Loading...
2026-06
01:15
logoParaguay
-
logoNikaragua
-
2026-06
02:00
logoS. Arabistan
-
logoPorto Riko
-
2026-06
02:30
logoKanada
-
logoİrlanda
-
2026-06
03:00
logoHaiti
-
logoPeru
-
2026-06
19:00
logoKomorlar
-
logoRuanda
-
2026-06
15:00
logoEtiyopya
-
logoMalavi
-
2026-06
13:00
logoVanuatu
-
logoFiji
-
2026-06
14:30
logoGuam
-
logoMyanmar
-
2026-06
16:00
logoBelçika
-
logoTunus
-
2026-06
17:00
logoErmenistan
-
logoKazakistan
-
2026-06
17:30
logoKırgızistan
-
logoFilistin
-
2026-06
19:00
logoSierra Leone
-
logoLiberya
-
2026-06
20:00
logoCebelitarık
-
logoCayman Adaları
-
2026-06
20:45
logoPortekiz
-
logoŞili
-
2026-06
20:45
logoRomanya
-
logoGaller
-
2026-06
21:00
logoArnavutluk
-
logoLüksemburg
-
2026-06
21:30
logoABD
-
logoAlmanya
-
2026-06
22:00
logoİsviçre
-
logoAvustralya
-
2026-06
22:00
logoPanama
-
logoBosna-Hersek
-
2026-06
23:00
logoİngiltere
-
logoYeni Zelanda
-
2026-06
23:00
logoBolivya
-
logoİskoçya
-
2026-06
23:00
logoKatar
-
logoEl Salvador
-
2026-06
23:00
logoYeşil Burun
-
logoBermuda
-
2026-06
01:00
logoVenezuela
-
logoTürkiye
-
2026-06
01:00
logoBrezilya
-
logoMısır
-
2026-06
03:00
logoArjantin
-
logoHonduras
-
2026-06
03:00
logoCuraçao
-
logoAruba
-
  1. Haberler
  2. Futbol Haberleri
  3. Fenerbahçe – Galatasaray Derbisi Ön Analizi: İstatistikler Ne Söylüyor?

Fenerbahçe – Galatasaray Derbisi Ön Analizi: İstatistikler Ne Söylüyor?

Fenerbahçe – Galatasaray Derbisi Ön Analizi: İstatistikler Ne Söylüyor?
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Trendyol Süper Lig’in 34. haftası geldi çattı. Kıtalararası rekabetin 116. yılında, pazartesi akşamı iki ezeli rakip, şampiyonluk yarışı için hayati öneme sahip bir maçta kozlarını paylaşacak. Her yıl olduğu gibi biz de derbinin ön çözümlemesiyle karşınızdayız. Takımlar nasıl savunuyor, nasıl hücum ediyor ve derbinin kilit oyuncuları kimler olabilir? Hangi takım topu daha iyi kontrol ediyor, hangisi presi ve bitiriciliğiyle rakiplerini boğuyor? Hepsinin cevabı bu kapsamlı analizde.

İki Ezeli Rakibin Mutlak Denkliği

İki ezeli rakip arasında yıllardır süregelen bir denklik söz konusu. Özellikle derbi haftalarına yaklaştığımızda Fenerbahçe ve Galatasaray arasında mutlak bir eşitlik ortaya çıkıyor. Bu durum, beraberliklerin, özellikle de 0-0 skorlarının son yıllardaki derbilerin popüler sonucu haline gelmesine yol açtı. Ancak gelin bu mutlak denkliğe mercek tutarken, iki takımın hemen hemen her departmanda birbirine ne kadar yakın veriler ürettiğine birlikte şaşırıp kalalım.

Genel Lig Durumu ve Gol Beklentileri

Trendyol Süper Lig’in 13. haftası sonunda:

  • Galatasaray: 10 galibiyet, 2 beraberlik, 1 yenilgi ile 32 puan topladı.
  • Fenerbahçe: Namağlup olarak 9 galibiyet, 4 beraberlik ile 31 puana ulaştı.

