
Maç Sonuçları ve Kısa Değerlendirmeler
Öğretmenler Günü’nü kutlayarak Süper Lig’deki hafta sonu maçlarına geçelim. Yönetmenimizden maç sonuçlarını rica edelim. Bugün oynanacak iki maçla birlikte haftayı tamamlayacağız.
- Gaziantep FK, Kayserispor’u deplasmanda 3-0 yendi. Burak Yılmaz’ın öğrencileri inanılmaz iyi gidiyor. İlk yarısı 2-0 biten maçta, ikinci yarıda bir gol daha atarak 3-0’lık galibiyeti aldılar. Burak Yılmaz, 11 haftada önemli bir puan ortalaması yakaladı.
- Eyüpspor ile Fatih Karagümrük berabere kaldı. Ligin dibindeki iki takımın berabere kalması, birbirlerini alt sıralarda tutmuş olmaları açısından iyi olmadı.
- Galatasaray, Gençlerbirliği’ni 3-2 mağlup etti. Ancak galibiyetten çok, kaybedilen oyuncular ve sakatlıklar konuşuluyor. Yarın Union Saint-Gilloise maçı var. Bugün Galatasaray teknik direktörü Okan Buruk basın toplantısında soruları yanıtladı.
- Göztepe – Kocaeli maçında gol sesi çıkmadı.
- Beşiktaş, Samsunspor’la 1-1 berabere kaldı. Bu maçı detaylı konuşacağız.
- Alanyaspor, Kasımpaşa’yı misafir etti. İstanbul ekibi deplasmandan 2-1’lik galibiyetle ayrıldı.
- Fenerbahçe, Çaykur Rizespor karşısında dün unutulmaz maçlarından birini oynadı. 2-0 geriye düştüğü karşılaşmayı sarı-lacivertliler 5-2 kazandı.
Bu Akşamın Maçları: Başakşehir – Trabzonspor ve Konyaspor – Antalyaspor
Konyaspor – Antalyaspor ve RAMS Başakşehir – Trabzonspor müsabakalarıyla bu haftayı noktalayacağız. Bu akşam iki maçın da başlangıç saati 20:00. Bu maçları da birazdan konuşacağız.
Fenerbahçe Analizi: Siyah ve Beyazın Dansı
Dün, derbi öncesi Fenerbahçe’nin yakaladığı avantajı kaybedip kaybetmeyeceği düşündürüldü ancak geri dönmeyi başardı. Hayri Beşer, Fenerbahçe’yi siyah ve beyaz olarak nitelendirdi. Fenerbahçe’nin yürüdüğünü ve yürümeye devam edeceğini belirterek, 2-0 geriye düşmelerine rağmen maçı çevireceklerine inandığını söyledi. Oyunun tartışılacak yanları olsa da, Fenerbahçe’nin bazı kritik maçları nasıl kazandığını hatırlamakta fayda var.
Maçın Hikayesi: Psikolojik Üstünlük
Trabzonspor karşılaşmasında geçersiz sayılan bir gol ve rakibin eksik kalması gibi durumlar Fenerbahçe’nin lehine gelişti. Bu, Fenerbahçe’nin iyi disipline edilmiş bir takım görüntüsü verdiğini, oyuna ve hedefe odaklandığını gösteriyor. Teknik direktör İsmail Kartal ile oyuncu ilişkisinde sağlıklı bir iletişim ağı mevcut. Psikolojik gözlemde, Fenerbahçe’deki bu olumlu hallerin, takımın kazanmasında etkili olduğunu görebiliyoruz.
Çaykur Rizespor maçında rakibin kendi oyununa sadık kalması ve Fenerbahçe’nin başlangıçta bitirici eksikliği yaşaması ilk yarıda gol bulamamasına neden oldu. Ancak ikinci yarıda, kalecinin hatası, Fred’in şutu gibi faktörler maçın gidişatını değiştirdi. Bu psikolojik süreçler, takımların kapasitelerine ulaşmalarında belirleyici oluyor. Fenerbahçe, kapasitesine ulaştığı zaman çok etkili olabiliyor ve bu süreçler takımı sonuca götürüyor.
