Sports Dijital ekranlarında yayınlanan Siyahla Beyaz programının 150. bölümünde, Beşiktaş’ın mevcut durumu, ligdeki konumu ve geleceğe dair umutlar masaya yatırıldı. Programda, takımın içinde bulunduğu krizin nedenleri ve çözüm yolları üzerinde durulurken, Beşiktaş taraftarının büyük hayal kırıklığı ve umutsuzluğu da dile getirildi.
Sezonun Hayal Kırıklığı ve Puan Durumu
Programın başında, 150. bölüme ulaşmanın gururu yaşanırken, bir şampiyonluk coşkusunu paylaşamamanın hüznü dile getirildi. Ne yazık ki, Beşiktaş’ın şu anki durumu kutlama yapmaktan çok uzak. Ligin 13. haftası itibarıyla 7. sırada, lider Galatasaray’ın 32 puanına karşılık sadece 21 puan toplamış durumda. Bu tablo, şampiyonluk ve kupa hedefi olan bir takım için açıkça büyük bir hayal kırıklığı yaratıyor.
Sebebi ne olursa olsun, Beşiktaş puan tablosunda bu noktayı hak etmiyor. Son 20-25 yıllık lig sıralamaları göz önüne alındığında, içinde bulunulan durum daha da acı verici. Bu kötü gidişatın sorumluluğu hem yönetime hem de teknik heyete ait. Takımda kötü bir oyun, problemli bir kadro ve istikrarsız bir oyun planı mevcut. Özellikle beş maçtır öne geçmesine rağmen skoru koruyamayan ve mağlup olan bir Beşiktaş, kadroda ciddi sorunlar olduğunu gösteriyor.
Kadro Mühendisliğindeki Temel Yanlışlar
Beşiktaş’ın yıllardır süregelen transfer politikası, mevcut sorunların en önemli kaynaklarından biri olarak gösteriliyor. Kulüp, kariyerlerinde düşüşte olan yabancı futbolculara yüksek bedeller ödeme eğiliminde:
- Miralem Pjanić
- Alex Teixeira
- Ante Rebić
- Dele Alli
- Alex Oxlade-Chamberlain
Bu oyuncuların futbol kariyerlerinde gerileme yaşarken yüksek maliyetlerle takıma katılmaları, Galatasaray ve Fenerbahçe gibi kulüplerin aktif olarak oynayan oyuncuları tercih etmesinden farklı bir yaklaşım sergiliyor. Takımda şu anki oyuncu performansı da eleştirilerin odağında:
- Forvet hattında Victor Aboubakar’ın performansı zirveye oynamaya yetersiz görülüyor.
- Sol kanatta Jota Silva’nın verimi düşüklüğü göze çarpıyor.
- Sağ kanatta Cengiz’in 30 dakikalık oyuncu profili, 90 dakika sahada kalması gereken bir oyuncu olmaktan uzak.
- Orta sahada Endidi, Beşiktaş’ın aradığı Atiba tarzı kesici ve top kullanabilen oyuncu özelliklerini taşımıyor. Ayrıca derbilerdeki kritik hataları dikkat çekiyor.
- Sol bek hattında David Jurásek ve Rıdvan Yılmaz’ın toplam performansının bile Arthur Masuaku’nun sol bacağını etmediği belirtiliyor.
- Stoper hattında (Amartey, Colley, Emirhan, Uduokhai, Necip) beş stoperin bir araya gelip Milan Škriniar gibi bir etki yaratamadığı vurgulanıyor.
- Sağ bekte Gökhan’ın mücadelesi takdire şayan olsa da, normal bir Beşiktaş kadrosunda yedek olması gerektiği ifade ediliyor.
Beşiktaş’ın bu kadar yüksek maliyetli ve düşüşteki oyuncularla dolu bir kadroyla başarıya ulaşması zor görünüyor. Kulübün en büyük hatası, kağıt üzerinde iyi ve pahalı görünen ancak sahada beklenen verimi veremeyen oyuncuları transfer etmek. Her sezon 15 oyuncu gönderip 15 oyuncu almaya çalışmak, iyi oyuncuları elinde tutamamak ve kötü oyuncuları ise gönderememek kulübün istikrarsızlığını artırıyor. Saiss, Gedson Fernandes ve Emirhan İlkan gibi iyi oyuncuların ayrılması da bu durumun acı örnekleri.
Transfer sürecindeki “başkan inisiyatifi” geleneği de sert eleştirilere maruz kalıyor. Kulüpte profesyonel bir futbol aklının olmaması, günlük fırsatlara göre hareket edilmesi ve planlama eksikliği, mevcut sorunların kökenini oluşturuyor. Beşiktaş’ın Haziran ayında sol bek, sol ön, stoper ve forvet gibi kilit bölgeleri doldurup kampa girmesi gerekirken, transferlerin son güne kadar sarkması Avrupa kupalarından uzak kalmasına neden oluyor.