Gol sayılarına baktığımızda ise Galatasaray 28 gol atarken, Fenerbahçe 30 gol kaydetti. Fenerbahçe bu 30 gole 31.7 gol beklentisinden (xG) ulaşırken, Galatasaray 32.2 xG üretti.

Gollerin Dağılımı ve Etkinlik Alanları

Gollerin dağılımı şu şekilde:

  • Galatasaray: Akan oyundan 20, kontraataktan 3, duran toplardan 3, penaltıdan 2 gol.
  • Fenerbahçe: Akan oyundan 19, kontraataktan 3, duran toplardan 6, penaltıdan 2 gol.

Her iki takımın da direkten dönen top sayısı 10. Denkliği bozan tek şey Fenerbahçe’nin bu sezon duran top hücumlarında biraz daha etkin olması. Ancak Fenerbahçe maç başına Galatasaray’dan 1.2 daha fazla korner ve 2.7 daha fazla faul kazanan bir takım.

Şut Üretimi ve Şut Bölgeleri

Bu sezon Fenerbahçe, geçtiğimiz üç yıldan farklı olarak Galatasaray’dan daha fazla şut üretti. Galatasaray’ın 239 şutuna karşılık, Fenerbahçe 248 şutla sadece ligimizde değil, Avrupa’da da zirveye oynayan bir performansa sahip.

Ancak şutların açılımı, iki takımın sorun çözme stilleri arasındaki belirgin farkı ortaya koyuyor:

  • Fenerbahçe: 248 şutun 144’ü ceza sahası içinden, 104’ü kutunun dışından.
  • Galatasaray: Kutu içinden tam 159 şut atarken, uzaktan 80 şutu bulunuyor.

Bu da Galatasaray’ın set oyununda daha güçlü olduğunu gösteriyor. Galatasaray rakip kaleye inmekte herhangi bir güçlük yaşamıyor; sarı-kırmızılılar rakip ceza sahasında topla buluşma verisinde 423 kezle açık ara lig lideri. Fenerbahçe içinse bu sayı 370’te sınırlı kalmış. Fenerbahçe’nin attığı şutların büyük bir çoğunluğu kapalı savunmayı açmak için yapılıyor, zira engellenmiş şut sayısı 62 iken Galatasaray’ınki 34. Bu, her dört Fenerbahçe şutundan birinin rakip defansa takıldığı anlamına geliyor.

Fakat öte taraftan, uzaktan şutlar Fenerbahçe için bir sorun çözme metodu. Çünkü kadrosunda hem uzaktan vurmayı seven hem de iyi vuran oyuncu sayısı Galatasaray’a göre çok daha fazla. Galatasaray’da Lucas Torreira, Mario Lemina ve Gabriel Sara çok sık uzaktan şut deneyen oyuncular değiller. Ama Fenerbahçe’de Marco Asensio, Anderson Talisca, Fred hatta İsmail Yüksek olmak üzere bu denemeleri yapan çok sayıda oyuncu var.

Gollerin Vücut Bölgesine Göre Dağılımı

Mutlak denkliği bozan bir başka unsur, iki takımdaki oyuncuların güçlü ayaklarından kaynaklanan bir fark:

  • Galatasaray (28 gol): 3’ü kafayla, 17’si sağ ayakla, 7’si sol ayakla.
  • Fenerbahçe (30 gol): 4’ü kafayla, 17’si sol ayakla, 8’i sağ ayakla.

Futbol sahasında Galatasaray’ın sol kanadı, Fenerbahçe’nin sağına, Fenerbahçe’nin sol kanadı ise Galatasaray’ın sağına denk geleceği için aslında yine birbirini gösteren bir denklik.