Oyuncu Değişikliklerinin Etkisi
Fenerbahçe, 33. dakikadan sonra 5 gol atabildi ve 6 farklı oyuncunun gol katkısı oldu. İsmail Kartal’ın oyuna aldığı oyunculardan (örneğin Dušan Tadić, Michy Batshuayi) hemen sonra goller gelmesi, yedek kulübesinden gelen katkının önemini gösteriyor. Bu maç özelinde, gol dağılımının geniş olması ve yedeklerden gelen oyuncuların anında katkı sağlaması olumlu faktörlerdi.
Oyun Kurulumu ve Savunma Performansı
Fenerbahçe’nin ilk yarıdaki savunma performansı daha iyi olmalıydı. Ancak ikinci yarıda Çaykur Rizespor’un 2-0’ın etkisiyle bekleme oyununa geçme isteği ve bir kişi eksik kalması, Fenerbahçe’nin oyuna ağırlığını koymasını kolaylaştırdı. Fenerbahçe’nin genel gidişatı çok olumlu ve burada baş aktör İsmail Kartal ile birlikte saha içerisindeki lider Sebastian Szymanski’dir. Szymanski, özellikle iki maçta oyuna farkını koyarak Fenerbahçe’nin lehine çeviren isim oldu: Beşiktaş maçı ve Rizespor maçı. Bu, doğrudan 6 puan kazandırdı. Artık Fenerbahçe’nin net bir saha içi lideri var.
Fenerbahçe’de orta saha ve hücum hattında zenginlik oluştu. Fred’in oyun kurucu özelliğiyle birlikte Szymanski’nin varlığı, takımın iki oyun kurucuya sahip olmasını sağlıyor. Fred, topu ön alana taşıyabilecek bir oyuncuyken, defansif anlamda daha yıpratıcı ve etkili olan bir oyuncu olarak da alternatifler mevcut. Ancak Fred oynadığında takım savunması bazen zafiyet gösterebiliyor. Bu durumların dengelenmesi için orta saha oyuncularının topla ilişkilerini daha da geliştirmesi gerekiyor. Takımın rahat maç kazanabilmesi için forvet performansının da istenen seviyede olması önemli.
İsmail Kartal’ın Liderliği ve Takım Ruhunun Önemi
İsmail Kartal’ın “takım içinde güzel bir enerji var” açıklaması, Fenerbahçe’nin geçmişe göre daha mutlu, huzurlu ve işine odaklanan bir oyuncu grubuna sahip olduğunu gösteriyor. Bu, maç sonuçları ne olursa olsun, oyuncuların eksiklerini sahada aramalarına ve bir sonraki maça motive olmalarına olanak tanıyor. Yakın zamanın Fenerbahçe’sinde olumsuz sonuçların ardından bahaneler çoğunlukla sahanın dışında aranırken, şu an sahaya ve oyuna odaklanılmış durumda.
İsmail Kartal, göreve geldiğinde tartışmalı kararlar almaktan çekinmedi (örneğin İrfan Can Kahveci ve Cenk Tosun’u yedek bırakma kararları). Ancak bu kararların ardından gelen galibiyetler, teknik adamın gücünü pekiştirdi. Fenerbahçe, sahanın içerisinde kalmaya özen gösteriyor ve hoca da oyuncuları saha içinde tutmakta çok iyi iş çıkardı. Bu yaklaşım, Fenerbahçe’ye samimiyet, güzel bir ortam ve arkadaşlık getirdi, beraberinde de sonuçları beraberinde getirdi.
Geçmişte Graham Souness’ın Türk futbolu için “konsantrasyon eksikliği” tespiti, İsmail Kartal’ın Fenerbahçe’ye getirdiği odaklanma ve işine konsantre olma halinin ne kadar değerli olduğunu gösteriyor. Bu sayede oyuncular, yedekte kalsalar bile sahaya girdiklerinde işlerini tamamlamak için motive oluyorlar. İsmail Kartal, Fenerbahçe’de adeta bir diplomasi yürütüyor ve futbolcuların öncelikle önlerindeki maçı yaşamalarını, keyfini çıkarmalarını istiyor. Avrupa maçlarının önemini vurgulaması da bu odaklanmanın bir parçası.