Sergen Yalçın ve Teknik Heyetin Rolü
Beşiktaş’ın içinde bulunduğu bu kötü tabloda teknik direktör Sergen Yalçın da payına düşen eleştirileri alıyor. 12 maçta 18 puan ve 1.50 puan ortalaması, kulüpte daha önce görev yapan birçok teknik direktörün (Valérien Ismaël, Ole Gunnar Solskjaer, Giovanni van Bronckhorst, Fernando Santos gibi isimlerden) gerisinde kalıyor. Sergen Yalçın’ın kurtarıcı olarak geldiği, takımı düzeltme ve tamir etme misyonuyla göreve başladığı hatırlatılıyor. Ancak 12 maç sonunda takımda henüz bir ışık veya geleceğe dair bir işaret görülememesi endişe yaratıyor.
Eleştirilerin Sergen Yalçın’ı görevden uzaklaştırma amacı taşımadığı, aksine daha radikal değişiklikler yapması beklentisiyle yapıldığı vurgulanıyor. Aboubakar’dan vazgeçilmesi, Cengiz’in 90 dakika değil, son 30 dakika oyuncusu olarak kullanılması, Semih Kılıçsoy ve Demirege gibi genç oyunculara şans verilmesi gibi adımlar atılması gerektiği dile getiriliyor. Sergen Yalçın’ın kadronun problemli olduğunu defalarca belirtmesi, ancak aynı sistem ve oyuncularla ısrar etmesi, eleştirilerin temelini oluşturuyor. Tecrübesi ve bilgi birikimiyle bu durumu düzeltebilecek potansiyele sahip olduğu, ancak bunun için farklı adımlar atması gerektiği belirtiliyor.
Son günlerde sosyal medyada dolaşan Sergen Yalçın’ın istifa edeceği yönündeki söylentilerin ise gerçeği yansıtmadığı, hocanın Beşiktaş taraftarından süre talep ettiği ve görevinin başında olduğu ifade ediliyor.
Gelecek ve Transfer Beklentileri
Devre arasına kadar oynanacak Fatih Karagümrük, Gaziantep FK, Trabzonspor ve Çaykur Rizespor maçları, Beşiktaş’ın gidişatını belirlemede kritik öneme sahip. Ocak transfer dönemi ise takımın kaderini doğrudan etkileyecek. Beşiktaş’ın en az 4-5 transfer yapması gerektiği bölgeler şunlar:
- Santrafor
- Orta Saha
- Sol Bek
- Kanat veya Stoper
Ancak önemli olan transfer sayısı değil, doğru transferlerin yapılması. Geçmişte Yusuf Şimşek ve Bobo gibi iki doğru transferle şampiyonluk yaşandığı hatırlatılıyor. Orkun’un takıma dönmesi, oyun kalitesini artırabilecek önemli bir gelişme olarak görülse de, tek başına kurtarıcı olması beklenmiyor. Beşiktaş’ın artık isabetsiz transfere tahammülü kalmadığı ve “sıfır kredi” ile hareket etmesi gerektiği vurgulanıyor.
Transfer sürecinde kimin yetkili olacağı ve karar mekanizması da büyük bir soru işareti. Sergen Yalçın’ın, futbolun içinden gelen bir isim olarak transferleri yapma ihtimali, kulüp için olumlu bir gelişme olabilir. Ancak Serkan Reçber gibi isimlerin rolünün de netleştirilmesi gerekiyor; hem kulübede antrenörlük yapıp hem de transfer işleriyle ilgilenmek, tek bir alana odaklanılması gereken bir sistemde yanlışlıklara yol açabilir.
Sonuç
Beşiktaş, şu an itibarıyla hem kadro yapısı hem de ligdeki konumuyla ciddi bir krizin içinde. Yaşanan hayal kırıklığı ve umutsuzluk, köklü bir değişim ihtiyacını ortaya koyuyor. Bu değişimin başında, profesyonel bir futbol aklının rehberliğinde doğru transfer politikaları izlenmesi, düşüşteki oyuncular yerine katkı sağlayacak isimlerin kadroya dahil edilmesi ve teknik direktör Sergen Yalçın’ın radikal kararlar alarak takımın oyun felsefesini yeniden inşa etmesi gerekiyor. Taraftarın sabrı tükenirken, Beşiktaş’ın bu zorlu süreçten ancak somut adımlar ve geleceğe dair net bir vizyonla çıkabileceği aşikar.