Son 5 Haftadaki Form Durumları ve Bitiricilik

İki takımın en güncel form durumlarını anlamak için son 5 maçlarına odaklandığımızda oldukça çarpıcı bir tablo çıkıyor:

  • Galatasaray: Başakşehir, Göztepe, Trabzonspor, Kocaelispor ve Gençlerbirliği karşısında tam 13.26’lık gol beklentisi üreten sarı-kırmızılılar, bu 5 maçta sadece 8 gol atabildi. Her maç ortalama 2.65 xG üretmesine rağmen, ürettiğinden 5 adet daha az skor yapan bir Galatasaray görüyoruz. Bu 5 maçta Galatasaray toplam 106 şut attı; maç başına 21.2 gibi üst düzey bir rakam. Ancak bu 106 şutun tam 54 tanesini çerçeveye isabet ettiremediler.
  • Fenerbahçe: Karagümrük, Gaziantep, Beşiktaş, Kayseri ve Rize karşısında 12.67’lik gol beklentisinden tam 18 gol çıkararak, Galatasaray’ın tam aksine ürettiğinden 5 gol fazlasını attı. Fenerbahçe’nin bu maçlarda çektiği 120 şuttan çerçeveyi bulamadığı yalnızca 33’tü.

İki takım arasındaki 6 puanlık farkın bu dönemde kapanmış olması da sürpriz değil. Güncel hücum formları üretme açısından benzer dursa da, ürettiklerini finalize etme açısından Fenerbahçe’nin çok daha klinik bir seviyede olduğu aşikar.

Defansif Performanslar

Takımların nasıl savunma yaptığına bakalım.

Yenen Goller ve Gol Beklentileri

Yedikleri gollerle başlayalım:

  • Fenerbahçe: Kalesinde 12 gol görürken,
  • Galatasaray: Bu sayı 8’di.

Yedikleri gollerin dağılımı:

  • Akan oyun: İki takım da altışar gol.
  • Galatasaray: Duran top ve kontraataktan birer gol yedi.
  • Fenerbahçe: Duran top ve kontraatak için bu sayılar 4 ve 2’ydi.

Dolayısıyla akan oyunda iki takımın da oldukça az gol şansı verdiğini söylemek mümkün.

Fenerbahçe’nin kalesinde gördüğü gol beklentisi sadece 11.48 ve bu alanda ligin açık ara en iyisi. Galatasaray ise rakiplerine toplamda 15.61 xG verdi ve Fenerbahçe’nin yanı sıra Göztepe, Samsunspor ve Kocaelispor’un arkasında kalarak 5. sırada yer aldı.

Şut İzni ve Savunma Kalitesi

Kalelerinde gördükleri şut sayıları da bunu doğrular nitelikte. Fenerbahçe maç başına 8.5 şutla rakiplerine en az şut izni veren takım. Ancak gol beklentisinde 5. sıraya kadar gerileyen Galatasaray, 9.5 şutla ezeli rakibinden sadece bir fazla şut attırıyor. Bu da demek oluyor ki sarı-kırmızılıların kalesinde verdiği şanslar nicelik olarak değil, nitelik olarak daha tehlikeli, net şanslar. Ancak buna rağmen Galatasaray’ın kalesini gole kapadığı maç sayısı 6. Oysa bu sayı Fenerbahçe için 5.

PPDA ve Pres Yoğunluğu

Ezeli rakiplerin savunma alışkanlıklarını anlamak için defans yapmaya nerede başladıklarını anlamak ve bunun için de PPDA verisine göz atmak lazım. PPDA, bir takımın yaptığı defansif müdahale başına rakibinin pas sayısını ölçen bir metrik. PPDA ne kadar düşükse pres yoğunluğunuz o kadar yüksektir. Burada geçtiğimiz üç yıla oranla ciddi bir farklılık söz konusu:

  • 2023-24 Sezonu: Galatasaray 6.39, Fenerbahçe 8.52.
  • 2024-25 Sezonu (Geçen Sezon): Galatasaray 7.91, Fenerbahçe 10.3.
  • Bu Sezon: Galatasaray 8.38 iken, Fenerbahçe 7.51.

