Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, takımının son maçının ardından düzenlenen basın toplantısında mücadelenin gidişatını değerlendirdi. Kadro derinliği, transfer politikaları ve sakatlık sorunları hakkında önemli açıklamalarda bulunan Buruk, özellikle maçın iki yarısını “gündüz ve gece” gibi farklı olarak nitelendirerek takımının yaşadığı zorlu sürece ışık tuttu.
Maç Değerlendirmesi: Gündüz ve Gece Gibi İki Yarı
Okan Buruk’un ifadelerine göre ilk yarı rakip kaleye bu kadar rahat gitmek ve topa bu kadar sahip olmak beklentinin üzerindeydi. Ancak takım ilk yarıda yakaladığı pozisyonları sonuçlandıramadı. İkinci yarıda ise durum tamamen değişti. Rakibin özellikle ikinci topları toplaması, Galatasaray’ın oyun kurarken yanlış tarafı kullanması ve rakip forvetlerin hareketliliği, savunma anlamında zaman zaman cevap verilememesine neden oldu. Buruk, “Hem 1-0 geriye düştük hem de verdiğimiz pozisyonlar vardı” diyerek ikinci yarıdaki savunma zafiyetine dikkat çekti. Maçı, ilk yarı ve ikinci yarı olarak “gündüz ve gece gibi” yaşadıklarını belirtti.
Mağlubiyetin nedenleri arasında duran toptan yenilen golün yanı sıra penaltı pozisyonu ve verilen diğer fırsatlar da ikinci yarıdaki savunma yetersizliğini gözler önüne serdi. Okan Buruk, 1-0 geriye düşüldükten sonra dahi kaliteli işler yapabileceklerini, rakibin ön tarafının çok iyi olduğunu ancak savunma anlamında oynadıkları en kötü takımlardan biri olabileceğini ifade etti. Maçın son bölümünde 3-4-1-2 sistemine dönerek iki forvetle oynamaya çalıştıklarını ancak rakibin geriye çekilmesi ve oyuncuların yere yatmasıyla maçın sona erdiğini dile getirdi. Kaybettikleri için üzgün olduklarını belirten Buruk, bir sonraki Atletico Madrid maçını kazanarak yola devam etme kararlılıklarını vurguladı.
Kadro Derinliği ve Transfer Tartışmaları
Bir gazetecinin sakatlıklar nedeniyle ikinci yarılarda düşen tempoyu, skor üretme zorluğunu ve kadro kurarken yapılan transfer eleştirilerini sorması üzerine Okan Buruk, futbolun içerisinde bu tür şanssızlıkların olduğunu söyledi. Sakatlıkların yanı sıra iki savunma oyuncusunun Türkiye Futbol Federasyonu tarafından ceza almasının da kendilerini etkilediğini belirtti. Son haftalarda hep aynı takımla ve aynı oyuncularla oynamak zorunda kaldıklarını, bunun en zor dönem olduğunu vurguladı. Yedek kulübesinde savunma oyuncusu bulunmaması durumunda zor anlar yaşadıklarını ifade etti.
Kadro genişliği eleştirilerine yanıt veren Buruk, 25 oyuncu almanın her zaman mümkün olmadığını, oyunculara süre vermenin de önemli olduğunu aktardı. Sakatlıkların üst üste gelmesiyle kadronun kısaldığını, bazı oyunculardan da beklenen performansı alamadıklarını dile getirdi. Transfer bütçelerinin Türkiye Futbol Federasyonu’nun yanı sıra UEFA’nın da belirlediği maaş bütçesi sınırları olduğunu hatırlattı. Bu sezon Osimhen (teknik direktörün bahsettiği yüksek maliyetli transfer örneği olarak), Wilfried Singo, Uğurcan ve İlkay Gündoğan gibi önemli oyuncuları transfer ettiklerini belirtti. Ancak Kasım Milli Takım arasına kadar hiç sakatlık yaşamadıklarını, sonrasında ise tüm olumsuzlukların üst üste geldiğini ve kulübeden oyuncu getirmenin çok zorlaştığını ifade etti. Rakibin güçlü yedek kulübesinin etkili olduğunu, bu konuda bir sorumlu varsa bunun kendisi olduğunu ancak kış transfer döneminde daha doğru planlama yapacaklarını ekledi.
