Hani derler ya “dağ fare doğurdu” diye. Fenerbahçe ile Galatasaray arasında oynanan derbi, büyük bir heyecan ve atmosferle beklenmesine rağmen, futbolseverleri hayal kırıklığına uğrattı. Özellikle Fenerbahçe’den daha iyi bir oyun beklentisi varken, maç oldukça kısır geçti. Gol yememenin ilk plan olduğu, tedbirin üst seviyede tutulduğu bir karşılaşma izledik. Gecenin sonunda, son dakikalarda Fenerbahçe’nin bulduğu gol, takımı moral olarak bir nebze olsun rahatlatsa da, puan olarak Galatasaray’ın çok gerisine itmedi. Bu yazıda, derbinin ana hatlarını ve dikkat çeken noktalarını ele alacağız.
Kısır Geçen Derbi ve İlk Hedef: Gol Yememek
Karşılaşma boyunca her iki takım da “önce gol yemeyelim” anlayışıyla sahaya çıktı. Fenerbahçe’den, yüksek derbi atmosferinde daha iyi bir performans beklenirken, maç beklentilerin altında kaldı. Fatih’in de belirttiği gibi, mücadele çok kısır, pozisyon açısından oldukça fakir bir yapıda seyretti. Özellikle tedbirin ön planda tutulduğu bu maçta, futbol kalitesi ne yazık ki arzu edilen seviyeye ulaşamadı.
Şampiyonluk Yarışında Avantaj Galatasaray’da mı?
Fenerbahçe’nin son dakikalarda bulduğu gole rağmen, bu derbi Fenerbahçe için yalnızca iki puan kaybı değil, aynı zamanda önemli bir avantajın yitirilmesi anlamına da geldi. Geçen sezonun şampiyonluk yarışına bakıldığında, derbileri kazanan takımın Galatasaray olduğu ve şampiyonluğa ulaştığı görülüyor. İsmail Kartal’ın Kadıköy’de yine kaybetmemesi, bu açıdan Galatasaray için önemli bir başarı olarak değerlendirilebilir. Bu durum, şampiyonluk yolunda kritik bir viraj olan derbilerin ne kadar değerli olduğunu bir kez daha gösterdi.
Kadro Değerine Rağmen Hayal Kırıklığı Yaratan Oyun
Teknik Direktörlerin Kararları Tartışma Konusu
Yaklaşık 600 milyon Euro’luk kadro değerine sahip iki takımın sahada sergilediği oyun, büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Bu kadar yüksek maliyetli kadrolardan daha fazla pozisyon ve hücum futbolu beklenirken, sahada tedbirli bir oyun anlayışı hakimdi. Konuşmacılar, bu kısır oyun nedeniyle her iki teknik direktörü de sorgulamanın gerekli olduğunu ifade etti.
- Okan Buruk: 1-0 öne geçtikten sonra ikinci yarıda rakip kaleye gitme düşüncesinden uzaklaşarak skoru korumaya çalışması eleştirildi.
- İsmail Kartal: Daha güçlü bir kadroya sahip olmasına rağmen, oyuncu değişiklikleri için 65. dakikayı beklemesi sorgulandı. İlk yarı Fenerbahçe’nin elle atılan golü haricinde pozisyon bulamamasına rağmen risk almamasının yanlış olduğu belirtildi.
Fenerbahçe’nin Eksikleri ve Oyuncu Performansları
Kerem, Wilfried Zaha ve En Nesyri Değerlendirmesi
Fenerbahçe’nin maçta önemli silahlarını etkili kullanamadığı dile getirildi. Özellikle:
- Kerem: Konuşmacı, Kerem’in Galatasaray’dan gönderildiği için ekstra motive olduğunu düşündüğünü belirtti. Ancak Davinson Sanchez ile eşleşmesinin yanlış olduğunu ve yüksek toplarda etkisiz kaldığını ifade etti.
- Wilfried Zaha: Sahada görünür olmaması eleştirildi. Fenerbahçe’nin hücumlarının büyük ölçüde sol taraftan gelişmesi beklenirken, Wilfried Zaha’nın etkisiz kaldığı vurgulandı.
- En Nesyri: Maç içinde mücadele etmemesi nedeniyle taraftarların tepkisini çektiği belirtildi. Oyunun içerisinde yok denecek kadar az etkisi olduğu yorumlandı.
Galatasaray’ın Savunma Odaklı Yaklaşımı
Galatasaray’ın oyun planı, mesafeyi dar tutmak ve top rakipteyken adam adama savunma yapmak üzerine kuruluydu. Fenerbahçe’ye alan ve zaman bırakmayarak oyun kurmasını engellediler. Özellikle ikinci yarıda rakip kaleye gitmeyi düşünmeden, skoru koruma odaklı bir anlayış sergilediler.
Beklentileri Karşılamayan Derbi Kalitesi
Derbi, kalite açısından beklentilerin çok altında kaldı. Ne ilk yarı ne de ikinci yarıda futbolseverlere keyifli anlar yaşatıldı. Fenerbahçe’nin Edin Džeko’nun kafa golü ve Galatasaray’dan Wilfried Zaha’nın bireysel yeteneğiyle attığı, Ostervolde’ye çarpan gol dışında kayda değer pozisyonlar yaşanmadı. Bu durum, Türk futbolunun kalitesi hakkında soru işaretleri doğurdu.
Gelecek Planları ve Santrafor İhtiyacı
Victor Osimhen Tercihi Üzerine Tartışmalar
Maç sonrası Fenerbahçe için santrafor ihtiyacı gündeme geldi. Takımın organizasyon eksikliği ve hücumdaki verimsizliği nedeniyle devre arası transfer döneminde net bir santrafor alması gerektiği vurgulandı. Edin Džeko’nun hala tam olarak istenen seviyede olmaması ve En Nesyri’ye taraftar tepkisi, bu ihtiyacı pekiştirdi. Hatta En Nesyri için “Arabistan yolu gözüküyor” yorumları yapıldı.
Öte yandan, Galatasaray’da Okan Buruk’un Victor Osimhen’i oyundan alıp Mauro Icardi’yi sahaya sürmesi de tartışma konusu oldu. Bir izleyici, Osimhen’in oyunda kalması halinde Edin Džeko’nun kafa golünü atamayabileceği yorumunu yaptı. Galatasaray’ın oyuncu değişiklikleri sonrası boyunun kısalması ve Fenerbahçe’nin bu durumu kanatlardan ortalarla değerlendirmesi, bu yorumu destekler nitelikteydi. Edin Džeko’nun gol pozisyonunda Arda’nın formasından çekmesi de VAR incelemesine neden olabilecek bir an olarak değerlendirildi.
Sonuç
Fenerbahçe-Galatasaray derbisi, büyük bir rekabetin ve yüksek kadro değerlerinin aksine, futbolseverlere bekledikleri keyfi sunamadı. Her iki teknik direktörün de eleştirildiği maçta, gol yememe odaklı stratejiler ön plandaydı. Özellikle Fenerbahçe’nin hücum hattındaki verimsizliği ve bazı oyuncuların düşük performansları, devre arası transfer döneminde santrafor takviyesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Umarız Türk futbolu, bu tür derbilerde daha üretken ve izlenesi oyunlara sahne olur.
