Beşiktaş’ta Derbi Sonrası Çalkantı: Orkun Kökçü, Sergen Yalçın ve Yönetim Masaya Yatırıldı!
Herkese merhabalar! Çağtay Sönmez ve Ertan Süzgün ile “90+Beşiktaş” programına hoş geldiniz. Bu hafta Beşiktaş’ın kendi evinde Fenerbahçe’ye karşı aldığı 3-2’lik mağlubiyet, hem sahada yaşananlar hem de saha dışındaki gelişmelerle gündeme oturdu. Özellikle maçta yaşanan kırmızı kartlar, teknik direktör Sergen Yalçın’ın durumu, Orkun Kökçü’ye yöneltilen eleştiriler ve devre arası transfer planlamaları detaylı bir şekilde masaya yatırıldı.
Beşiktaş’ın Maç Planı ve Beklenmedik Kırmızı Kartlar
Maça Sergen Yalçın’ın özel bir planla çıktığını belirten Ertan Süzgün, haftanın ilk günlerinden itibaren belirlenen on birde El Bilal Touré’nin forvette oynaması, Tamer’in yedek kalması ve Paulista’nın sahada olması gibi sürprizlerin bulunduğunu ifade etti. Bu on birle otuz dört gün boyunca iyi çalışan Beşiktaş, derbide daha aktif ve hızlı bir oyun sergilemeyi hedefliyordu. Plan, ilk yirmi dakikada 2-0 öne geçilmesiyle harika başladı. Bu başlangıç, maç öncesinde tahmin edilmesi zor bir senaryoydu. Ancak Sergen Yalçın’a ve Orkun Kökçü’ye çıkan kırmızı kartlar, tüm planları alt üst etti ve maçın seyrini tamamen değiştirdi.
Taraftarın Tutumu ve Beklentiler
Ertan Süzgün, Beşiktaş taraftarının Türkiye’nin en iyi taraftar grubu olduğunu ve iyi günde kötü günde her zaman takımının yanında olduğunu vurguladı. Ancak kırmızı kartlardan sonra tribünlerin modunun düşmesinin kendisini üzdüğünü dile getirdi. Geçmişte 10 kişi kalınan maçlarda dahi 90 dakika boyunca desteklerini sürdüren taraftarın, bu kez mental olarak düşüş yaşadığı gözlemlendi. Taraftarın, takımın en çok ihtiyaç duyduğu anlarda desteğini kesmemesi gerektiği belirtildi.
Orkun Kökçü’nün Kırmızı Kartı ve Getirdiği Tartışmalar
Orkun Kökçü’nün, Şampiyonlar Ligi ve uluslararası arenada önemli maçlar oynamış, Feyenoord ve Benfica gibi büyük kulüplerde bulunmuş tecrübeli bir futbolcu olduğunun altı çizildi. 2-0 öndeyken, tehlikeli bir atak ya da pozisyon yokken oyundan atılmasının kabul edilemez bir hata olduğu belirtildi. Ancak tüm faturayı Orkun’a kesmenin de doğru olmadığı ifade edildi. Futbolun içinde kırmızı kartların, sakatlıkların her zaman olabileceği vurgulandı. Orkun’un bu hatadan dolayı çok üzgün olduğu ve çevresindekilerin moralini düzeltmek için çabaladığı öğrenildi.
Geçmişte Beşiktaş’ın 10 kişiyle Kadıköy’de tarihi derbi zaferleri aldığı hatırlatıldı (2002’de Wellington’ın atılmasıyla 1-0’dan 4-2 kazanılan maç gibi). Ayrıca Galatasaray derbisinde Davinson Sánchez’in atılmasına rağmen takımın 11 kişi tamamlaması ve Bandırmaspor’un 9 kişiyle berabere kalması gibi örnekler verildi. Sosyal medyada Orkun’a yönelik ağır hakaret ve küfürlerin kabul edilemez olduğu, bir futbolcunun bir maç yüzünden “bitirilmemesi” gerektiği savunuldu. Orkun’un Beşiktaş kariyerinde 10 lig maçında 2 kırmızı kart görmesi, buna karşın Benfica ve Feyenoord’da 181 lig maçında sadece 1 kırmızı kart görmesi, Beşiktaş’taki yüksek motivasyon ve baskının bir göstergesi olarak yorumlandı.