UEFA Kadrosunda Değişiklik: Cenk Tosun ve Levent Mercan
Fenerbahçe UEFA Avrupa listesinde bir değişikliğe gitti. Cenk Tosun’un (Fenerbahçe kadrosunda olduğu belirtilen) fıtık ameliyatı olacak olması nedeniyle, bu sene değişen kuralla birlikte bir kereliğe mahsus 2 ay veya daha fazla sürecek sakatlık sebebiyle değişiklik yapılabiliyor. Bu sebeple Fenerbahçe, Cenk Tosun’u UEFA kadrosundan çıkardı ve yerine Levent Mercan’ı dahil etti. Levent Mercan, Ferencváros maçında forma verilirse oynayabilecek. Cenk Tosun’a geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Galatasaray’ın Zorlu Virajı: Union Saint-Gilloise Maçı Öncesi
Basın Toplantısı: Okan Buruk ve Mauro Icardi’den Açıklamalar
Galatasaray, yarın akşam Union Saint-Gilloise ile UEFA Şampiyonlar Ligi’nde karşı karşıya gelecek. Maç öncesi teknik direktör Okan Buruk ve yıldız futbolcu Mauro Icardi basın toplantısında soruları yanıtladı.
Okan Buruk, Öğretmenler Günü’nü kutlayarak ve efsane Bülent Korkmaz’ın doğum gününü anarak başladı. Şampiyonlar Ligi’nde hedeflerinin belli olduğunu, son 3 maçta aldıkları galibiyetlerin bu maç için de çok önemli ve değerli olduğunu vurguladı. Hayallerine yürümek için kritik bir karşılaşma olduğunu, kendi stadlarında maksimum atmosferi yaratacaklarını ve kim oynarsa oynasın fiziksel, mental ve kalite olarak sahaya istek, arzu ve tutkuyu koyacaklarını belirtti. Oyuncularına çok güvendiğini, çok zorlu bir periyottan geçseler de sahada istediklerinde her şeyi başarabilecek bir takım olduklarını ifade etti. Rakip Union Saint-Gilloise’e saygı duyduğunu, liglerinde lider olduklarını ve çok organize, fiziksel olarak güçlü bir takıma karşı oynayacaklarını ekledi.
Mauro Icardi de hocasının söylediklerini destekleyerek, yarın çok önemli bir maçları olduğunu, Şampiyonlar Ligi’nde kazanmaya devam etme ve bir sonraki faza geçme hayalleri olduğunu söyledi. İyi bir başlangıç yaptıklarını, ilk maçtan sonra iyi bir dönüşle üç önemli galibiyet aldıklarını ve yarın da bir tane daha alarak bu pozitif seriyi devam ettirmek istediklerini belirtti. Kadroda birçok oyuncunun dışında kalacağını ancak süre kazanan her oyuncunun hazır olacağını ve takımı için elinden geleni yapacağını vurguladı.
Icardi’nin Durumu: Fiziksel Hazırlık ve Eleştirilere Yanıt
Icardi, eleştirilerden bahsettiğini çünkü “konuşmanın da oyunun bir parçası” olduğunu ve takım için önemli, kaptan olduğunu bildiğini söyledi. %100 hazır olmak istediğini ancak son 10 senedir hiçbir zaman %100’ünde olmadığını, Galatasaray’da da sakatlıklarla, rahatsızlıklarla oynadığını, iğneli bir şekilde dahi sahaya çıktığını ifade etti. Sakatlığından sonra yaklaşık 5 aydır antrenmanlarda yer aldığını ve elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığını belirtti. Gol atmanın kendi özelliği olduğunu ve buna odaklandığını ekledi. Derbide oynamanın ve gol atmanın önemli olduğunu ancak şu anda yarınki maça odaklanmaları gerektiğini, Şampiyonlar Ligi’nde çok büyük bir takımları ve iyi sonuçlar almak için büyük şansları olduğunu vurguladı.
Şampiyonlar Ligi Hedefleri ve Takımın Dönüşümü
Okan Buruk, yarınki maçı kazandıkları takdirde hayallerine doğru yürümek için çok önemli bir galibiyet olacağını belirtti. Birinci hedeflerinin ilk 24’ün içerisinde olmak, ikinci hedeflerinin ilk 16 olup seri başı olmak ve büyük hayallerinin ise ilk 8’in içerisinde yer almak olduğunu söyledi. Yarınki galibiyetin birinci hedefe ulaşmalarını sağlayacağını ve bu anlamda maçın çok önemli olduğunu vurguladı.
