Loading...
2026-06
MS
logoParaguay
4
logoNikaragua
-
2026-06
DUR
logoS. Arabistan
-
logoPorto Riko
-
2026-06
02:30
logoKanada
1
logoİrlanda
1
2026-06
03:00
logoHaiti
1
logoPeru
-
2026-06
19:00
logoKomorlar
-
logoRuanda
-
2026-06
15:00
logoEtiyopya
-
logoMalavi
-
2026-06
13:00
logoVanuatu
-
logoFiji
-
2026-06
14:30
logoGuam
-
logoMyanmar
-
2026-06
16:00
logoBelçika
-
logoTunus
-
2026-06
17:00
logoErmenistan
-
logoKazakistan
-
2026-06
17:30
logoKırgızistan
-
logoFilistin
-
2026-06
19:00
logoSierra Leone
-
logoLiberya
-
2026-06
20:00
logoCebelitarık
-
logoCayman Adaları
-
2026-06
20:45
logoPortekiz
-
logoŞili
-
2026-06
20:45
logoRomanya
-
logoGaller
-
2026-06
21:00
logoArnavutluk
-
logoLüksemburg
-
2026-06
21:30
logoABD
-
logoAlmanya
-
2026-06
22:00
logoİsviçre
-
logoAvustralya
-
2026-06
22:00
logoPanama
-
logoBosna-Hersek
-
2026-06
23:00
logoİngiltere
-
logoYeni Zelanda
-
2026-06
23:00
logoBolivya
-
logoİskoçya
-
2026-06
23:00
logoKatar
-
logoEl Salvador
-
2026-06
23:00
logoYeşil Burun
-
logoBermuda
-
2026-06
01:00
logoVenezuela
-
logoTürkiye
-
2026-06
01:00
logoBrezilya
-
logoMısır
-
2026-06
03:00
logoArjantin
-
logoHonduras
-
2026-06
03:00
logoCuraçao
-
logoAruba
-
  1. Haberler
  2. Futbol Haberleri
  3. Haddini Aşan Galatasaray: Ajax’a Karşı Taktiksel Zafer ve Osimhen Şovu

Haddini Aşan Galatasaray: Ajax’a Karşı Taktiksel Zafer ve Osimhen Şovu

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala




Haddini Aşan Galatasaray: Ajax’a Karşı Taktiksel Zafer ve Osimhen Şovu

Haddini Aşan Galatasaray: Ajax’a Karşı Taktiksel Zafer ve Osimhen Şovu

Dün oynanan ve Galatasaray’ın 3-0’lık üstünlüğüyle sonuçlanan Ajax-Galatasaray maçının detaylı analizine hoş geldiniz. Bu yazımızda, Sarı-Kırmızılılar’ın sadece skora değil, aynı zamanda oyun felsefesiyle de Ajax’ı nasıl domine ettiğini, Victor Osimhen’in Şampiyonlar Ligi’ndeki krallığını ve Okan Buruk’un cesur taktik hamlelerini inceleyeceğiz. Galatasaray’ın “haddini aşan” transfer politikası ve sahadaki performansıyla nasıl bir devrime imza attığına yakından bakacağız.

Osimhen Transferi: Haddini Aşan Bir Hedefin İfadesi

Galatasaray, Victor Osimhen transferiyle tırnak içinde “haddinden büyük” bir işe kalkıştı. Bu transfer, kulübün UEFA Kupası’nı kazandığı ve dört yıl üst üste şampiyon olduğu o “dominasyon çağını” yeniden yaratma hedefini net bir şekilde ortaya koydu. Henüz dördüncü şampiyonluk için erken olsa da, bu niyetin sahada bir aksiyona dönüşmesi gerekiyordu. İşte bu aksiyonun en büyük göstergesi, takımın bir süperstarla güçlendirilmesi oldu: Victor Osimhen.

Bugün baktığımızda Osimhen, bir maçı eksik oynamasına rağmen altı golle Şampiyonlar Ligi’nin gol kralı durumunda. Yarıştığı isimler, elit dokuz numaralar olarak kabul edilen Erling Haaland (5 gol), Kylian Mbappé (5 gol) ve Harry Kane (5 gol) gibi futbol dünyasının en değerli forvetleri. Bu isimlerin piyasa değeri veya önceki transferleri göz önüne alındığında, Osimhen için ödenen 70 milyon avroluk bonservis bedeli oldukça “komik ve ucuz” kalıyor. Galatasaray, tabiri caizse, 70 milyona potansiyel bir Şampiyonlar Ligi gol kralı aldı. Maça böyle bir giriş yapmak istedik, zira maçın yıldızı tartışmasız Osimhen idi.

