Beşiktaş’ın Fatih Karagümrük Galibiyeti: Zorunlu Ama Yetersiz Bir Futbol
Beşiktaş, Süper Lig’in 14. haftasında Fatih Karagümrük’ü 2-0 mağlup ederek ligdeki konumunu güçlendirdi. Bu galibiyetle puanını 26’ya çıkaran siyah-beyazlılar, 5. sıraya yerleşti. Ancak alınan 3 puana rağmen, maçtaki futbol kalitesi ve teknik direktör Sergen Yalçın’ın oyuncu tercihleri eleştirilerin odağı oldu.
Beşiktaş’ın Fatih Karagümrük Galibiyeti ve Ligdeki Durumu
Beşiktaş, Fatih Karagümrük karşısında aldığı 2-0’lık galibiyetle ligdeki yükselişini sürdürdü. Bu sonuçla siyah-beyazlı ekip, 26 puana ulaşarak Göztepe’nin ardından, aynı puana sahip Samsunspor ile birlikte 5. sıraya yerleşti. Samsunspor’un Korendon Alanyaspor ile bir maçı daha bulunuyor.
Ligin son sırasında bulunan Fatih Karagümrük ise 8 puanla küme düşme hattında yer alıyor. Sezonun kalanının onlar için kolay geçmeyeceği ve şimdiden tehlike çanlarının çaldığı belirtiliyor.
Erol Kaynar’dan Beşiktaş Performansı Değerlendirmesi
Erol Kaynar, Beşiktaş için bu karşılaşmanın zaruri bir galibiyet olduğunu vurguladı. Samsun beraberliği sonrası son 5 haftadaki ikinci galibiyet olması, puan açısından önem taşısa da, taraftarın beklentisinin çok daha ötesinde olduğu ifade edildi. Beşiktaş’a gönül verenlerin şatafatlı, keyif veren ve bol gollü bir futbol beklediği ancak bunun gerçekleşmediği dile getirildi.
Fatih Karagümrük’ün ligin en alt sırasında, düşmeye çok yakın bir takım olması nedeniyle Beşiktaş’ın rahat bir maç çıkarması beklenirken, futbolun beklenen tadını vermediği kaydedildi. Özellikle ilk yarıda konuşulacak pozisyonların azlığına dikkat çekilirken, Karagümrük kalecisi Ivo Grbić‘in kurtarışlarının farkı önlediği belirtildi. Grbić, 58. dakikada Cengiz’in penaltısını da kurtardı.
Beşiktaş’ın defansta zorlanmadığı, çünkü Karagümrük’ün zorlayacak gücü olmadığı ifade edildi. Kaynar, Beşiktaş’ın bu kadar düşük kalitedeki bir takıma karşı çok daha farklı ve keyif veren bir oyun sergilemesi gerektiğini savundu. Maçı izlemeyenlerin çok şey kaybetmediği, hatta Olimpiyat Stadı’na giden taraftarların tezahüratları için takdir edilmesi gerektiği söylendi.
Beşiktaş’ın önümüzdeki haftalarda Gaziantep (iç sahada), Trabzon (deplasmanda) ve Rize (iç sahada) ile karşılaşacağı hatırlatıldı. Devre arasına daha ümitli ve taraftarına umut veren bir şekilde girmek için bu maçların iyi değerlendirilmesi gerektiği ancak mevcut futbolun çok ümit vermediği belirtildi.
Reha Kapsal: Galibiyetten Fazlası Yok ve Sergen Yalçın Eleştirileri
Reha Kapsal, Erol Kaynar’ın görüşlerine katılarak galibiyetin önemli olduğunu ancak bunun dışında güzel denebilecek pek bir şey olmadığını ifade etti. Sezonun geri kalanına umut taşıyabilmek için bu tür galibiyetlerin hayati önem taşıdığı vurgulandı. Ligde Galatasaray, Fenerbahçe, Trabzonspor gibi güçlü takımların yanı sıra Samsun ve Göztepe gibi derli toplu ekiplerin de bulunduğu bir ortamda, Beşiktaş taraftarının umut beslemesi gerektiği dile getirildi.
Taraftarın en yakın umut kaynağının devre arası transfer dönemi olduğu, Ocak ayında yapılacak 3-4 transferle kadronun güçlendirilmesinin beklendiği belirtildi. Kapsal, alınan 3 puanın önemli olduğunu kabul etmekle birlikte, Beşiktaş’ın sergilediği kötü oyunun taraftara zul geldiğini ve birçok Beşiktaş taraftarının maçları izlemeyi bıraktığını söyledi. Mevcut Beşiktaş’ın Sergen Yalçın döneminden bile daha kötü bir futbol sergilediği eleştirisi getirildi.
Sergen Yalçın’ın Ego Problemleri ve Oyuncu Yönetimi
Kapsal, teknik direktör Sergen Yalçın’ın bazı egolarından kurtulması gerektiğini ve oyuncuların gelişim yerine geriye gittiğini vurguladı. Özellikle oyuncu konumlandırma konusundaki yanlış tercihleri eleştirdi.
- Cerny örneği: Václav Cerny‘nin Hollandalı değil, Çek Cumhuriyeti’nden olduğu ve ana pozisyonunun sağ ön olmasına rağmen, Sergen Yalçın’ın onu orta saha veya santrafor arkası (Attila’nın arkasında 10 numara pozisyonunda) gibi farklı pozisyonlarda oynattığı belirtildi. Cerny’nin bu durumdan mutsuz olduğu ve kulübede görüntülerinin bile çekildiği ifade edildi. Kapsal, Sergen Yalçın’ın “Cengiz’i ben istedim, ben oynattım” egosuyla Cengiz’i sağ önde oynatıp Cerny’i harcadığını savundu.
- Orkun Kökçü örneği: Orkun Kökçü‘nün de gereğinden fazla derinde oynatıldığı eleştirisi yapıldı. Orkun’un İspanya milli maçındaki ara pasları ve Salih’in attığı goldeki pozisyon gibi örneklerle, asıl etkili olduğu yerin rakip ceza sahasına yakın, ofansif aksiyonlar olduğu hatırlatıldı. Benfica’nın Orkun için ödediği 50 milyon Euro’nun, onun defansif aksiyonları için değil, ofansif yetenekleri (dripling, pas, şut, frikik) için verildiği vurgulandı. Sergen Yalçın’ın oyuncuları tanımadan antrenörlük yaptığı ve onların gerçek potansiyellerini yanlış konumlandırmalarla körelttiği iddia edildi.
Sonuç
Beşiktaş’ın Fatih Karagümrük karşısında aldığı 2-0’lık galibiyet, ligdeki puan durumunu iyileştirmesi açısından önemliydi. Ancak maçtaki futbol kalitesinin düşüklüğü ve taraftarın beklentilerinin karşılanmaması, galibiyetin önüne geçti. Özellikle teknik direktör Sergen Yalçın’ın oyuncu tercihleri ve ego odaklı kararları, takımın potansiyelini tam olarak sahaya yansıtamadığı yönünde ciddi eleştirilere neden oldu. Önümüzdeki zorlu maç serisi ve devre arası transfer dönemi, Beşiktaş’ın sezonun ikinci yarısına hangi umutlarla gireceğini belirleyecek. Takımın hem oyun kalitesini artırması hem de taraftarıyla yeniden bağ kurması için köklü değişikliklere ihtiyacı olduğu aşikar.