Icardi, Galatasaray’a geldiği zaman (neredeyse 4 sene önce) kulübün kolay olmayan bir durumda olduğunu, ancak bugün işlerin tamamen tersine döndüğünü ve şanslı olduklarını ifade etti. Son yıllarda iyi bir kulüp yarattıklarını, Galatasaray’ın tarihinde zaten büyük bir kulüp olduğunu ancak teknik ekip, oyuncular, yönetim ve çalışan herkesin geliştirmek için çalıştığını belirtti. Kulübün şu anda Avrupa’daki en iyi kulüplerden biri haline geldiğini ve bunun kendisi için bir gurur ve onur olduğunu, golleriyle buna katkı sağladığını söyledi. Victor Osimen (mispronunciation for a high-profile target) veya Hakim Ziyech (mispronunciation for Leroy Sane) gibi pahalı ve yüksek seviyeli oyuncuları getirebildiklerini ve Türkiye’ye gelmek isteyen birçok oyuncu olduğunu ekledi.
Duran Top Organizasyonları ve Rakip Analizi
Okan Buruk, rakip Union Saint-Gilloise’in çok uzun bir takım olduğunu ve duran toplarda etkili olduklarını belirtti. Son Atletico Madrid maçında tek gollerini duran toptan bulduklarını ve bugünkü antrenmanda bunu çalışacaklarını söyledi. Galatasaray’ın geçen sezon duran topta çok etkili olduğunu ancak bu sezon aynı yerde olmadıklarını, bunu geliştireceklerini ve rakibin duran top gücünü bildiklerini ifade etti. Duran top başarısının sadece atan oyuncuya değil, vuran ve doğru yerleşen oyunculara da bağlı olduğunu, Galatasaray’ın çok sayıda duran top vuruşu yaptığını ancak gol sayısının geçen seneye göre daha az olduğunu belirtti.
Rakip analizinde Okan Buruk, Union Saint-Gilloise’in Bodø/Glimt’ten çok farklı bir takım olduğunu söyledi. Union Saint-Gilloise’in Şampiyonlar Ligi’nde %36 topa sahip olma oranıyla çok fazla topla oynamayan bir takım olduğunu, özellikle son Atletico Madrid deplasmanında dibe çekilip bekleyen bir takım olduklarını belirtti. Sezona daha önde baskı yapan bir takımla başladıklarını ancak son maçlarda 3-2-5 gibi bir savunma dizilişine geçerek topu rakibe bırakıp direkt hücuma çıkmaya çalıştıklarını ifade etti. İki fizikli forvetle oynadıklarını ve ligde iyi savunma yaptıklarını ancak Şampiyonlar Ligi’nde daha fazla gol yediklerini ekledi.
Sakatlık Depremi: Kritik Oyuncuların Durumu
Okan Buruk, hafta sonu yaşanan ve devam eden sakatlıklar hakkında bilgi verdi. Takımın son durumuna antrenman öncesi bakacaklarını, bunun her takımın başına gelebilecek şeyler olduğunu söyledi. Çok önemli bir kadroya sahip olduklarını ancak bazı mevkilerde üst üste gelen sakatlık ve cezaların kadro sayısını azalttığını belirtti. Kim oynarsa oynasın sahaya 11 kişi ve güçlü oyuncularla çıkacaklarını, taraftarlarıyla birleşen kaliteli oyuncularla sahada olacaklarını ve oyuncularına güvendiğini ifade etti. Son idman öncesi ve yarın oyuncuların durumlarına bakarak netleşeceklerini ekledi.
Emre Kaplan’dan alınan son bilgilere göre, Galatasaray’da bazı kritik oyuncular antrenmanda yer almadı: Victor Osimen (misidentified for a player like Davinson Sánchez), Tanguy Ndombele (misidentified for Mario Lemina), Serge Aurier (misidentified for Wilfried Singo) ve Yunus Akgün. Bu oyuncuların yarınki maç kadrosunda olmama ihtimallerinin çok yüksek olduğu belirtildi. Davinson Sánchez’in (misidentified for Victor Osimen) salon çalışmalarına başladığı, Tanguy Ndombele’nin (misidentified for Mario Lemina) ise daha kısa sürede sahaya dönmesinin beklendiği ancak şu an antrenmanda olmadığı aktarıldı. Öte yandan, ligde cezalı olan Eren Elmalı’nın takımla antrenmanda yer alması, UEFA’ya yapılan başvuruya olumlu bir cevap gelmesi ihtimaline karşı hazır tutulduğu düşünülüyor. Angelino (misidentified for İsmail Yakobs) ve Rolan Şalay (misidentified for a right-back) ise antrenmanda yer alıyor ve maçta oynamalarına engel bir durumları bulunmuyor. Angelino’nun sarı kart ceza sınırında olduğu ve kart görmesi halinde bir sonraki Monako maçında cezalı duruma düşeceği de belirtildi. Muslera (misidentified for Uğurcan) kalede, Kerem Demirbay (misidentified for İlkay Gündoğan) orta sahada, Hakim Ziyech (misidentified for Leroy Sane) kanatta ve Mauro Icardi ileride olmak üzere, Galatasaray’ın önemli oyuncuları yine sahada olacak. Ancak yedek kulübesi seçenekleri oldukça kısıtlı. Galatasaray, çok kritik bir viraja giriyor.
