Saadettin Saran’ın Gol Sevinci ve Tartışılan İsim: “Okan” mı, “Duran” mı?
Son Fenerbahçe-Galatasaray derbisinin ardından sadece maçın sonucu değil, saha kenarındaki gol sevinçleri ve hakem kararları da uzun süre konuşulan konular arasında yerini aldı. Özellikle Fenerbahçe Başkanı Saadettin Saran’ın 96. dakikadaki gol sonrası yaşadığı coşkulu anlar, beraberinde ilginç bir tartışmayı da getirdi: Acaba Başkan Saran, gol sevincini yaşarken kime sesleniyordu, “Okan”a mı, yoksa “Duran”a mı?
Saadettin Saran’ın Gol Sevinci ve “Okan” İddiaları
Toplantıda ilk söz alanlardan biri, Saadettin Saran’ın bugüne kadarki duruşunu olumlu bulduğunu ve kendisini tebrik ettiğini belirterek başladı. Ancak 95. veya 96. dakikada gelen bir golün ardından yaşanan sevincin çok özel olduğunu ve bu tür kritik anlarda sevinmenin doğal olduğunu vurguladı. Zira bu gol, hem kendisini hem de Fenerbahçe’yi psikolojik ve puan olarak zor bir durumdan kurtaracaktı. Asıl tartışma konusu ise, bir başkanın “Okan Okan” diye bağırarak sevinmesinin alışılmadık bir durum olduğu yönündeydi.
Bu iddia üzerine başka bir katılımcı, Saadettin Saran’ın tribündeki sağ tarafa, yani Fenerbahçe kulübesi tarafına baktığını ve Okan Buruk‘a yönelik bir hareket yaptığını düşünmediğini belirtti. Hatta başkanın önündeki biriyle göz göze geldiğini ve onunla iletişim kurduğunu, ancak ağzından “Okan” kelimesinin çıkıp çıkmadığını görmediğini ifade etti. Saadettin Saran’ın karakterinin böyle bir şeye uygun olmadığını, eski bir Fenerbahçeli futbolcu olarak kendisini iyi tanıdığını savundu.
Tartışmanın hararetlendiği anlarda, bir katılımcı videoyu çeken kişinin “Duran” diye seslenildiğini iddia ettiğini aktardı. Ancak bu durum dahi, “Okan” kelimesinin duyulduğu veya duyulmak istendiği yönündeki iddiaları tamamen ortadan kaldırmadı.
Hakem Kararları ve Galatasaray İddiaları
Konuşmanın bir diğer önemli başlığı ise hakem kararlarıydı. Bir yorumcu, Galatasaray’ın eski teknik direktörlerinden Rıza Çalımbay‘ın (transkriptte “Rea Kapsal” olarak geçen isim) maçın ikinci yarısındaki hakem yönetimiyle ilgili sorulan bir soruya “Eğer bu maçta Galatasaray’ın hakkı yendiyse, 3 senedir nasıl şampiyon oluyor?” şeklinde yanıt verdiğini belirtti. Bu yorum, futbol adamı olarak bir maçın pozisyonlarını tartışmak yerine, geçmiş şampiyonluklara gönderme yapmanın yanlış olduğu yönünde eleştirilere neden oldu.
Fenerbahçe cephesinden gelen eleştirilere göre, Galatasaray’ın geçmişte “kollandığı” ve itiraz etmesi gereken birçok pozisyonda sessiz kaldığı iddia edildi. Özellikle Oosterwolde‘nin itirazdan gördüğü sarı kart, Torreira‘nın kendini yere attığı pozisyonlarda verilen fauller ve Skriniar‘ın elle oynama pozisyonu gibi anlar örnek gösterildi. Bu pozisyonlar hakkında “el yoktu” veya “şaibeli gol” gibi yorumlar yapılması, hararetli bir tartışma ortamı yarattı.
Fenerbahçe’nin Performansı ve Genel Değerlendirme
Tartışmaların arasında, bir yorumcu Fenerbahçe’nin kendi oyunundan da memnun olmadığını dile getirerek, eleştirilerin sadece hakemlere veya rakip sevinçlerine yöneltilmemesi gerektiğini ima etti. Okan Buruk’un maçtaki hamlelerinin de konuşulması gerektiği, Fenerbahçe’nin bir puan kaptırmasının sadece hakemlere bağlanamayacağı vurgulandı. Ancak bu öneri, “gündemi saptırmak” olarak nitelendirildi ve tartışma tekrar Saadettin Saran’ın gol sevincine odaklandı.
Saadettin Saran’ın sahada kalması, deplasman tribününe gelen taraftarların geçiş yerini genişletmesi gibi medeni davranışları takdir edilirken, gol sevincinin “kendisinden geçme” olarak yorumlanması üzerine tekrar bir fikir ayrılığı yaşandı. Bir katılımcı, 96. dakikada gelen bir gole sevinmenin çok doğal olduğunu ve Saadettin Saran’ın değerli bir başkan olduğunu, bu tür basit eleştirilere hedef olmaması gerektiğini savundu. Tartışma, “Okan Buruk, Saadettin Saran’ın korkulu rüyası olmuştur” gibi iddialarla daha da kişiselleşse de, temel olarak centilmenlik ve sportmenlik sınırlarının ne olduğu sorgulandı.
Sonuç
Fenerbahçe-Galatasaray derbisi sonrası yaşanan bu tartışmalar, Türk futbolunun sadece saha içindeki mücadelelerden ibaret olmadığını, aynı zamanda yöneticilerin duruşları, gol sevinçleri ve hakem kararlarının da kamuoyunda büyük yankı uyandırdığını gösterdi. Saadettin Saran’ın gol sevincinde kime seslendiği konusundaki belirsizlik “Okan” ve “Duran” iddiaları arasında gidip gelirken, hakem kararları ve geçmişteki şampiyonluklara dair yorumlar da futbol camiasındaki gerilimi tırmandırdı. Tüm bu yaşananlar, Türk futbolunun tutku dolu ama bir o kadar da tartışmalı doğasını bir kez daha gözler önüne serdi.