Ajax-Galatasaray Maçının İlk Bölümü: Taktiksel Üstünlük

Maça gelirsek, Ajax, Avrupa’da pozisyon bazlı oyunun tohumlarını atan, “total futbol” felsefesinin manifestosunu yazmış, altyapısından oyuncularına topu verip “oyun kur bakalım” diyen, DNA’sında bu felsefe olan bir kulüptür. Rinus Michels, Hollanda milli takımı, Johan Cruyff’un Ajax’ta ve sonrasında Barcelona’da kurduğu yapılarla bir ekol, bir okuldur Ajax. Onların oyunu, topa sahip olma oyunudur. İşte böyle bir takıma karşı ve adı Johan Cruyff Arena olan bir stadyumda, Galatasaray ilk 15 dakikada %77’ye %23 topa sahip olarak korkunç dominant bir başlangıç yaptı.

Galatasaray’ın İlk Yarım Saatteki Kontrolü

İlk 30 dakikaya baktığımızda bu dominasyonun sadece 15 dakikayla sınırlı kalmadığını görüyoruz. Galatasaray, %67 topa sahip olurken altı şut üretmiş. Ajax’ın ise ilk yarım saatte şutu yoktu. Galatasaray çok üst viteste bir başlangıç yapsa da, bu durum yeterince pozisyon zenginliğine dönüşmedi. Ancak neye dönüştü? Ajax kendi yarı sahasından çıkamadı. İlk 15 dakikada sadece 41 pas yapabildiler ve bu pasların neredeyse tamamı kendi yarı sahalarındaydı. Galatasaray’ın ön alan presiyle doğrudan gol pozisyonu yaşanmasa da, o kadar doğru pozisyon alan, sahaya o kadar doğru yerleşen bir Galatasaray vardı ki, Ajax kendi yarı sahasına hapsolmuştu. Ajax’ın ilk şutu 34. dakikada Fernando Muslera’nın kucağına giden zayıf bir vuruştu.

Ortalama pozisyonlara baktığımızda da Ajax’ın 11 numaralı oyuncusu dışında tamamen kendi yarı sahasına hapsolmuş bir görüntü sergilediğini görüyoruz. Bu, Ajax’ın kendi tercihi olamaz, zira kulübün DNA’sı buna aykırıdır. Bunu sağlayan, Galatasaray’ın topla birlikte Ajax’ı kendi kalesine itmiş olmasıydı ve Ajax taraftarı bu acziyet karşısında büyük bir hayal kırıklığı yaşadı.

Okan Buruk’un Bayern Münih Benzeri Taktiksel Dizilimi

Galatasaray’ın ilk 30 dakikadaki ortalama pozisyonuna baktığımızda, Bayern Münih’in Vincent Kompany yönetiminde sergilediği 2-2-6/2-6-2 benzeri hiper-dinamik dizilime benzerlikler göze çarpıyor. Bayern’in kanatlarda iki oyuncu isteği (Kazımcan Karataş-Barış Alper Yılmaz, Sacha Boey-Kerem Aktürkoğlu benzetmesi) ve oyun kurulumundaki 2+2 düzeni, Galatasaray’da Abdülkerim Bardakcı ve Davinson Sánchez’in önünde Lucas Torreira ve Mario Lemina ile karşılık buldu. Bu dörtlü bazen bir kutu şeklinde, bazen de Lemina’nın stoperlerin arasına girerek oluşturduğu bir elmas şeklinde gözüktü. En önemlisi, iki bekin de (Sacha Boey ve Kazımcan Karataş) ileri bindirme yapmasıyla Galatasaray önde altı adamla hücum ederken, geride 3+1 veya 2+2 ile oyun kuruyordu. Bu dizilim, Galatasaray’ın tüm pozisyonlarının arkasında yatan temel örüntüydü.

14. dakikadaki ilk pozisyonda Abdülkerim Bardakcı’nın pasıyla başlayan atakta, Torreira, Lemina ve Davinson Sánchez’in oluşturduğu kutu şeklindeki 2+2’yi görebiliyoruz. Bir yanda bindiren Kazımcan Karataş, diğer yanda içeri kat eden Kerem Aktürkoğlu ve Sacha Boey vardı. Kazımcan Karataş’ın Barış Alper Yılmaz ile yaptığı duvar pası ve devamındaki ortası, Galatasaray’ın ceza sahasına altı oyuncuyla nasıl girdiğini gösterdi. Bu cesur sistem, kapalı savunmaları aşma konusunda Bayern Münih gibi bonkör olmayı ve çok fazla pozisyon üretmeyi sağlıyor.