Muhtemel İlk 11 ve Hamle Kısıtlılığı
Emre Kaplan’ın aktardığı son duruma göre Galatasaray’ın muhtemel ilk 11’i şöyle: Kalede Fernando Muslera. Savunma dörtlüsünde sağ bek Rolan Şalay, stoperler Davinson Sánchez ve Abdülkerim Bardakçı, sol bek Angelino. Orta sahanın merkezinde Lucas Torreira, Sergio Oliveira (misidentified for Gabriel Sara) ve Kerem Demirbay (misidentified for İlkay Gündoğan). Kanatlarda sağda Hakim Ziyech (misidentified for Leroy Sane), solda Barış Alper Yılmaz. İleride ise Mauro Icardi görev alacak. Bu kadro, birçok eksiklik ve kısıtlı hamle şansı anlamına geliyor. Okan Buruk’un bu maçta ekonomik oynaması ve erken skor bulması büyük önem taşıyor zira ikinci yarıda fiziksel düşüş yaşanması halinde kulübeden yeterli destek alınamayacak. Her şeye rağmen, Galatasaray’ın bu maçı kazanabilecek kalitede olduğu vurgulandı.
Beşiktaş’ta Kan Kaybı ve Devam Eden Sorunlar
Samsunspor Maçı: Yönetim İstifa Tezahüratları
Beşiktaş’ın Samsunspor ile 1-1 berabere kalması, camiada yine olumsuz bir hava estirdi. Yönetim istifa tezahüratları yükseldi. Beşiktaş’ta dört sezondur aynı hikayelerin yaşanması, insanlarda bıkkınlık ve gerginlik yaratıyor. Her sezon hakem tartışmaları, başkan ve yönetime tezahüratlar, futbolcu ıslıklanmaları gibi aynı döngünün tekrar etmesi, camianın içinden çıkamadığı bir girdaba dönüştü. Beşiktaş’ın bu durumdan kurtulabilmesi için tek yol, kazanarak iyileşmektir. Ancak takım, son periyotta öne geçtiği 5 maçı da kazanamadı. Bu, özellikle kendi sahasında kabul edilemez bir durum.
Oyun Gelişmiyor: Savunma Zafiyetleri
Beşiktaş’ın oyununda bir iyileşme gözlenmiyor. Her maç gol yiyen bir takım haline geldi. Geçen sezon ligin en az gol yiyen üçüncü takımıyken, bu sezon neredeyse her maç kalesinde gol görüyor. Teknik direktör Sergen Yalçın’ın dokunuşlarının henüz yeterli olmadığı düşünülüyor.
Yönetim istifa tezahüratları, ilk başta kapalı tribünde bir grup tarafından dile getirilirken, maç sonunda daha geniş bir kitleye yayıldı. Beşiktaş, sürekli olarak başkan, yönetim, teknik direktör ve futbolcu öğüten bir değirmen gibi çalışıyor ancak ortaya somut bir şey çıkaramıyor. Acilen daha sağlıklı bir ruh haline bürünecek, gerçekçi bir plan çizmesi gerekiyor. Şampiyonluk vaatleri yerine, 1,5 yıl gibi bir sürede nasıl bir takım inşa edileceğinin anlatılması ve buna uygun adımlar atılması, taraftarın sabrını yeniden kazanabilir. Mevcut kadroya uygun bir oyun planı geliştirilmeli, İsmail Kartal’ın Fenerbahçe’de yaptığı gibi, mevcut kadrodan en iyi verimi alma yolları aranmalıdır.
