Galatasaray’ın Lig Performansındaki Düşüş ve Okan Buruk’un Kararları
Galatasaray, Gençlerbirliği karşısında aldığı 3-2’lik galibiyetle haftayı üç puanla kapatmış olsa da, takımın ligdeki genel performansı ve teknik direktör Okan Buruk’un kararları eleştiri oklarının hedefi oldu. Son lig maçlarında kaybedilen puanlar ve saha içindeki telaşlı futbol, Şampiyonlar Ligi’ndeki başarılı grafiğin aksine endişe yaratıyor. Bu yazımızda, Galatasaray’ın son durumunu, yaşanan sakatlıkları ve teknik heyetin önündeki zorlu kararları detaylı bir şekilde inceleyeceğiz.
Galatasaray’ın Lig Performansındaki Düşüş ve Okan Buruk’un Kararları
Galatasaray’ı 3-2’lik Gençlerbirliği galibiyetinden dolayı tebrik etmek gerekir; zira bu tür maçlar kolay değildir, özellikle de son iki maçta istenilen puanlar alınamamış ve milli takım arası gibi faktörler devreye girmişken. Ancak sahadaki genel görüntüye bakıldığında, Galatasaray’ın son iki maçta beş puan kaybetmesinin ardından adeta “gazının kaçmış” gibi bir hali var. Eski Galatasaray’ın o havası ve coşkusu lig maçlarında hissedilemiyor. Özellikle son üç maçtır, Trabzonspor, Kocaelispor ve Gençlerbirliği karşılaşmalarında teknik direktör Okan Buruk’un sosyal medyaya göre kadro yaptığı gibi bir izlenim oluştu. Örneğin, Kocaelispor maçına Icardi ile başlamak yanlış bir karardı. Ancak “bağcıyı dövmek değil, üzümü yemek gerekir” prensibiyle hareket etmek önemlidir. Gençlerbirliği gibi derinlemesine savunma yapan bir takıma karşı Icardi’nin varlığı kritikti. Koşu mesafesi az olsa da takımın en iyi bitiricisi olması, pozisyon bilgisi ve vuruş yeteneğiyle öne çıkması bu tür maçlarda onu vazgeçilmez kılıyor. Icardi’nin geç kalması gibi durumlar doğru olsa da, kritik Kocaelispor maçı gibi durumlarda, takımın krize doğru gittiği bir ortamda, en iyi bitiricinin kullanılması elzemdi. Okan Buruk’un son üç maçtır oyuncu değişiklikleri ve kadro tercihleri konusunda formsuz olduğu düşünülüyor. Yusuf Demir gibi bir oyuncu yerine Icardi’nin oyuna alınmaması gibi hatalar, 20 dakikanın boşa gitmesine neden oldu ve hatta Okan Hoca’nın kendi kararlarını tekzip etmesiyle sonuçlandı. Bu tür kriz yaratacak eylemlerden kaçınması gerekiyor.
Icardi’nin Rolü ve Oyuncu Tercihleri
Ligdeki son üç maçta sadece bir veya iki oyuncunun öne çıkması, takımın genel düşüşünü gösteriyor. Oyuncuların fiziksel ve mental olarak bu kadar düşüş yaşaması endişe verici. Şampiyonlar Ligi’ndeki başarının yarattığı yüksek beklenti, taraftarların takımın bir an önce gol atmasını istemesine ve bu durumun oyuncuları telaşa sürüklemesine yol açıyor. Telaşlı oyun, Trabzonspor maçında da görüldüğü gibi basit hatalara ve saha içinde konumlanma yanlışlıklarına neden oluyor. Bu olumlu baskı, yani “Şampiyonlar Ligi’nde mükemmelsiniz, ligde de gol atın” beklentisi, aslında takımın yapısal bozukluklar yaşamasına ve dengesiz bir görüntü sergilemesine sebep oluyor. Özellikle hafta içi Şampiyonlar Ligi maçı ve hafta sonu Fenerbahçe derbisi öncesi bu duruma dikkat etmek gerekiyor; zira Galatasaray son zamanlarda çok fazla geçiş yiyor ve topun kaptırıldığı yerde Avrupa maçlarında sergilediği presi gösteremiyor. Gençlerbirliği maçının son dakikalarında bile rakibin korner kullanıp beraberlik şansı yakalaması, takımın yaşadığı dengesizliğin bir göstergesi. Okan Buruk’un bu yapısal bozukluklara dikkat etmesi ve takımın topu kaybettiği yerde doğru presi tekrar uygulaması şart.