Gerek yoğun Şampiyonlar Ligi fikstürü gerekse milli aralarda yaşanan fiziksel deformasyonlar Galatasaray’ı geri götürmüş olabilir. Ancak asıl dikkat çekici olan Fenerbahçe’nin ne kadar ileri gittiği. Domenico Tedesco’ya paye vermemiz gereken yer tam olarak burası. Zira aynı takım Jose Mourinho döneminde kendi yarı alanına çekilerek savunma yaparken, Tedesco döneminde ligdeki tüm rakiplerine fark atarak 75 kezle açık ara rakip alanda en fazla top çalan takım oldu. Galatasaray için bu sayı 54’te kaldı.

Domenico Tedesco iki ay gibi kısa bir sürede aynı kadroyu bir pres takımına dönüştürdü ve daha da önemlisi bunu yaparken sonuç da aldı.

Uzaklaştırma ve Derin Savunma

Uzaklaştırma, bir takımın oyunu ne kadar derinde kabullendiğini gösterebilir. Bu anlamda ligin en çok uzaklaştırma yapan takımlarından biri Göztepe. Galatasaray’ın 248 ile 16. sırada yer alması, az uzaklaştırma yaptığını söylese de, Fenerbahçe savunması sadece 200 uzaklaştırmayla PPDA’da olduğu gibi bu departmanda da aykırı bir değere sahip.

Defansif Metrikler ve İkili Mücadeleler

Top çalma, top kapma ve sahipsiz toplama gibi salt defansif metriklerde Fenerbahçe’nin her birinde rakibinden %10 ile %15 arasında daha iyi olduğunu görüyoruz:

  • Top Çalma: Fenerbahçe 19.6, Galatasaray 15.7.
  • Top Kapma: Fenerbahçe 8.5, Galatasaray 6.5.
  • Sahipsiz Toplama: Fenerbahçe 47.8, Galatasaray 46.

İkili mücadelelerde de durum değişmiyor. Fenerbahçe maç başına 52.4 ikili mücadele kazanırken, bu rakam Galatasaray için 49. Yerden ikili mücadelelere oransal olarak bakarsak Fenerbahçe’nin başarı oranı %56.3, Galatasaray’ınki %52.5. Zaten faul sayılarına da baktığımızda Galatasaray’ın ligimizin hem en az faul yapan hem de en az faul kazanan takımı olduğunu görüyoruz. Bu da bu sezon Galatasaray’ın temassız bir oyunu benimsediğinin göstergesi. Sanki Galatasaraylı futbolcular kendilerini biraz daha sakınarak oynuyor.

Kaleci Performansları: Dominik Livaković vs. Fernando Muslera

Gerek kalesinde verdiği gol şansı gerek PPDA gerekse de salt defansif metriklerde Fenerbahçe neredeyse her alanda daha iyi verilere sahip olmasına rağmen nasıl rakibinden 4 gol fazla yiyebiliyor? Açık konuşmak gerekirse Fenerbahçe’nin bu departmandaki şansı Volkan Demirel futbolu bıraktığından bu yana yaver gitmedi. Galatasaray ise 14 yıllık bir Muslera çağının ardından maliyeti her ne kadar tartışma yaratmış olsa da Fernando Muslera’yla benzer istikrarı yakalamış gibi duruyor.

  • Fernando Muslera (Galatasaray): %84.6 kurtarış yüzdesiyle Göztepe kalecisi Liz’in ardından lig ikincisi. Yemesi gerekenden neredeyse 6 adet daha az gol yiyerek Trendyol Süper Lig’in zirvesine yerleşti ve takımı adına defansif tarafta her şeyi tersine çeviren bir performansa imza attı.
  • Dominik Livaković (Fenerbahçe): %61.1’lik kurtarış oranıyla şimdilik en kötü beş performans arasında. Engellenen gol metriğinde Dominik Livaković negatif ya da pozitif anlamda bir fark yaratamazken.