Sergen Yalçın’ın Hatası ve Saha Kenarındaki Tavrı
Ertan Süzgün, 10 kişi kalmanın bir maçın sonu olmadığını belirterek, Sergen Yalçın’ın kırmızı kart görmesinin Orkun’un hatasından daha büyük bir hata olduğunu savundu. Maçtan önce soyunma odasında futbolcularına “Derbi maçlarında sarı kartlar dahi önemli. Eksik tamamlarsak olmaz. Kartlarınıza dikkat edin” şeklinde uyarılarda bulunan Sergen Yalçın’ın, kendi hatasıyla oyundan atılmasının kabul edilemez olduğu dile getirildi. Son haftalarda gelen kötü sonuçlar, kaçan penaltılar ve kendi kaleye atılan gollerin hocada psikolojik bir düşüşe neden olduğu, ancak 2-0 öndeyken dahi sakin kalması gerektiği vurgulandı. Yedek kulübesinde olması gereken bir teknik direktörün eksik kalan takımına en çok ihtiyaç duyulan anda yol göstermesi gerektiği ifade edildi. Beşiktaş’ın her maçtan dersler çıkarmasına rağmen galip gelememesi ve istikrar sağlayamaması eleştirildi.
Takım Performansı, Mental Sorunlar ve El Bilal Touré’nin Yükselişi
Maç öncesi yapılan planlamanın kırmızı karta kadar tıkır tıkır işlediği, Fenerbahçe’nin ilk yirmi dakikada neye uğradığını şaşırdığı ve kart olmasa devrenin 3-0 veya 4-0 bitebileceği belirtildi. Orkun’un atılmasının kırılma anı olduğu ancak Beşiktaş’ın önemli bir değeri olduğu ve ondan çok şeyler beklendiği vurgulandı. Orkun’un sistemin iyi işleyen bir parçası olduğu, ancak takımın genel performansı düşük olduğunda onun da öne çıkmakta zorlandığı ifade edildi.
Beşiktaş’ın son beş lig maçında sadece bir galibiyet alması (ertelenen Konyaspor maçı), öne geçtiği maçlarda en fazla puan kaybeden takım olması (Fenerbahçe, Kasımpaşa, Gençlerbirliği, Galatasaray maçları) ve Fenerbahçe’nin ilk kez 2-0 geriden gelerek Beşiktaş’ı yenmesi gibi istatistikler, takımın mental ve özgüven sorunlarını gözler önüne serdi. Takımın, 10 kişi kaldığında bile kazanacağına inanmadığı, skoru koruma modunda oynadığı eleştirisi getirildi. Fiziksel kondisyonun genel olarak iyi olduğu (Rafa Silva’nın 11 km koşması gibi) ancak verimli koşuların önemli olduğu belirtildi.
Maçın yıldızı olarak El Bilal Touré gösterildi. Bir gol, bir asist ve 80. dakikaya kadar savunmada adam kovalayan performansıyla büyük beğeni topladı. El Bilal Touré, Beşiktaş’ın gelecekteki kadro yapılanmasında kesinlikle olması gereken bir oyuncu olarak görüldü ve kiralık olmasına rağmen satın alma opsiyonunun kullanılması gerektiği ifade edildi.
Devre Arası Transferleri ve Yönetim Kurulu Toplantısı
Derbi sonrası Başkan Serdar Adalı’nın teknik direktör Sergen Yalçın ile görüşerek devre arasında transfer sözü verdiği öğrenildi. Ertan Süzgün, devre arasında iki yabancı oyuncuyla yolların ayrılmasını beklediğini söyledi. Jonas Svensson ve Yury Zakharyan (Juresek) ayrılması muhtemel isimler olarak belirtildi. Jota’nın ise bir sezonda iki farklı takımda resmi maç oynadığı için üçüncü bir takıma transfer olamayacağı ve bu nedenle Beşiktaş’ta kalacağı ifade edildi. Kiralık olarak bazı yerli oyuncuların da takımdan ayrılması gündemde olabilir.
