Galatasaray ve Fenerbahçe arasındaki kıyasıya zirve mücadelesi, milli aranın ardından yeni bir boyut kazanıyor. Bu blog yazımızda, liderlik koltuğunu paylaşan iki dev kulübün güncel durumlarını, kritik maçlar öncesi yaşadıkları kadro sorunlarını ve teknik direktörlerin stratejilerini ele alacağız. Özellikle Fenerbahçe’nin golcü eksikliği ve Galatasaray’ın Mauro Icardi ile yaşadığı ikilem, şampiyonluk yolunda belirleyici faktörler olabilir.
Fenerbahçe’nin Yükselişi ve Milli Aradan Dönüşü
Süper Lig’de zirvede Galatasaray ile Fenerbahçe arasında sadece bir puanlık fark bulunuyor. Milli araya müthiş bir rüzgarla giren Fenerbahçe’nin bu aradan nasıl döneceği büyük merak konusu. Teknik direktör İsmail Kartal’ın, oyuncularıyla yaptığı konuşmalarda kayıp istemediğini ve derbiye değil, önlerindeki maça odaklandıklarını belirttiği gelen haberler arasında.
Fenerbahçe bu sezon resmi maçlarda sadece bir kez, deplasmanda Dinamo Zagreb’e yenildi. Bunun dışında mağlubiyeti bulunmuyor. Bu durum, oyuncular üzerinde bir yandan baskı oluştururken, diğer yandan “kaybetmiyoruz” özgüveni de aşılıyor. Ancak Fenerbahçe’nin kadro yapılanmasında, özellikle santrafor hattında bazı problemler göze çarpıyor. İyi bir santraforu olsaydı, örneğin Victor Osimhen gibi bir oyuncu, takımın şu an lider olabileceği ve bu puan kayıplarını yaşamayacağı düşünülüyor. Fenerbahçe’nin neredeyse santraforsuz oynadığı gerçeğinin altını çizmek gerekiyor.
Rizespor Deplasmanı: Kritik Viraj
Milli aradan sonra Fenerbahçe’yi bekleyen ilk önemli sınav, zorlu Rizespor deplasmanı. Çaykur Rizespor formda bir dönemden geçmiyor. Teknik ekiple yerel basın arasında sürekli sorunlar yaşandığı biliniyor ve son beş maçta sadece bir galibiyet alabildiler, o da ligin zayıf ekiplerinden Fatih Karagümrük’e karşıydı. Ancak Rizespor da bir çıkış arayışında olacak ve zaman zaman iyi oyunlar sergileyebiliyorlar. Örneğin, Trabzonspor’a evlerinde 2-1 kaybetmelerine rağmen iyi bir mücadele ortaya koymuşlardı.
Fenerbahçe için Rizespor deplasmanı, Galatasaray derbisi öncesi hayati önem taşıyor. Eğer Fenerbahçe bu maçta puan kaybederse ve ardından Galatasaray’a da puan kaptırırsa, şampiyonluk yarışında ciddi sıkıntı yaşayabilir. Bu nedenle Sarı-Lacivertlilerin, derbi öncesi Rize’den mutlaka galibiyetle dönmesi gerekiyor.
Büyük Derbi Öncesi Beklentiler ve Galatasaray Analizi
Rizespor maçının ardından gözler derbiye çevrilecek. Derbilerde her sonucun mümkün olduğu bilinciyle, beraberlik ihtimali de konuşuluyor. Galatasaray, son dönemde Fenerbahçe’ye karşı Kadıköy’de yakaladığı üstünlükle dikkat çekiyor. Yıllarca süren Fenerbahçe hegemonyası, Fatih Terim döneminde alınan 3-0 veya 3-1’lik galibiyetle kırılmıştı. Ali Koç döneminde Fenerbahçe bu üstünlüğünü kaybetti ve geçen sezon lig ve kupada iki kez Galatasaray’a yenildi. Fenerbahçe’nin deplasmanlarda biraz daha rahat oynadığı bilinse de, bu derbi öncesinde Galatasaray’da Mauro Icardi’nin durumu önemli bir problem olarak öne çıkıyor.