Sanırım dünya üzerindeki tüm klişeler arasında en yüksek doğruluğa sahip olan bu: “Atanın ve tutanın sağlam olacak.”

Topla Oynama ve Pas İstatistikleri

İki takım arasında topa daha fazla sahip olan taraf küçük bir farkla da olsa Galatasaray.

Pas Başarısı ve Pas Miktarı

  • Galatasaray: %87.4 pas başarısıyla Okan Buruk döneminin en yüksek verisine ulaşmış durumda. Maç başına 445 pasla lig lideri.
  • Fenerbahçe: %86’lık bir pas yüzdesine sahip ve bu alanda Galatasaray’dan hiç aşağı kalır yanı yok. Aynı şekilde Fenerbahçe de son 4 yılın en iyi verisini üretmiş durumda. Maç başına ortalama 415 pasla lig ikincisi.

Bu pasların sahanın hangi bölümünde yapıldığına bakarsak, genel pas adedinde olduğu gibi rakip yarı sahada daha fazla pas yapan takım sarı-kırmızılılar. Fakat bu sayıları genel pas adedine oranladığımızda yüzdesel olarak neredeyse aynı dereceye sahipler. Yani denklik burada da devam ediyor.

Rakip Ceza Sahasında Topla Buluşma

Galatasaray’ın fark yarattığı bir alan varsa, kesinlikle rakip ceza sahası içinde topla buluşma rakamları. Fenerbahçe her maç ortalama 28.4 kez topla ceza sahasına girerken, Galatasaray maç başına 32.5’lik değerle her maç rakibinden dört sefer daha fazla ceza sahasına girmiş.

Üretken ve Yaratıcı Paslar: Progresif Pas ve Deep Completion

Bir takımın hücuma yerleşirken veya yerleştikten sonra ne kadar üretken, ne kadar yaratıcı paslar denediğini gösteren metrikler:

Progresif Pas (İleri Taşıyan Pas)

Bu metrik, sizi rakip kaleye belli bir mesafenin üzerinde yaklaştıran pasları niteliyor. İşte Galatasaray’ın set oyununda rakibinden biraz daha iyi olduğunu bu veriye bakarak anlayabiliyoruz. Sarı-kırmızılılar maç başına 68.2 ileri taşıyan pas yaparken, Fenerbahçe için bu rakam 61.7’de kalıyor. Özetle Galatasaray daha fazla risk alarak daha dikine paslarla hücum ediyor. Üstelik bunu yapmasına karşın pas yüzdesi de Fenerbahçe’nin üstünde kalmış ve ödülünü de zaten rakip ceza sahasına daha fazla girerek almış.

Deep Completion (Derin Bölgede Tamamlanmış Pas)

Bu metrik, kalenin merkezinden 20 metre uzaklığı işaretleyen bir yarım daire içerisinde takım arkadaşınızı topla buluşturduğunuz her bir pası ölçer. Bu alan, oyunda istatistiksel olarak gol olma ihtimali en yüksek alan. Galatasaray maç başına 11.44 ile bu departmanda da ezeli rakibinin önünde. Fenerbahçe’nin verisi ise 9.57.

PPDA Against (Üst Üste Tamamlanan Paslar)

PPDA Against, top rakibe geçmeden önce üst üste ortalama kaç pas yapabildiğinizi ifade eder. Set oyununuzun ne kadar kaliteli, build-up’ınızın ne kadar güçlü olduğunu anlatır. Fenerbahçe’nin PPDA Against değeri 14.72 iken, Galatasaray topu rakiplerine kaptırmadan ve atağı sonlandırmadan evvel ortalama üst üste 19 pas yapabiliyor. Aslında defansif verilerde gördüğümüz Fenerbahçe lehine ortaya çıkan %10 ila %15’lik farklar, kurulum departmanında Galatasaray lehine dönüyor.

