Canlı yayınımızdaki teknik bir aksaklık nedeniyle kısa bir ara vermek durumunda kaldık. Malum, canlı yayınlarda bu tür durumlar yaşanabiliyor. Anlayışınız için teşekkür ederiz. Şimdi futbola kaldığımız yerden devam ediyoruz.
Galatasaray’da Duran Toplar ve Forvet Etkisi
Geçtiğimiz sezon İlkay Sarı‘nın duran toplardaki etkinliğiyle Galatasaray önemli katkılar sağlamıştı. Bu sezon ise sarı-kırmızılı ekibin duran top organizasyonlarından, özellikle kornerlerden sadece bir gol bulabilmesi dikkat çekici bir sorun olarak öne çıkıyor. Bu durum, İlkay Sarı için önemli bir “trade” yani ayırt edici özellik ve “apolet” olarak değerlendirilebilir.
Elbette bu durum, kullanılan duran topların kalitesinden ziyade, Galatasaray’ın kazandığı serbest vuruş sayısıyla da ilişkili olabilir. Ancak Victor Osimhen gibi hava toplarında etkili bir oyuncuya sahip bir takımın, daha fazla kafa golü atması beklenir. Bu sadece doğrudan kafa golleriyle sınırlı değil; altı pas içinde yaratılan karamboller, direkten veya kaleciden dönen toplar da pozisyon etkinliğini artırır. Mauro Icardi‘nin boyu kısa olmasına rağmen, içgüdüsel sıçrama zamanlaması ve pozisyon alma yeteneği bu tür pozisyonlarda fark yaratabiliyor.
Volkan Demirel’in Teknik Direktörlük Yolculuğu
Volkan Demirel‘in teknik direktörlük kariyeri de son dönemde tartışılan konular arasında. Gençlerbirliği maçında, daha önce Hüseyin Eroğlu yönetiminde beşli üçlü savunma oynayan bir takımı 4-2-3-1’e çevirmesi, kendince bir taktik tercihiydi. Galatasaray’a karşı oynayan her takımın, oyunun doğal akışı gereği, genelde geçiş hücumlarıyla oynamak zorunda kalması beklendik bir durum.
Galatasaray’ın Okan Buruk yönetiminde sürpriz Anadolu takımlarına karşı kayıpları oldu. Hatayspor’a Volkan Demirel döneminde, yine ilk sezonun başında Giresunspor’a mağlup olunmuştu. Hatta Kasımpaşa ile 3-3 berabere kalınan ve 3-0’dan dönen bir maç da bu seriye eklenebilir. Bu tür sonuçlar, Galatasaray’ın bazen beklenmedik puan kayıpları yaşayabildiğini gösteriyor.
Transfer Söylentileri ve Takım Kadroları
Galatasaray’da yaşanan son puan kayıplarının ardından Icardi‘nin devre arasında takımdan ayrılması gerektiği yönündeki yorumlar ise gerçeklikten uzak bulunuyor. Icardi, Afrika Kupası nedeniyle 15 Aralık’tan itibaren milli takımına gidecek ve 21 Ocak’taki Atletico Madrid maçına kadar takımdan uzak kalacak. Bu süreçte Osimhen gibi önemli Afrikalı oyuncuların da takımlarından ayrılacak olması, kadro planlamasını daha da önemli hale getiriyor. Kulübün bu dönemde transfer konuşmak yerine, mevcut kadroyu güçlendirme odaklı olması gerektiği vurgulanıyor.
Beşiktaş’ta Rafa Silva Krizi: Profesyonellik Tartışmaları
Beşiktaş’ta ise Rafa Silva krizi haftanın en önemli gündem maddesi. Rafa Silva’nın profesyonellik dışı tavırları ve antrenmanlara çıkmaması ciddi bir sorun teşkil ediyor. Oyuncunun 3 yıllık kontratı bulunuyor ve yıllık 6 milyon Euro garanti ücret alıyor. Ayrıca haberlere göre 10 milyon Euro imza parası da 3 yıla yayılmış durumda. Rafa Silva, eski kulübü Benfica‘ya dönmek istediğini açıkça belli ediyor. Bu durum, oyuncunun adeta “misketlerini alıp oyundan çıkan çocuk” benzetmesiyle eleştiriliyor.
Kulübün, oyuncuya bugüne kadar ödediği meblağlar ve kalan kontrat yükümlülükleri göz önüne alındığında, bu durumun Beşiktaş için ciddi bir maliyet oluşturduğu belirtiliyor. Hatta bu transferin arkasında Jose Mourinho‘nun olabileceği bile speküle ediliyor, zira Benfica’nın bu bölgede bir oyuncuya ihtiyacı olduğu düşünülüyor. Rafa Silva gibi bir oyuncunun, kulübün gidişatının iyi olmaması dışında bir sorun görmediği Beşiktaş’ta, böylesi bir tavır sergilemesi anlaşılır bulunmuyor. Kulübün ödemelerini düzenli yaptığı ve ligde her zaman yarışın içinde olduğu düşünüldüğünde, Rafa Silva’nın bu tutumu kabul edilemez olarak nitelendiriliyor.
Süper Kupa Final Formatı ve Stad Seçimleri
Türkiye Süper Kupası’nın yeni formatı ve stad seçimleri de geniş yankı uyandırdı. Yarı final maçları Galatasaray – Trabzonspor Gaziantep’te, Fenerbahçe – Samsunspor ise Adana’da oynanacak. Final maçı ise İstanbul’daki Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda. Bu şehirlerin seçiminde, maç keyfi ve yöresel lezzetlerin (özellikle kebap) ön planda tutulduğu esprili bir dille ifade ediliyor.
Ancak Olimpiyat Stadı’nın final için seçilmesi eleştirilere neden oluyor. Stadın isminden başka güzel bir tarafının olmadığı, futbol açısından iyi anılara sahip olunmadığı belirtiliyor. Ayrıca Afrika Kupası nedeniyle takımlardan önemli oyuncuların eksik olacağı da vurgulanıyor; bu bağlamda Galatasaray‘ın daha şanssız olduğu düşünülüyor. Süper Kupa’nın Final Four formatında değil, Community Shield gibi sezon başında, lig şampiyonu ile kupa sahibinin tek maç üzerinden oynaması gerektiği ifade ediliyor. Ocak ayı sonunda takımların yoğun fikstürü ve Türkiye Kupası maçları göz önüne alındığında, bu formatın oyuncular üzerindeki yükü artıracağı endişeleri de dile getiriliyor.
Güzel bir hafta sonu ve Süper Lig heyecanı yeniden başlıyor. Önümüzdeki programlarda görüşmek üzere. Sosyal Lig’in sunduğu bu canlı yayınımızın da sonuna geliyoruz. Videoyu beğenmeyi ve kanalımızı takip etmeyi unutmayın. İyi akşamlar.
