Beşiktaş, son dönemde yaşadığı puan kayıpları ve yönetimsel sorunlarla büyük bir krizin içinde. Bu blog yazımızda, siyah-beyazlıların geçmişteki hatalarını, futbolcu yönetimindeki yanlış kararlarını ve mevcut durumu masaya yatıracağız. Taraftarın umutsuzluğunu ve kulübün içinde bulunduğu çıkmazı derinlemesine inceleyeceğiz.
Beşiktaş’ın Puan Kayıpları ve Sezonun Bitimi
Beşiktaş’ın yaşadığı puan kayıpları, bu sezonun takımı için erken bittiğinin en büyük göstergelerinden biri. Gençlerbirliği ve Kasımpaşa maçlarından kaybedilen 5 puan, Fenerbahçe karşısında alınan 3 puanlık yenilgi ve Galatasaray derbisinden kaybedilen 2 puan, kulübün içinde bulunduğu durumu özetliyor. Özellikle Galatasaray maçında 10 kişi kalınmışken, 1-0 öndeyken Mert Günok’un yaptığı hata kritikti. Ön alan baskısını iyi analiz edemeyişi, o pası ileri atmak yerine kaptırmasına neden oldu. Eğer Gençlerbirliği ve Kasımpaşa maçları kazanılsaydı, belki Galatasaray maçı kaybedilse bile camiada bu denli bir kopukluk yaşanmazdı. Ancak yaşananlar, sezonun Beşiktaş için futbol anlamında artık sona erdiğini gösteriyor.
Yönetim Anlayışı ve Süregelen Sorunlar
Kulüpte yaşanan yönetimsel değişimlere rağmen, zihniyet ve bakış açısı aynı kaldığı sürece bir şeylerin değişmesi zor görünüyor. Yeni yöneticiler gelmiş olsa da, geçmiş senaryoların tekrar yaşanma ihtimali yüksek. Devre arasında alınacak oyuncuların beklentileri karşılamaması, ağır transferler ve sürekli aynı hataların tekrarlanması, Beşiktaş camiasını derin bir hayal kırıklığına sürüklüyor. Kaan Kasap ve Kadir Kılıç gibi isimlerin yeni bir ekip kurma çabaları olsa da, ligde ve Avrupa’da havlu atılmış bir sezonda bu hamlelerin ne kadar etkili olacağı tartışma konusu.
Oyuncu Ayrılıkları ve İtibar Kaybı
Beşiktaş, son yıllarda iyi oyuncularını hep olaylı bir şekilde gönderdi. Masuaku, Muleka, N’Koudou, Gedson Fernandes gibi takımın önemli isimleri, kötü ve küskün bir şekilde ayrıldı. Bu durum, kulübün oyuncu yönetimindeki sorunlarını gözler önüne seriyor. Örneğin, geçen sezon 18 gol ve 12 asistle istikrarlı bir performans sergileyen Rafa, bu sezon neden istikrarlı değil? Eyüpspor maçında son dakika golü, Başakşehir maçında Abraham’a pozisyon hazırlaması ve Fenerbahçe maçında yaptığı asistler, Rafa’nın takım için ne kadar kilit bir oyuncu olduğunu gösteriyor. Ancak Kasımpaşa maçında oynatılmaması gibi kararlar, oyuncunun motivasyonunu olumsuz etkiliyor. Bir oyuncuyu satmak isteseniz bile, onu en iyi şekilde son ana kadar oynatıp verim almanız gerekir. Tıpkı Weghorst örneğinde olduğu gibi. Yıpratarak göndermek, hem kulübe para kaybettiriyor hem de itibarına zarar veriyor.
“Futbol Aklı” Eksikliği ve Geçmişteki Başarılar
Beşiktaş’ın mevcut kadro yapısı ve transfer politikası, “futbol aklı” eksikliğini bariz bir şekilde ortaya koyuyor. Takımın önemli oyuncularına destek sağlamak, onların performansını artıracak yan parçaları doğru seçmek büyük önem taşıyor. Milli takımdaki Arda Güler örneği bu duruma güzel bir örnek: Kenan Yıldız, Yunus Akgün, Kerem Aktürkoğlu, Orkun Kökçü, İsmail Yüksek ve Hakan Çalhanoğlu gibi isimlerle arkası doldurulan Arda, daha çok ön plana çıkıyor ve Real Madrid’de bile forma şansı bulabiliyor.
Beşiktaş’ın şampiyon olduğu dönemlerdeki kadroya bakıldığında, Rosier, Gökhan Gönül, Adriano, Marcelo, Duško Tošić, Atiba Hutchinson, Josef de Souza, Ricardo Quaresma, Babel, Rachid Ghezzal, Mario Gomez, Vincent Aboubakar, Domagoj Vida ve Pepe gibi isimler, sadece yüksek maliyetli olmakla kalmayıp, aynı zamanda takıma liderlik ve sorumluluk katan oyunculardı. Bu isimlerin birçoğu, bugünkü transfer maliyetlerinin çok altında kulübe kazandırılmıştı. Fikret Orman döneminde bu oyunculardan ciddi bonservis gelirleri elde edildi. Ancak bugün, benzer bir futbol aklı ve yönetim anlayışı ne yazık ki bulunmuyor.
Kriz Yönetimi ve Eski Başkanlar
Beşiktaş camiasında kriz anlarında “camı kırma” yani radikal ve doğru kararları alıp uygulayabilme yeteneği eksikliği göze çarpıyor. Yönetimde aynı zihniyet ve futbol aklı devam ettiği sürece, bu kısır döngüden çıkmak mümkün değil. Kulübün eski başkanları Serdar Bilgili, Yıldırım Demirören, Fikret Orman, Ahmet Nur Çebi ve Hasan Arat gibi isimlerin bir araya gelip bu kriz ortamında akil insanlar olarak çözüm üretmeleri beklenirken, maalesef camia içinde sürekli birbirini suçlayan bir atmosfer hakim. Bu durum, Beşiktaş’taki kaosu daha da derinleştiriyor.
Taraftarın Mutsuzluğu ve Çözüm Önerileri
Beşiktaş taraftarı, şu anda mutsuz ve umutsuz bir durumda. Taraftarın rahat etmediği yerde, hiç kimsenin rahat edemeyeceği aşikar. Kulübe gelen yöneticilerin, Beşiktaş’a yakışan, şampiyonluk hedefiyle mücadele edebilecek, formayı giydiğinde hedefe taşıyabilecek karakterde oyuncu kitlesini getirmesi gerekiyor. Yanlış yönlendiren “futbol akılları” yerine, gerçekten kulübün geleceğini düşünen, doğru transfer politikaları izleyecek ve “Sergen Yalçın mı başkan mı Serkan Reçber mi” karmaşasından kurtulmuş net bir yapıya ihtiyaç var. Aksi takdirde, düğme yanlış iliklenmeye devam edecek ve Beşiktaş her sene aynı sorunları yaşayacaktır.
Sonuç
Beşiktaş, derin bir krizin eşiğinde. Puan kayıpları, oyuncu yönetimi hataları, futbol aklının eksikliği ve camia içindeki kopukluk, kulübü bu duruma getiren temel faktörler. Gelecek için umut vadeden bir tablo çizmek zor olsa da, doğru bir zihniyetle, futbolun gerçekleriyle yüzleşerek ve taraftarın beklentilerini karşılayacak adımları atarak bu durumdan çıkılabilir. Ancak bunun için zamanın ruhunu yakalayan, Beşiktaş’ın şampiyonluk ruhunu tekrar canlandıracak, kararlı bir yönetime ihtiyaç var.