Okan Buruk, güncel ve trend taktiksel eğilimlere hakim bir teknik adam olduğunu bir kez daha kanıtladı. Sacha Boey’in kestiği topa Victor Osimhen’in yaptığı akrobatik, imza niteliğindeki bileşik hareket (topu yere indirmeden çalım ve vuruş) ile direk kaleciden dönen top, Galatasaray’ın ne kadar tehlikeli olabileceğinin göstergesiydi. Benzer şekilde, 18. dakikadaki kornerde Dries Mertens’in mükemmel ortasına Osimhen’in sıçrayarak yaptığı kafa vuruşu da kalecinin harika kurtarışıyla gol olmadı.

İlk 30 dakika böyle bir eforlu oyun oynadıktan sonra golü atmış olmanız gerekir ki, kalan dakikalarda “rest defense” mantığını, yani dinlenik defans olayını devreye sokabilesiniz. Aksi takdirde, bu durum her geçen dakika daha da yorucu hale gelir. Gol çıkmayınca Galatasaray biraz yoruldu ve kalesinde üç şut şansı verdi, ancak bunlar çok ciddi şanslar değildi.

İkinci Yarı Hamleleri ve Goller

Okan Buruk’un Radikal Değişiklikleri

Devre arasında Okan Buruk’tan beklenmedik bir değişiklik geldi: Dries Mertens yerine Barış Alper Yılmaz oyuna dahil oldu. Aslında ilk yarıda Okan Buruk, Kerem Aktürkoğlu’nu yanına çağırarak Ajax’ın sağ beki Gay’a karşı daha fazla birebir oynaması gerektiğini söylemişti. Ancak Barış Alper Yılmaz’ın Dries Mertens’in yerine girmesi radikal bir karardı. Okan Buruk, maç başladıktan kısa bir süre sonra Barış Alper Yılmaz ile Kerem Aktürkoğlu’nun yerlerini değiştirerek bu değişikliği daha da faydalı kıldı. Barış Alper’in dribbling yeteneği ve birebirlerdeki gücü, bu kanattan beklenen delme isteğini karşılayacaktı.

İlk Golün Hikayesi: Planlı İkinci Top Mücadelesi

50. dakikadaki Galatasaray hücumunda, yine Davinson Sánchez ve Abdülkerim Bardakcı’nın kenarlara açılıp aralarına Mario Lemina’nın girmesiyle oluşan elmas şeklindeki oyun kurulumunu görüyoruz. Hemen önünde Lucas Torreira ile bu elmas tamamlanıyor. Bu sayede Kerem Aktürkoğlu, Sacha Boey, Victor Osimhen, Barış Alper Yılmaz ve Kazımcan Karataş gibi altı oyuncu hücuma itilebiliyor. Bu şema sayesinde Galatasaray topu ileri çok hızlı taşıyabiliyor. Kazımcan Karataş’ın iç koridora girmesi, Ajax’ın sağ beki Gay’ı ve sağ ön oyuncusu Reger’i rahatsız ederken, çizgide Barış Alper Yılmaz’ı izole bırakıyor. Abdülkerim Bardakcı’nın ona pası, Galatasaray’ın rakip yarı sahaya fazla adamla yıkıldığı bir anı yaratıyor. Barış Alper Yılmaz’ın Kazımcan Karataş ile yaptığı verkaçla şut pozisyonuna girmesi ve sert vuruşu kaleciden dönse de Osimhen ofsaytta kalıyor.

58. dakikadaki yaşananlar da çok değerli. Ajax şunu keşfetti: Fernando Muslera, üzerine hızlı bir şekilde koşulduğunda riske girmeyip topu ileri uzun vuran bir kaleciydi. Ancak Muslera’nın ayakları çok düzgün olmasa da, uzun pas konusunda özel yeteneğe sahip, topu spesifik olarak arzu ettiği bir bölgeye düşürebilen bir kaleciydi. Ajax’ın uyandığı diğer bir konu ise Galatasaray’ın ikinci top kavgasında, özellikle Lucas Torreira ve Mario Lemina ile birlikte Avrupa’nın en elit takımlarından biri olmasıydı. Galatasaray oyuncuları, topun düşeceği yere adeta ışınlanabiliyorlardı.