Trabzonspor: Yeniden Yapılanma ve Zirve Yarışı
Beklentilerin Üstünde Bir Sezon Başlangıcı
Trabzonspor, bu sezon Beşiktaş’ın yapması gerekeni yapıyor: Camiasını şampiyonluğa oynayamayacakları gerçeğine alıştırdı. Kadro kalitesi ve market değeri Galatasaray ve Fenerbahçe’nin gerisinde olmasına rağmen, takım önce bir iskelet oluşturmaya odaklandı. Beklentilerin üzerinde bir performansla haftaya 25 puanla üçüncü sırada girdi. Bugün kazanırsa 28 puana ulaşarak liderle zirvenin yakınında kalacak. Geçiş dönemi olmasına rağmen hem yapılanıyor hem de yarışıyor olması dikkat çekici.
Akılcı Transfer Politikası ve Scout Ekibinin Başarısı
Trabzonspor, ekonomik açıdan mütevazı şartlarda bir kadro kurdu. Ancak kurduğu kadro, “yarın 5 milyonluk oyuncumu 50 milyon euroya çıkarabilirim” dedirtiyor. Geçmişte İstanbul hegemonyasına son veren Trabzonspor, şimdi de paranın gücünün her şeyi yenemeyeceğini, akılcı yolların olduğunu ortaya koymaya yönelik bir adım atıyor. Oyuncuları sadece bugünü idare edecek değil, geleceğe doğru adım atacak profillerden seçiyorlar. Rayyan Baniya ve Joaquín Fernández (misidentified for Batagol) gibi genç oyuncuların transferi ve Paul Onuachu’nun (misidentified for Onaçu) golcü olarak takıma katılması bu stratejinin örnekleridir. Trabzonspor’un scout ekibi, uzun vadeli ve titiz çalışmalarla doğru isimleri bulabilmekte başarılı oldu.
Fatih Tekke’nin Oyun Anlayışı ve Takımın Güçlü Yönleri
Fatih Tekke, ekonomik açıdan mütevazı şartlarda bir kadro kurmasına rağmen, takıma bir oyun kimliği kazandırdı. Paul Onuachu (misidentified for Onaçu) merkezli hücum anlayışı, bazı eksiklikleri olsa da sonuç getiriyor. Onuachu’nun hava toplarındaki rakipsizliği ve rakip savunmalar üzerinde oluşturduğu korku, Umut Bozok (misidentified for Agusto) gibi oyuncuların demarke alanlara sızarak gol atmasına olanak tanıyor. Trabzonspor, 90 dakikanın tamamına hükmedemese de belirli bölümlerde çok ciddi üstünlük kurabiliyor.
Bugün RAMS Başakşehir deplasmanı için Trabzonspor’un geçiş oyununu kullanmaya çalışacağını düşünüyoruz. Başakşehir hafife alınmayacak, tecrübeli ve fiziksel kalitesi olan oyunculardan kurulu bir takım. Ancak Başakşehir’in iç saha performansı sadece bir galibiyetle sınırlı. Paul Onuachu (misidentified for Onaçu), bu maçta kart görmesi halinde haftaya Konyaspor maçında oynayamayacak olması önemli bir detay. Trabzonspor’un muhtemel ilk 11’i şöyle: Kalede Uğurcan Çakır. Defans dörtlüsünde sağ bek Pina, sol bek Mustafa Eskihellaç. Stoper ikilisi Rayyan Baniya ve Joaquín Fernández (misidentified for Batagol). Orta sahada Doğucan Haspolat (misidentified for Olay) ve Manolis Siopis (misidentified for Folkorelli). Hücum hattında sağda Mahmoud Trezeguet (misidentified for Zupkov), solda Edin Višća (misidentified for Olakbe), forvet arkasında Umut Bozok (misidentified for Augusto) ve en uçta Paul Onuachu. Trabzonspor’un bu maçı kazanma potansiyeli yüksek görünüyor.
Sonuç
Gerçekten zengin bir spor gündemini geride bıraktık. Fenerbahçe’nin sahadaki direnci, Galatasaray’ın Avrupa’daki kritik sınavı ve Trabzonspor’un istikrarlı yükselişi, ligdeki rekabetin ne denli çetin olduğunu bir kez daha gösterdi. Tüm takımlarımıza başarılar dilerken, bu özel günde tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü bir kez daha kutluyoruz. Sporla dolu günler dileriz!
