Sevgili Gürcan Bilgiç’in katılımıyla gerçekleşen sohbetimizde, Fenerbahçe’nin Rizespor karşısında aldığı 5-0’lık farklı galibiyet masaya yatırıldı. Devre arasında yaşanan endişelerden, maçın gidişatını değiştiren kritik anlara ve teknik direktör Tedesco’nun cesur hamlelerine kadar birçok konu enine boyuna tartışıldı. Bu yazı, o gece yaşananları, sarı-lacivertlilerin büyük takım refleksini ve öne çıkan performansları detaylı bir şekilde aktaracak.
Devre Arası Sohbetleri ve Talisca İhtiyacı
Maçın devre arasına girildiğinde atmosfer oldukça gergindi. Gürcan Bilgiç, Gökhan Hoca ve Oğuz Hoca ile yaptıkları özel sohbeti aktarırken, takımın durumu hakkında yoğun bir düşünce alışverişi yaşandığını belirtti. “Sistem mi değişmeli? Forvet mi almalı? Orta sahadan vazgeçmeli, bek hamlesi mi yapmalı?” gibi sorular havada uçuşuyordu. Bu esnada Oğuz Hoca ile yapılan değerlendirmede, Rizespor’un sert ve yakın temaslı oyunu nedeniyle Talisca gibi iyi bir frikikçiye ihtiyaç olduğu vurgulandı. Çünkü Rize takımı, stoperleriyle mücadelede sürekli faul almayı başarıyor ve duran toplar büyük önem taşıyordu.
Rizespor’un Oyun Stratejisi ve İlk Golün Garip Hikayesi
Rizespor, maç boyunca darbeli bir oyun sergileyerek Fenerbahçe’nin oyun kurmasını engellemeye çalıştı. Yakın temasta kalarak faul almayı başaran Rize, özellikle Samet gibi stoperleriyle mücadelede üstünlük kurmaya çalıştı. Fenerbahçe’nin ilk golü ise oldukça ilginç bir tesadüfle geldi. Topun kaleciden seker, direğe çarpıp Asensio‘nun önüne düşmesiyle gol oldu. Asensio, ofsayt pozisyonundan kıl payı kurtularak fırsatçılığını konuşturdu ve bu “piyango golü” maçın kaderini değiştiren ilk kıvılcım oldu.
Kırılma Anı: Rize’nin Kaçan Golü
İlhan Hoca’nın Rize takımını ofansif açıdan iyi hazırlamış olmasına rağmen, maçta bir kırılma anı yaşandı. Fenerbahçe 2-0 öndeyken, 24. dakikada John Duran net bir gol fırsatını değerlendiremedi. Gürcan Bilgiç, bu kaçan golün maçın dönüm noktası olduğunu belirtti: “O gole kadar çok etkili gelemiyordu Fenerbahçe takımı ama o golle birlikte ‘uygun, yapabiliriz’ dediler.” Bu an, Fenerbahçe’nin maça tekrar tutunmasını sağlayan psikolojik eşikti.
Fenerbahçe’nin Büyük Takım Refleksi ve Geri Dönüşü
İkinci yarıda gollerin hızlı gelmesiyle Fenerbahçe, gerçek bir büyük takım refleksi gösterdi. Özellikle 55 ile 65. dakikalar arasında atılan üç golle skor 3-2’ye geldi ve bu 10 dakikalık periyot, maçın akışını tamamen değiştirdi. Bu geri dönüş, sadece skor tabelasına yansımakla kalmadı, aynı zamanda camianın kendi kendini dövme alışkanlığını da sona erdirdi.
Öne Çıkan Oyuncular: Nene, Asensio ve Schriner
Maçın yıldızlaşan oyuncuları arasında şüphesiz bazı isimler öne çıktı:
- Nene: Yaptığı iki asistle (biri Talisca’ya, diğeri Ennes’e) takımın gol yükünü çeken isimlerden oldu.
- Asensio: Fırsatçılığı ve gole yakın oyunuyla fark yarattı.
- Schriner: Gerçek bir takım lideri kimliğini yeniden kazandığını gösterdi.
- İsmail Yüksek: Yükselen performansıyla dikkat çekti.
Tedesco’nun Taktiksel Hamleleri ve John Duran’ın Yükselişi
Teknik direktör Tedesco, maçtaki doğru hamleleriyle galibiyetin mimarlarından biri oldu. İlk 11 tercihleri ve oyun içindeki değişiklikleri büyük ölçüde takdir topladı.
Nene’nin Yeni Rolü
Tedesco, Nene‘yi çizgiye bastırmak yerine adeta ikinci santrafor gibi oynatarak farklı bir pozisyon ve görev verdi. Bu hamle, oyuncunun sahada daha gezgin olmasını sağlayarak Fenerbahçe’nin hücum çeşitliliğini artırdı.
Savunma Hattındaki Değişiklikler ve Tartışmalı Tercihler
Semedo’nun yokluğunda Mert’i oynatması doğal karşılanırken, sol bek mevkiinde Arch Brown’u geride tutup Levent’i öne çıkarması, ardından Levent’i sağ beke alıp sol beke Arch Brown’u sokması tartışmalı bir tercihti. Bu “mantıksız” değişiklik, 11’e 11 oynanırken yapılmış olmasına rağmen, Arch Brown’un gol atmasıyla sonuçlandı ve Tedesco’nun risk alma cesaretini gösterdi.
John Duran’ın Gelişen Oyunu
Maça ilk 11’de başlayan John Duran, oyun stiliyle dikkat çekti. Gerçekten duvar olabilen, topu tutabilen ve orta sahaya tekrar oynayabilen bir santrafor olduğunu gösterdi. Daha önceki agresif tavırlarının aksine, bu maçta takımın bir parçası olarak sırtı dönük oynaması, faul alması ve oyunu kenarlara yaymaya çalışması, gelişiminin önemli bir işaretiydi. Duran’ın varlığı, Talisca’yı da rahatlattı. Yorumcular, John Duran’ın ilerleyen haftalarda çok daha verimli olacağını belirtti.
Galibiyet Serisi ve Derbi Öncesi Güven
Fenerbahçe, bu sezon ilk kez galibiyet serisini 5 maça çıkararak önemli bir eşiği aştı. Milli takım dönüşleri sonrası yaşanan potansiyel sıkıntıları aşarak, hem camianın sinerjisini yakalaması hem de takımın kendine olan güvenini pekiştirmesi büyük önem taşıyordu. Bu görkemli galibiyet, derbiye kayıpsız girmelerini sağladı ve taraftarın takıma olan inancını pekiştirdi. Tedesco için de hangi oyuncudan neler bekleyebileceğini görmesi adına güzel bir maç oldu. Kazanma alışkanlığının gelmesi, takımın istikrarlı performansını sürdürmesi için kritik bir faktördür.
Sonuç
Rizespor karşısında alınan 5-0’lık farklı galibiyet, Fenerbahçe için sadece üç puan değil, aynı zamanda derbi öncesi büyük bir moral ve özgüven kaynağı oldu. Takımın geri dönüş refleksi, Tedesco’nun doğru hamleleri ve bazı oyuncuların yükselen performansları, camianın kenetlenmesi açısından kritik bir rol oynadı. Bu galibiyetle birlikte, Fenerbahçe hem ligdeki iddialı konumunu pekiştirdi hem de kazanma alışkanlığını sürdürerek gelecek maçlar için umut verdi.
