Geçtiğimiz hafta sonu oynanan Fenerbahçe-Galatasaray derbisinin ardından Galatasaray yönetiminin Futbol Federasyonu’nu ziyaret etmesiyle başlayan süreç, dün akşamki maç sonrası Fenerbahçe başkanının da benzer bir ziyarette bulunduğu bilgisiyle yeni bir boyut kazandı. Bu durum, Türk futbolunda saha dışı görüşmelerin ve “etki-tepki” mekanizmasının ne yazık ki bir parçası haline geldiğini gözler önüne seriyor. Bu yazımızda, son dönemdeki hakem atamalarını, yaşanan tartışmalı pozisyonları ve Türk hakemliğindeki yapısal sorunları detaylı bir şekilde ele alacağız.
Türk Hakemliğinde Sistemsizlik ve Tecrübesiz Hakemlerin Yükselişi
Türk futbol kültüründe, derbilerin ardından kulüplerin federasyon ziyaretleri alışıldık bir durum haline gelmiştir. Galatasaray’ın ziyareti sonrası Fenerbahçe’nin de benzer bir adım atması, bir “aksiyon-reaksiyon” zincirinin doğal bir sonucu olarak değerlendirilebilir. Ancak asıl sorun, bu ziyaretlerin yapılma nedenlerinin ardındaki hakemlik sistemidir.
Konuşmacı, mevcut hakem havuzundaki tecrübeli isimlerin, Bahattin Şimşek, Tugay Kaan Numanoğlu, Burak Şeker ve Abdülkadir Bitigen gibi önemli hakemlerin, hiçbir neden yokken havuz dışına itilmesini eleştiriyor. Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu’nun “Süper Lig hakemliğini gençleştireceğim” söyleminin yanlış bir hedef olduğunu vurguluyor. Zira dünyanın hiçbir yerinde en üst liglerde “genç hakemlik” amaç değil, “kaliteli hakemlik” esastır. Bu yanlış başlangıç ve Ferhat Gündoğdu’nun uygulamaları, Türk hakemliğini adeta bir sistemsizlik girdabına sürüklemiştir. Konuşmacının ifadesiyle, “sistemsizlik sistem olmuş durumda”.
Mehmet Türkmen’in Performansı ve Tartışmalı Maçlar
Konuşmacı, dün akşamki maç öncesinde Mehmet Türkmen’in sıkıntı yaşayabileceğini önceden belirttiğini ifade ediyor. Türkmen’in yeterince tecrübe kazanmadan FIFA kokartı almış olması, performansında belirleyici bir faktör olarak gösteriliyor. Hatırlanacağı üzere, 7. haftadaki Karagümrük-Trabzonspor maçında da Mehmet Türkmen’in 7-8 net sarı kart hatası yaptığı, verdiği penaltının tartışıldığı ve Atakan ile Onur gibi iki oyuncu arasındaki eşleşmeyi yönetemediği belirtiliyor.
Dün akşamki maç ise Mehmet Türkmen’in faul kararları, kart uygulamaları ve genel yönetimiyle adeta bir “seminer konusu” niteliğindeydi. Melike’nin de dikkat çektiği gibi, verilen ve verilmeyen fauller, gösterilen ve gösterilmeyen kartlar, maçın genelinde büyük bir tutarsızlık sergiledi. Bu tutarsızlık sadece oyuncular, taraftarlar ve izleyiciler tarafından değil, VAR hakemi tarafından da anlaşılamadı. Sahadaki hakem kötü olduğunda, VAR’ın da çaresiz kaldığına vurgu yapılıyor.
Tartışmalı Pozisyonlar ve VAR Uygulamaları
Maçtaki en net pozisyonlardan bazıları şu şekilde öne çıktı:
- Galatasaray’dan Kazım Can ve Abdülkerim‘in, Samsunspor’dan Masaba ve Van Drongelen‘in 54. dakikaya kadar kesinlikle sarı kart görmesi gereken pozisyonlar oldu ancak kart çıkmadı.
- Maçın başında Barış Alper Yılmaz ve Zeki Yavru arasındaki agresif ikili mücadelelerde, 12 ve 18. dakikalarda verilen yanlış kararlar, hakemin kontrolü kaybetmesine yol açtı. İlkinde uyarı, ikincisinde sarı kart gösterilseydi maçın daha iyi yönetilebileceği belirtildi.
- Maçın genelinde tartışılan üç kritik pozisyon vardı:
- Kazım Can’ın ayağına basılma pozisyonu (Penaltı?).
- Davinson Sanchez’in ayağına basılma pozisyonu (Kırmızı kart?).
- Son dakikadaki elle oynama pozisyonu (Penaltı?).
Futbolun güzelliğinin, kurallarının basit olmasına rağmen “gri pozisyonlar” içermesinden kaynaklandığı, bu nedenle her pozisyonla ilgili farklı fikirlerin oluştuğu ifade ediliyor. Konuşmacı, bu %50’ye %50, %60’a %40 veya %70’e %30 gibi oranlardaki tartışmalı pozisyonlarda VAR hakeminin doğru davrandığını, çünkü %90’a %10 gibi net bir durum olmadıkça müdahale etmemesi gerektiğini belirtiyor. Ancak sahadaki hakemin genel yönetim zafiyeti, bu maçın “kötü yönetilen bir maç” olarak kayıtlara geçmesine neden olmuştur.
Eğitimlerin seviyesizliği de eleştiriliyor. Türk hakemlerinin kendi maç klipleri yerine yabancı ülke kliplerini incelemesi, hatta kendi maçlarını incelemekten “dışarıya haber sızar” korkusu taşıması, Merkez Hakem Kurulu’nun ne denli hatalı bir sistem içinde olduğunu gösteriyor.
Başakşehir-Fenerbahçe Maçının Hakemi: Adnan Deniz Kayatepe
Melike’nin sorusu üzerine, Başakşehir-Fenerbahçe maçının hakemi Adnan Deniz Kayatepe için de olumlu şeyler söyleyemeyeceğini belirten konuşmacı, Kayatepe’nin de genç ve tecrübe olarak problemli hakemlerden biri olduğunu ifade ediyor. Yine Ferhat Gündoğdu’nun yanlış yönlendirmesiyle, hatalarına rağmen sürekli önemli maçlara atandığı ve Başakşehir-Fenerbahçe gibi haftanın önemli bir maçına atanmasının “çok riskli” olduğu vurgulanıyor. Akşamki maçta da sıkıntılar yaşanması bekleniyor.
VAR hakemi Alper Çetin’in ise bu seviye maçlar yönetmemiş olsa da, VAR hakemliği konusunda belli bir seviyenin üstünde olduğu ve atamasının “çok saçma sapan” olmadığı belirtiliyor. Ancak Adnan Deniz Kayatepe’nin Mehmet Türkmen’in maçını iyi izlemesi gerektiği, faul ve kart uygulamalarındaki çizgisini iyi belirlemezse yine sıkıntı yaşayacağı uyarısı yapılıyor.
Konuşmacı, hakemlerin tecrübelerini Süper Lig’in dev maçlarında değil, 1. Lig gibi baskının daha az olduğu maçlarda kazanması gerektiğini belirtiyor. Ferhat Gündoğdu’nun en büyük hatasının da bu olduğu ifade ediliyor. Adnan Deniz Kayatepe’nin en son yönettiği Antalyaspor-Göztepe maçında bile birçok sarı kart hatası yaptığı hatırlatılıyor. Umut, oyuncuların iyi niyetli olması ve futbolun konuşulduğu bir maç izlemekten yana.