Kadro Derinliği Sorunu, Sakatlıklar ve Cezalı Oyuncular
Galatasaray’da dönem dönem dile getirilen, as kadro ile yedekler arasındaki makasın açık olduğu gerçeği, son dönemde yaşanan sakatlıklar ve cezalarla daha da belirginleşti. Sayısal olarak kadro derinliği olsa da nitelik olarak sıkıntılar yaşanıyor. Sakatlıklar, kırmızı kartlar (örneğin Çalay’ın lig için olan cezası) ve diğer eksikler nedeniyle takım ciddi bir kadro sıkıntısı çekiyor. Özellikle Şampiyonlar Ligi’ndeki yüksek tempo ve temaslı oyunun bu sakatlıklara yol açtığı düşünülüyor. Geçmiş sezonlarda 14-15 oyuncuyla şampiyonluklar kazanan Galatasaray’ın aksine, bu sezon çok fazla sakatlık yaşanması dikkat çekici. Levent Kaptan’ın da belirttiği gibi, kulübenin zayıf olduğu bu süreçte iyice ortaya çıktı. Sakatlıkların temel nedeni, yüksek maç temposu ve temaslı oyunun oyunculara ağır gelmesi olabilir. Örneğin, Lemina’nın Gabon Milli Takımı’na gidip kötü zeminlerde antrenman yapması ve fiziksel olarak yıpranması, sakatlık riskini artırıyor. Lemina’nın kendini korumak amacıyla oyundan çıktığı ve Şampiyonlar Ligi maçında oynayacağı düşünülüyor.
Orta Saha Dinamizmi ve Geçiş Oyunları
Maç içinde karar vermekte zorlanmak, pas zamanlaması, şut zamanlaması ve sahaya yayılış gibi konularda yaşanan sıkıntılar, takımın oyun içi devamlılığının olmadığını gösteriyor. Fizik kalitesi ve atletizm eksikliği, özellikle Icardi ve Yusuf Demir gibi oyuncuların tam kapasiteyle oynayamamasına neden oluyor. Lemina’nın yokluğunda orta saha dinamizmi kayboluyor ve rakip takımlar kolayca geçiş oyunları yakalıyor. İlk yarıda ceza alanında 31 kez topla buluşulmasına rağmen gol gelmemesi, son vuruş eksikliğini ortaya koydu. Maç sonunda bu rakam 51’e çıksa da, oyunun Icardi’yi o bölgeye çağırdığı ortadaydı. Barış Alper’in çabaları yetersiz kalırken, arkadan destek gelmemesi hücumdaki etkinliği düşürüyor. Rakibin iki kez geldiği ve birinde golü bulduğu Gençlerbirliği maçı, savunmadaki zaafiyetleri gözler önüne serdi. Sacha Boey ve Lemina’nın sakatlıkları, özellikle Salı akşamı oynanacak Şampiyonlar Ligi maçı için büyük önem taşıyor. Sacha Boey’nin sakatlığı ve Çalay’ın cezası, sağ bekteki seçenekleri kısıtlıyor.
Gelecek Maçlar Öncesi Durum ve Önemli Uyarılar
Okan Buruk’un sosyal medyadan etkilenerek kadro yaptığı iddiaları sorgulanırken, kendisi maç öncesi “elimdeki kadro rakibi yenecek güçtedir” açıklamasını yaptı. Ancak bazı oyuncularla ilgili “git-geller” yaşadığı bir gerçek. Kocaelispor karşısında Icardi-Yusuf ikilisinin olmaması, rakibi zayıf görerek yapılan hatalı bir deneme olarak yorumlandı ve mağlubiyetle sonuçlandı. İlk yarıda oyuna alınan genç oyuncunun, ikinci yarıda 46. dakikada oyundan alınması, hocanın paniklediğini gösteriyor. Ancak bir Icardi’nin takıma kattığı ağırlık bu akşam görüldü; oyuna girmesiyle bambaşka bir Galatasaray ortaya çıktı ve kısa sürede goller geldi. Yine de sonra açıklar verildi. Galatasaray’ın topu kaybettiği yerde kontra prese daha fazla odaklanması ve açık alanda pozisyon vermemesi gerekiyor. Okan Buruk’un bu yapısal bozukluklara dikkat etmesi ve takımın dengesini yeniden sağlaması, özellikle önümüzdeki zorlu fikstürde büyük önem taşıyor. Yusuf Demir örneği, oyuncuya inanmadığı halde oyuna sokulan bir oyuncunun katkı sağlayamayacağını gösteriyor. Zaniolo’nun takımda tutulması durumunda daha fazla fayda sağlayabileceği de dile getiriliyor. Icardi’nin henüz tam fiziksel kapasitesine ulaşmamış olsa da yedi golle golcü kimliğini sürdürmesi, onun vazgeçilmezliğini kanıtlıyor. Okan Buruk’un gelecek haftalardaki kadro seçimleri ve taktiksel değişiklikleri, Galatasaray’ın ligdeki şampiyonluk yarışındaki konumunu belirleyecek ana faktörler olacaktır.