Muslera’nın şişirdiği topta Kerem Aktürkoğlu topa çıkmasa da, rakibin vurduğu yerde düşen topa Lucas Torreira ışınlandı ve topu bir daha şişirdi. Aynı anda Victor Osimhen ve Barış Alper Yılmaz baskıya çıkarken, havada kalan topa fiziksel mücadeleye giren yine Barış Alper Yılmaz oldu. Daha da önemlisi, bu top havadan yükseldiğinde oraya koşarak gelen “ışınlanan” bir Mario Lemina vardı. Yani, Galatasaray’ın bir oyun kurucuya ihtiyacı yoktu, çünkü pres adında inanılmaz bir oyun kurucusu vardı. Muslera’nın ileriye vurduğu top, Torreira’nın toplaması, onun da ileri vurması, sonra Lemina’nın topu toplaması ve oyunu sete oturtması… Normalde sekiz-dokuz-on pas yapmanız gereken bir seti, Galatasaray iki “bam güm” ile, planlanmış ikinci top kavgasıyla kurdu.

Lemina’nın yaptığı değerli bir şey daha vardı: topu ayağından çıkarmak yerine dört Ajax oyuncusunun odağını üstüne çekti. Geciktirilmiş bir pasla topu Kerem Aktürkoğlu’na yolladığında, goldeki gizli kahramanlardan biri Lemina iken, diğer gizli kahraman Sacha Boey kadraja giriyordu. Boey bindirerek geliyor, hem Ajax’ın sol bekini hem sol kanadını rahatsız ederken, Kerem Aktürkoğlu’na o rahatsızlıktan doğan bir topla oynama ve konfor alanı veriyordu. Aktürkoğlu topa basıyor, bekliyor, çekiyor, kafasını kaldırıyor… Bunlar hep zamandır. Sacha Boey bu koşuyu atmasa, Aktürkoğlu ikili sıkıştırmayı yerdi ve bu kadar rahat kullanamazdı. Osimhen’e de zaman kazandıran bu sistemle, Osimhen kaleciyle stoper arasına girip iğne deliğinden topu ağlara gönderdi. Bu gol, Galatasaray’ın oyununa dair çok şey anlatan bir goldü.

Barış Alper Yılmaz ve Kazanılan Penaltılar

Okan Buruk’un Barış Alper Yılmaz değişikliğinin ve devamında Kerem Aktürkoğlu ile yer değişikliğinin meyvelerini aldığımız bir yere geri dönelim. Barış Alper Yılmaz, Ajax’ın sağ beki Gay’ı sırtına alıyor, etrafından dönüyor, hem fizikselliğini hem de patlayıcılığını kullanıyor. Devamında Victor Osimhen’e doğru çıkardığı top, Ajax’lı oyuncunun eline çarpmasa Osimhen’in gol atma ihtimali çok yüksekti. Penaltıya hükmeden hakemin VAR görüşmesi sonrası kararı, Osimhen’in gole çevirmesiyle fark ikiye çıktı.

Hemen Galatasaray’ın kazandığı ikinci penaltıya da bakalım. Onun öncesinde yine Mario Lemina’nın bu sefer stoperlerin soluna eklemlendiğini, Lucas Torreira’nın önde olduğunu, yine o başta bahsettiğimiz elmas şeklini görebiliyoruz. Bu kurulum şeması sayesinde Galatasaray altı oyuncuyu birden öne gönderdi, Sacha Boey de o oyunculardan biriydi. Dar alanda muhteşem bir çalım ve inanılmaz bir ivmelenme ile Sacha Boey topu Kerem Aktürkoğlu’nun önüne bırakıyor. Aktürkoğlu’nun kalabalık arasında yaptığı top kaybı sekip Barış Alper Yılmaz’a pas oluyor ve Barış’ın burada yaptığı vuruş, Ajax’ın oyuna soktuğu sol bekin eline çarpıyor ve Galatasaray bir penaltı daha kazanıyor.

Devre arasında iki teknik adam da aynı bölgeye birer koz oynadı ve Okan Buruk’un kozu olan Barış Alper Yılmaz daha büyük oldu. Barış oyuna girdikten sonra iki penaltı kazandırırken, Ajax Teknik Direktörü’nün oyuna soktuğu isim penaltıya sebebiyet vermiş oldu ve Victor Osimhen bir kez daha çok temiz bir penaltıyla hem kendisinin hem de takımının üçüncü golüne imza attı.

90+3’te Barış Alper Yılmaz’ın defans arkasına gönderdiği topta Mauro Icardi’nin usta işi bir ayak üstüyle topu uzak direğe gönderişi vardı ki, gerçekten gol olmayı hak eden bir vuruştu. Formda bir Icardi, takımın çift forvette sağlayacağı desteğe bence çok ihtiyaç duyacaktır. Icardi, Osimhen’de olmayan bir bağlantı işini çok iyi yapar. Okan Buruk, Icardi ön alan presinde takımı eksik bırakmayacak dirilikte olsa, bu değişiklikleri Barış yerine Icardi ile yapabilirdi. Dolayısıyla onun da form tutmasının değerli olduğunu düşünüyorum.