Derbi Stratejileri ve Kilit Detaylar

Tüm bu veriler ışığında Galatasaray’ın 0-0’ı daha iyi oynadığını ve kilidi açma konusunda biraz daha üretken olduğunu söylemek mümkün. Fenerbahçe ise 1-0’ı daha iyi oynayan, yani öne geçtikten sonra çok daha tehlikeli hale bürünen bir takım. Galatasaray set oyununda daha maharetli olsa da, bilhassa güncel form durumlarını dikkate aldığımızda Fenerbahçe finalizasyon kısmında çok daha keskin.

Şahsi fikrim, derbi ile ilgili en büyük soru işaretinin hangi takımın diğerini alışkanlıklarından uzaklaştıracağı olacak. Sezon genelinde ne oynuyor olursanız olun, bu tip hedef maçlar “kendi mükemmel futbolunuzu oynamaktan öte, rakibinizin oyununu bozabilmek, onu alışkanlıkları dışına çıkarabilmekle” ilgilidir. Taraflar genellikle bu nezaketi gösterip birbirlerine bunu ifade etmekten çekinse de, iki takım da gerçekten çok iyi takımlar ve birbirlerine epey denkler. Ve bilirsiniz, bu tip denk kuvvetlerin maçlarında sonucu belirleyen şey genellikle ufacık detaylar olur.

Muhtemel Senaryolar

  • Galatasaray’ın Kendi Oyununu Oynaması: Eğer Galatasaray deplasmanda “ben her zaman yaptığım gibi topu alır, kendi oyunumu oynarım” derse, mevcut eksiklerini de göz önünde bulundurduğumuzda büyük sorunlar yaşayabilir. Topu almayı tercih ettiği Frankfurt ve Siloas maçlarında bu dersi acı biçimde tattı.
  • Fenerbahçe’nin Topa Sahip Olma İsteği: Buna karşılık, “Eğer Fenerbahçe ben kendi sahamda oynuyorum, topa ben sahip olmalıyım” derse, gerek kurulum konusunda zaman zaman yaşadığı sıkıntılar, gerekse Galatasaray’ın hızlı ve sprinter hücumculara sahip olması bu anlayışı cezalandırabilir. Tabii bu senaryoda Galatasaray’ın derin savunmayı ne kadar iyi yapacağı da önemli hale gelecektir, zira sarı-kırmızılıların her iki bek pozisyonunda da eksikleri mevcut.
  • Galatasaray’ın Topu Bırakması: Eğer Galatasaray topu rakibine bırakmaya karar verir ve onu topla üretmeye mecbur bırakırsa (ki bunu yapmak için daha çok sebebi var çünkü Galatasaray’ın bir puanda olsa avantajı söz konusu), Fenerbahçe’nin oyun kurma aşamasındaki top kayıpları ve yaratıcı pas verilerinde geri kalması sarı-kırmızılılar adına fırsatlar açığa çıkarabilir. Zira Galatasaray bu sezon topu rakibine bıraktığı Liverpool ve Bodo gibi maçlarda en iyi performanslarını ortaya koydu.
  • Fenerbahçe’nin Kontra Planı: Öte yandan Fenerbahçe topu Galatasaray’a bırakıp, rakibinin eksik olduğu bek pozisyonları üzerine bir plan yaparak istediği sonucu almaya daha çok yaklaşabilir. Özellikle Abdülkerim Bardakcı ve Galatasaray’ın sol bekinde her kim oynayacaksa onun arasındaki koridoru işleyebilir yahut bunu yapamasa dahi Trabzonspor’un yaptığı gibi Galatasaray’ı sık sık geri koşturarak yorabilir. Çünkü Fenerbahçe de tıpkı ezeli rakibi gibi bu sezonki en iyi performanslarını top rakibine bıraktığı Stuttgart ve Gaziantep FK maçlarında sergiledi.