Oyun Kurulumu ve İkili Mücadelelerin Etkisi
Bir diğer gazeteci, oyun kurulumunun yanlış bölgeden yapılmasını ve ikili mücadelelerdeki zayıflığı sordu. Okan Buruk, ilk yarıda geriden oyun kurmaları çok iyi çözdüklerini, hep çözüm odaklı çıktıklarını ve oyun üstünlüğünü sağladıklarını ifade etti. Ancak ikinci yarıda rakibin kanat baskıları nedeniyle kendi sağ kanatlarından çıkmaya çalıştıklarını ve bunun yanlış olduğunu dile getirdi. Barış Alper Yılmaz‘ı birebir bırakabileceklerini ya da İsmail Köybaşı‘nı daha dipte buluşturabileceklerini ancak bunu yapamadıklarını belirtti. Gereksiz uzun oynadıklarını ve özellikle ikinci topları alamadıklarını vurguladı. Lemina gibi hem ikinci topu alacak hem de ikili mücadeleleri kazanacak oyuncuların eksikliğine değindi. Rakibin fiziksel kalitesinin çok net olduğunu, özellikle Tezeyde (rakip oyuncu) oyuna girmesiyle merkezde fiziksel olarak güçlü oyuncuların olduğunu ve bu durumun ikinci topları almayı zorlaştırdığını söyledi. Kendi oyuncu profillerinin teknik kapasitesi yüksek olduğunu ancak ikili mücadeleleri kazanma konusunda istenen sonuçları alamadıklarını sözlerine ekledi. İlk yarıda iyi yapılan bu durumun ikinci yarıda yapılamadığını belirtti.
Sakatlıklar ve Gelecek Beklentileri
Emrah Oktayan’ın Uğurcan‘ın sakatlık durumunu sorması üzerine Okan Buruk, Uğurcan’ın bir sonraki maçı büyük ölçüde kaçıracağını, üst adalesinde bir zorlanma olduğunu ve MR görüntülerinin ertesi gün alınacağını söyledi. Oyundan çıkmak zorunda kaldığını, oynamayı denese de adalesindeki zorlanmanın devam etmesine izin vermediğini ekledi. Bugüne kadar kaleciler dışındaki tüm bölgelerde sakatlık yaşadıklarını, şimdi kalecilerinin de sakatlandığını belirterek zor bir süreçten geçtiklerini ifade etti. En kısa zamanda oyuncuları geri döndürüp kadroyu tamamlayarak ikinci yarıya, Ocak ayından sonra tam kadro girmeyi umduklarını söyledi. Ayrıca dört oyuncunun Afrika Kupası’na gidecek olmasının da kendileri için zorlu bir süreç olacağını vurguladı.
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk’un basın toplantısı, takımın son maçındaki performans düşüşünün, derinleşen sakatlık krizinin ve kadro planlamasıyla ilgili zorlukların açık bir özeti niteliğindeydi. Özellikle maçın ilk ve ikinci yarıları arasındaki keskin fark, takımın genel kondisyon ve odaklanma sorunlarını gözler önüne serdi. Buruk, yaşanan tüm aksaklıklara rağmen önlerindeki Atletico Madrid maçı ve devre arası transfer dönemi için umutlu olduğunu, kadroyu güçlendirerek ikinci yarıda daha iyi bir performans sergilemeyi hedeflediklerini belirtti. Bu zorlu süreçte takımın toparlanması ve hedeflerine ulaşması için yoğun bir çaba sarf edileceği mesajını verdi.