Beşiktaş’ın devre arasında acil olarak bir stoper, bir orta saha ve bir sol kanat oyuncusu alması gerektiği belirtildi. Sergen Yalçın’ın bu konuda gerçekçi davrandığı ve çok sayıda transfer beklemek yerine 3 kilit bölgeye odaklandığı ifade edildi. Transferlerin kulüp bünyesindeki scout ekibi ve teknik heyetin kontrolünde yapılacağı, dışarıdan büyük bir yapılanma beklenmediği belirtildi. Geçmişte Graf gibi isimler için beklenip, sonrasında uyum sorunları yaşanmasının Beşiktaş’ta uzun vadeli planlamanın eksikliğini gösterdiği vurgulandı. Galatasaray gibi kulüplerin pozisyonlara göre önceden belirledikleri oyuncu özelliklerine sahip transfer listeleri oluşturması gerektiği dile getirildi.
Mali Genel Kurulda Yaşanan Çalkantılar ve Güvensizlik Ortamı
Başkan Serdar Adalı’nın derbi sonrası tüm yönetim kurulu üyelerini toplayarak hem son yaşananları, hem mali genel kurulda çıkan olayları, hem de futbol takımının devre arası planlamasını değerlendireceği aktarıldı. Mali genel kurulda yaşanan kaosun ve kötü organizasyonun, özellikle “Afan Bey”e yönelik tepkilerle birlikte vicdanları yaraladığı belirtildi. Oylamalarda “istemeyenlerin kartlarını teslim etmesi” gibi uygulamaların güvensizlik ortamı yarattığı ve geçmiş mali genel kurullarda böyle durumların yaşanmadığı ifade edildi.
Hakem Kararları ve Taraftar Yorumlarına Cevaplar
Maçtaki hakem kararları da eleştirildi. Orkun’un kırmızı kartının net olduğu ancak hakemin başta sarı kart gösterip VAR uyarısıyla kırmızıya dönmesi, Rafa Silva’ya yapılan faule ise sarı kart bile çıkmaması, hakemin standart belirlemede tutarsız davrandığını gösterdi. Halil Bey’in “Sergen Yalçın’ı eleştirmiyorsunuz” yorumuna karşılık, programda Sergen Yalçın’ın defalarca eleştirildiği, “Hayalimdeki Sergen Yalçın bu değil”, “camiayı birleştirmiyor”, “umutsuz konuşuyor” gibi ifadelerle hocanın performansı ve tutumunun sorgulandığı belirtildi.
Taraftar yorumlarından İzmir Lozi’nin “kadroda hizipçilik var” ve “Svensson oynarken Taylan neden yok” eleştirisine yanıt olarak, hocanın beğenmediği oyuncular olsa bile devre arasına kadar onları motive etmek ve kullanmak zorunda olduğu vurgulandı. Sait Bey ve Stoabin’in yönetim ve Sergen Yalçın’ın istifasına yönelik yorumlarına doğrudan yanıt verilmezken, yönetimin sessizliğinin devam ettiği kabul edildi. Honor Bat’ın “Abraham kadro dışı bırakılmalı” önerisi ise 15 milyon Euro bonservis ve 7.5 milyon Euro maaş verilen bir oyuncunun kolayca kadro dışı bırakılamayacağı, bunun kulübe büyük maddi zarar vereceği belirtilerek reddedildi. Son olarak, bazı taraftarların sosyal medyadaki hayali haberlere kolayca inanmaları eleştirildi ve doğru bilgiye ulaşmanın önemi vurgulandı.
Sonuç
Beşiktaş, Fenerbahçe derbisinde aldığı mağlubiyetle sadece üç puan kaybetmekle kalmadı, aynı zamanda kulüp içinde ve çevresinde derinlemesine tartışmaları da beraberinde getirdi. Saha içindeki talihsiz kırmızı kartlar, Sergen Yalçın’ın saha kenarındaki tutumu, Orkun Kökçü’ye yönelik eleştiriler ve takımın genel mental durumu, acil çözülmesi gereken sorunlar olarak öne çıktı. Devre arası transfer dönemi, Beşiktaş yönetimi ve teknik heyeti için kritik kararların alınacağı bir süreç olacak. Yönetim kurulu toplantıları ve transfer planlamalarıyla kulübün içinde bulunduğu bu zorlu süreçten çıkış yolları aranacak. Umarız, Beşiktaş camiası kısa sürede toparlanır ve daha güzel günleri konuşma fırsatı buluruz.