Kısacası, topa hükmedenin değil, toptan vazgeçenin avantajlı olacağını öngörebiliriz. Rakibini alışkanlıkları dışına itebilen taraf kazanmaya kesinlikle daha yakın taraf olacaktır.

Derbinin Kilit Oyuncuları

Geldik bireysel performanslara. Derbide belirleyici olacak faktörlerden biri de elbette kimin daha gününde olduğu. Bu açıdan maçın kaderini değiştirme ihtimali olan ikililere bir göz atalım.

Savunma Oyuncuları

  • Milan Şikrinyer (Fenerbahçe): Sarı-lacivertlilerin kaptanı. Bu sezon Trendyol Süper Lig’de 28’le en fazla top kazanan, 76 ile en fazla ikili mücadele kazanan ve 70 ile en fazla sahipsiz toplayan savunma oyuncusu. Tam bir güvenlik subabı. Üstelik %93.6 gibi muhteşem bir pas yüzdesine sahip.
  • Abdülkerim Bardakcı (Galatasaray): Galatasaray savunmasının değişilmezi. Defansif verileriyle olmasa da, topun kendi takımında olduğu bölümlerde üstlendiği “ofansif stoper” rolüyle öne çıkıyor. 8 gol şansı yaratarak bu alanda savunma oyuncuları arasında zirvede yer aldı. %89.4 gibi elit bir pas yüzdesine sahip.

Orta Saha Oyuncuları

  • İsmail Yüksek (Fenerbahçe): Orta sahadaki düelloda yükselen performansıyla dikkat çeken İsmail, derbinin kilit oyuncularından biri. Kazandığı 37 topla kendi pozisyonunda ligimizin lideri olan İsmail, ikili mücadele departmanında da başı çekiyor (82 adet). Rakip yarı sahada kazandığı 9 top ve topladığı 62 sahipsiz topla bu alanlarda da zirveye oynuyor.
  • Lucas Torreira (Galatasaray): Galatasaray orta sahasının patronu. Defansif istatistiklerde biraz geri gitmiş olsa da hala elit seviyede işler yapıyor. Tüm orta saha oyuncuları arasında topla en fazla buluşan isim ve buna karşılık %89.5 pas yüzdesi ve çaldırdığı sadece iki top var. Özellikle Mario Lemina ile yan yana oynadığında Galatasaray’ın baskı kalitesini çok yukarı çeken bir oyuncu. Rakip yarı sahada tam 10 kez top kazanan Lucas, bu alanda da en iyilerden biri.

Kanat Oyuncuları

  • Marco Asensio (Fenerbahçe): Son dönemin alev alan oyuncusu. Üretim kısmında olmasa da, bitirme kısmında çok net var. 3.22 gol beklentisinden tam 6 gol çıkardı, bu gollerin beşini son 5 maçta kaydetti. 3. bölgede tam 11 kez top kazanarak defansif anlamda da takımına katkıda bulundu.
  • Leroy Sane (Galatasaray): Üretkenlik anlamında ligin en iyilerinden biri. 3.1 asist beklentisiyle takım arkadaşı Gabriel Sara’nın ardından bu alanda ikinci sırada geliyor (Gabriel Sara çok sayıda duran top kullandığı için Leroy Sane’nin üretkenliği daha ziyade akan oyundaki aksiyonlarından). Tam 19 gol şansı yaratmış fakat sadece bir asistinin olması biraz da Galatasaray hücumcularının verimlilik sorunuyla ilgili. En iyi olduğu konuysa şüphesiz başarılı çalım (27 çalımla ligin en iyisi).