Bireysel Performanslar: Öne Çıkanlar

Kısaca öne çıkan bireysel performanslara değinelim:

  • Sacha Boey: “Hileli” Bir Sağ Bek – Fiziksel olarak kalıplı, güçlü, hızlı ve top ayağına yakışabilen, dribbling yaparken “hileli” denebilecek kadar üstün bir oyuncu. Galatasaray için çok iyi bir yatırım.
  • Abdülkerim Bardakcı: Fiziksel Dezavantaja Rağmen Güçlü Durdu – Fiziksel bir dezavantajı olmasına rağmen bence çok iyi oynadı.
  • Lucas Torreira ve Mario Lemina: Orta Sahada Ayrılmaz İkili – Son zamanlarda birbirinden ayıramadığım bu ikili, bence sakat veya cezalı olmadıkları sürece bozulmaması gereken bir orta saha tandemidir. Hem pres konusunda hem de sahipsiz top kavgasında Galatasaray’ı başka bir seviyeye taşıyorlar.
  • Kerem Aktürkoğlu: Boey ile Gelen Dengeli Performans – Trabzonspor maçında eleştirilen Kerem, bu maçta ve Bodo maçında çok iyiydi. Daha az bireyselleşen, daha az top kaybı yapan bir Kerem gördük. Bundaki en büyük faktörün arkasında oynayan Sacha Boey olduğunu düşünüyorum. Kerem, bence bir kanat oyuncusu değil, forvet oyuncusu. Onun arkasına Sacha Boey gibi sağ stoper bile oynayabilen “mutant” bir sağ bek koyduğunuzda, Kerem’in o kadar geri gelmesine gerek kalmıyor ve çok daha diri bir performans sergiliyor.
  • Barış Alper Yılmaz: Maçın Kaderini Değiştiren Hamle – Maçın kaderiyle oynayan anlarda çok doğru işler yapan Barış Alper Yılmaz, iki penaltının da içinde yer alarak Galatasaray’a önemli katkılar sağladı.
  • Victor Osimhen: 70 Milyon Euro’yu Az Gösteren Süperstar – Takımın süperstarı Victor Osimhen, performansıyla kendisine ödenen 70 milyon avroyu bile az gösteren bir seviyede. Şampiyonlar Ligi gol krallığı, bunun en net kanıtı.

Sonuç: Haddini Bilmemek ve Tarih Yazmak

Johan Cruyff’un “Para dolu bir çantanın gol attığını hiç görmedim” sözü, söylendiği dönemde belki güzel bir laf olabilir ama futbolun son 10 senesi için son tüketim tarihi geçmiş bir ifade. Zira Victor Osimhen, para dolu bir çantadan çok daha fazlası. Ancak Galatasaray tarihini ele alırsak, kulübün 120 yıllık tarihinde bu sezona kadar en pahalı transferi 20 milyon avroyken, tam 70 milyon avro harcanarak alınan bu “para dolu çanta”, gol atmayı bırakın, an itibarıyla Şampiyonlar Ligi’nin gol kralı olmuş ve kendisine ödenen bedeli bile az gösteren bir performans sergiliyor.

Bu sezonun efsanevi repliklerinden birini, gelecekte de bir klasiğe dönüşmesi ümidiyle yineleyelim: “Hadi canım sen mi yapacaksın?” denileni yapmanın, “olmaz” denileni oldurmanın, imkansızı imkan kılmanın haddini bilmemekle ilgili olduğuna inanırım. Tarihteki tüm üstün başarılarda bir miktar hadsizlik vardır. Haddini bilseydi sultan yürür müydü karadan gemiler? Sınırlarını bilseydi onbaşı kalkar mıydı yerinden 200 kiloluk mermi? Peki 250’ye bir ihtimal verdiklerinde bunu kabullenseydi, yaşanır mıydı 17 Mayıs?

Victor Osimhen, sadece Türk futbol tarihinin en pahalı transferi değil, aynı zamanda sınırlarına sığmayan bir kulübün ortaya koyduğu hedefi temsil ediyor. Galatasaray bu transfer döneminde neye talip olduğunu açıkça ibraz ediyor. “Hadi canım sen mi yapacaksın?” denileni yapmanın bilinen yegane yoluyla: Haddini aş dur Galatasaray!


Haddini Aşan Galatasaray: Ajax’a Karşı Taktiksel Zafer ve Osimhen Şovu
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Transfer Haberleri ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Transfer AI