Almanya’dan muhabirimiz Fatih Yılmaz, Leroy Sane’nin Alman milli takımındaki son performansını ve Alman basınındaki yankılarını değerlendirdi. Özellikle Julian Nagelsmann’ın yorumları ve Alman medyasının daha önceki eleştirileri ile mevcut övgüler arasındaki çelişki dikkat çekiyor. Nagelsmann’ın Sane’nin Süper Lig’deki performansına yönelik geçmişteki tutumu ile şimdiki başarıdaki pay çıkarma çabası, futbol kamuoyunda geniş yer buldu.
Nagelsmann’ın Leroy Sane Yorumlarındaki Değişim
Julian Nagelsmann, Leroy Sane’nin son dönemdeki başarılı performansının ardından kendini tebrik edercesine açıklamalarda bulundu. Nagelsmann, “Onu baskı altına almasaydım, belki de bu kadar kendini gösteremeyecekti” ifadelerini kullandı. Oysa daha önce, Sane Galatasaray’ı tercih ettiğinde, Nagelsmann onu milli takıma almamış ve Süper Lig’in Bundesliga’dan bir tık alt lig olduğunu, Sane’nin kendisini çok kanıtlaması gerektiğini söylemişti. Bu çelişkili tavır, kamuoyunda “önyargılı” olarak yorumlandı.
Alman Medyasının Değişen Bakış Açısı
Alman medyası, Leroy Sane’nin Galatasaray’daki performansını sıkça eleştirmiş, hatta teknik direktör Okan Buruk’un onu bazı önemli maçlarda yedek bırakmasını haklı bulmuştu. Ancak Lüksemburg ve özellikle Slovakya maçlarındaki üstün performansı sonrası, tüm gazetelerin manşetlerinde Sane’nin adı yer aldı. Medya, adeta “bambaşka bir Sane” sahneye çıktığını dile getirdi.
Alman Basınından Öne Çıkan Yorumlar:
- NTV: Nagelsmann’ın eleştirilerine rağmen Sane’nin tam anlamıyla geri döndüğünü ve önemli maçlar için hala kritik bir oyuncu olabileceğini vurguladı.
- Baz Gazetesi: “Coşkuyla Dünya Kupası’na Doğru” başlığıyla Alman milli takımının büyülü bir performans sergilediğini ve Sane’nin iki golünün bu coşkunun merkezinde yer aldığını belirtti.
- Stern Dergisi: Galibiyeti bir zafer olarak nitelendirse de, hala bazı çekinceler olduğunu ve yapılacak çok iş bulunduğunu ifade etti. Başlık olarak “Almanya Titremedi” kullanıldı.
- Süddeutsche Zeitung: Sane için bireysel değerlendirme bölümünde “Beklentinin de Ötesinde Bir Performans Sergiledi” başlığını attı.
- Radio Köln: Sane’nin oyunun gidişatını değiştirebilecek potansiyele sahip olduğunu ve kritik alanlarda sorumluluk alabildiğini gösterdiğini dile getirdi.
- Augsburger Allgemeine Zeitung: Sane için “Überragend” (olağanüstü) tabirini kullanarak, onun dönüşünün ve form yakalamasının milli takımın geleceği için çok önemli olduğunu belirtti.
- Eurosport: Sane ile Florian Wirtz’in birlikte sahadaki serbestliklerini geri kazandıklarını ve eleştirilen oyunlarını daha akıcı ve etkili hale getirdiklerini vurguladı.
Sane’nin Milli Takıma Dönüşü ve Yeni Konumu
Alman medyasının genel kanısı, Sane’nin performansını “kurtarıcı” ve “etkileyici” bulması yönünde. Sky Sport’ta yer alan bir yazıda ise Sane’nin milli takıma dönüşünün ona yeniden keyif verdiği ve milli takımın da bu oyunlardan keyif aldığı belirtildi. Lüksemburg ve Slovakya maçları, Sane’nin sadece bir yetenek değil, aynı zamanda baskı altında da önemli alanlarda kendini gösterebilen bir oyuncu olarak yeniden konumlandırıldığının kanıtı oldu.
Bazı yazarlar ise “Vintage Sane” tabiriyle, onun teknik olarak yeniden zirveye yaklaştığını ve milli takım için fark yaratabilecek büyük bir güç haline geldiğini ifade ediyorlar.
Türk Süper Ligi ve Bundesliga Karşılaştırması
Programda, Nagelsmann’ın Türk Süper Ligi’ni “alt lig” olarak nitelendirmesi sert bir dille eleştirildi. Tartışmada, Bundesliga’da Bayern Münih ve Borussia Dortmund dışındaki takımların Süper Lig’deki Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor gibi takımlarla şampiyonluk mücadelesi veremeyeceği vurgulandı. Alman futbolunun son yıllarda oyuncu yetiştirme konusunda da zorlandığı, milli takım kadrolarındaki çeşitliliğin (Polonya kökenli Miroslav Klose ve Lukas Podolski, Afrika kökenli Jérôme Boateng gibi oyuncular) bunun bir göstergesi olduğu belirtildi. Nagelsmann’ın Bayern Münih’te tutunamamış bir teknik direktör olduğu ve Türk ligi hakkında yaptığı yorumların yersiz olduğu ifade edildi.
Sonuç
Leroy Sane’nin Almanya Milli Takımı’ndaki yükselişi, Nagelsmann’ın ve Alman medyasının oyuncuya yönelik tutumlarında büyük bir dönüşüme yol açtı. Daha önce Galatasaray performansı nedeniyle eleştirilen Sane, milli formayla gösterdiği başarılı performanslarla yeniden takdir topladı ve Alman basınında manşetlere çıktı. Bu durum, futbol dünyasında oyuncu değerlendirmelerinde ön yargıların ve anlık performansların ne kadar etkili olabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.