Forvetler/Hücumcular

  • Dorgeles Nene (Fenerbahçe): Domenico Tedesco döneminde performansı ciddi biçimde artan bir diğer isim. Bilhassa Fenerbahçe’nin PPDA verisinde bu kadar iyi seviyede olmasının sebeplerinden biri Dorgeles Nene. 12 top kapma ve 14 top çalmayla kanat oyuncuları arasında en iyilerden biri. Muazzam bir enerjiyle ileri geri çalışan, savunma disiplini çok yüksek bir oyuncu. Skor katkısı da hiç fena değil (600 dakikada 3 gol, 3 asist, 2 penaltı kazandırdı).
  • Barış Alper Yılmaz (Galatasaray): Yıllardır ligimizin en önemli fiziksel kuvvetlerinden biri. Bu sezon skor katkısı anlamında iyi bir performansa imza atıyor (11 maçta 4 gol, 3 asist). Özellikle Gençlerbirliği maçında geri dönüşün kahramanlarından biriydi. Rakip ceza alanlarda tam 78 kez topla buluşan Barış, bu alanda lider olurken kanat oyuncuları arasında en fazla hava topu kazanan isim oldu. Özellikle Icardi’nin maça yetişmediği bir durumda Okan Buruk derbideki planlarını Barış Alper’in bu özelliği üzerine kurgulayabilir.
  • Anderson Talisca (Fenerbahçe): Bu sezon alternatif bir plan olarak Fenerbahçe’ye önemli bir katkı yaptı. 90 dakika başına tam 5.6 şut çeken Brezilyalı bu alanda açık ara lig lideri. 6.44 gol beklentisiyle ofansif orta sahalar arasında yine birinci. Çektiği 19 isabetli şut onu zirveye yerleştiren bir başka konu. “Verin Talisca’ya vursun.” Bu sezon 6 gol bir asist üretti, kaçırdığı iki penaltıyı gole çevirseydi bugün Fenerbahçe’nin en skorer oyuncusu olabilirdi.
  • Mauro Icardi (Galatasaray): Icardi’nin durumu belirsizliğini korurken, varlığı bir kat daha önem kazanan Mauro Icardi. Evet, eski formunda ya da hareketliliğinde olmadığı aşikar. Ancak “form geçici, klas kalıcıdır” diye boşuna söylememişler. Arjantinli golcüye topu bir şekilde getirirseniz hala bu ligdeki en iyi son vuruşçu. Sadece 595 dakikada attığı 7 gol var ve 90 dakika başına gol istatistiğinde 1.06 ile zirvede. Yine 90 dakika başına gol beklentisinde 0.88 ile en iyi dereceye sahip. Eğer derbide gol olacaksa Icardi her zaman olduğu gibi olağan şüphelilerin başında geliyor.

Sonuç: Stratejiler ve Beklentiler

Fenerbahçe ile Galatasaray arasındaki dev derbi, sadece ligin zirvesini değil, aynı zamanda iki takımın sezon boyu edindiği taktiksel alışkanlıkların ve bireysel parlamaların bir hesaplaşması olacak. İstatistikler, her iki ekibin de güçlü ve zayıf yönlerini açıkça ortaya koyuyor. Galatasaray’ın set oyunundaki ustalığı ve ceza sahasına girişlerdeki etkinliği dikkat çekerken, Fenerbahçe’nin pres gücü, bitiricilikteki keskinliği ve duran toplardaki etkinliği öne çıkıyor. Maçın gidişatını belirleyecek ana faktör, takımlardan hangisinin kendi oyun alışkanlıklarından ödün vererek rakibini zorlayacağı olacak. Kalecilerin ve kilit oyuncuların performansları da bu stratejik savaşta belirleyici rol oynayacak. Unutulmamalı ki, “atanın ve tutanın sağlam olacak” klişesi, bu tür kritik maçlarda her zamankinden daha doğru bir ifade haline geliyor. Derbinin nefes kesen anlara sahne olacağı ve kazananın şampiyonluk yolunda büyük bir avantaj elde edeceği kesin.

Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=_qSqHr7W8p8

Fenerbahçe – Galatasaray Derbisi Ön Analizi: İstatistikler Ne Söylüyor?
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Transfer Haberleri ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Transfer AI