Galatasaray’ın Icardi İkilemi ve Teknik Direktörün Kararları
Galatasaray’da en büyük sorunlardan biri Mauro Icardi’nin son dönemdeki performansı. Örneğin, Kasımpaşa maçında puan kaybında Icardi’nin veya çift santrafor tercihinin etkili olduğu belirtiliyor. Teknik direktör Okan Buruk’un, Lucas Torreira ve orta saha ikilisini bozmayıp, Victor Osimhen ile oynaması halinde Kasımpaşa’ya karşı puan kaybedilmeyeceği düşünülüyor. Icardi’nin şu an hem fiziksel hem de mental olarak iyi durumda olmadığı, maçlardaki vücut dilinden de anlaşılabiliyor.
Diğer yandan Victor Osimhen, takımda oynamak isteyen, hırslı ve profesyonel bir oyuncu. Şampiyonlar Ligi’nde veya ligde fark etmeksizin aynı açlıkla oynuyor ve takıma büyük güç katıyor. Okan Buruk’un Icardi’yi kesmesi halinde Osimhen’i de kaybedebileceği endişesi taşıması muhtemel.
Hocanın bu ikilemde zorlandığı ve taraftarın dışarıdan “formsuz oyuncu oynatmasın” demesinin kolay olduğu vurgulanıyor. Zira Icardi, Galatasaray’ın son şampiyonluğunda çok büyük pay sahibi olmuş, taraftarın sevgilisi haline gelmiş bir isim. Futbolda dün olmasa da, hocanın Icardi’yi kazanmak zorunda olduğu belirtiliyor; zira Victor Osimhen’in olası bir sakatlığında alternatif olarak yine Icardi’ye ihtiyaç duyulacak. Bu zorlu durumu çözmek Okan Buruk’un deneyimine ve stratejisine bağlı.
Teknik Direktörlerin Kadro Tercihleri ve Stratejileri
Fenerbahçe cephesinde İsmail Kartal’ın da ilk 11’ini bulma çabası devam ediyor. Zaman zaman Anderson Talisca veya Sebastian Szymanski gibi oyuncular üzerinde denemeler yapılıyor. Santrafor hattında ise Youssef En-Nesyri’nin mevcut performansı ile oynama şansının düşük olduğu, oyuncunun çok gerilediği belirtiliyor. Jhon Duran ise sakatlık ve maç eksiği nedeniyle tam kendine gelemedi. Ancak Galatasaray gibi fizikli ve kuvvetli (Şampiyonlar Ligi ve Bodo maçlarında görüldüğü gibi) bir takıma karşı, maç eksiğine rağmen hazır bir Jhon Duran’ın ilk 11’de başlaması gerektiği düşünülüyor. Jhon Duran’ın Beşiktaş maçında attığı gibi sıradışı goller atabilen, Davinson Sánchez ve Abdülkerim Bardakcı gibi kuvvetli stoperlere karşı temaslı oyunu seven bir yapısı var. Youssef En-Nesyri ise temastan kaçınan bir oyuncu olduğu için etkisiz kalıyor.
Sonuç
Süper Lig’deki zirve yarışında hem Fenerbahçe hem de Galatasaray, milli aradan sonra kritik bir döneme giriyor. Fenerbahçe’nin santrafor eksikliği ve Galatasaray’ın Mauro Icardi ile yaşadığı form sorunları, iki takımın da şampiyonluk yolundaki en büyük handikapları olarak öne çıkıyor. Teknik direktörler İsmail Kartal ve Okan Buruk’un, kadro tercihleri ve oyuncuları mental olarak maça hazırlama stratejileri, bu kritik dönemde ligin gidişatını doğrudan etkileyecek. Rizespor deplasmanı ve ardından oynanacak büyük derbi, şampiyonluk ipini göğüsleyecek takımın belirlenmesinde kilit rol oynayacak.
