İyi akşamlar. Geride bıraktığımız maçla ilgili olarak şunu söylemeliyim ki, ilk 15-20 dakikalık bölüm oldukça dengeli geçti. Ancak bu sürenin ardından oyunun kontrolünü tamamen ele geçirdik. İlk yarının sonuna kadar oldukça agresif ve tempolu oynayarak rakibi kendi yarı sahasında tuttuk, pozisyonlar bulmaya çalıştık.
VAR Kararı ve Hakem Yorumları
Maçın ilk yarısında VAR’ın devreye girdiği önemli bir pozisyon yaşandı. VAR hakemi çağırdı ve pozisyonun penaltı olduğunu belirtti. Ancak orta hakem televizyona gidip kendi yorumunu kattı ve penaltı olmadığına karar vererek kararı iptal etti. Türkiye’de VAR’ın penaltı olarak çağırdığı bir pozisyonun, orta hakemin kendi yorumuyla iptal edilmesinin sık rastlanan bir durum olduğunu düşünmüyorum. VAR, pozisyonu ağır çekimde inceleyip penaltı kararı verdikten sonra hakemi çağırıyor. Hakem arkadaşlar sağ olsunlar, bizim maçlarda güzel maçlar yöneterek adeta bütün hakemliklerini kanıtlamaya çalışıyorlar. Diğer maçlarda verilen penaltılara baktığımızda, hakem VAR’a gidip direkt penaltıyı veriyor, kimse iptal etmiyor.
İkinci Yarı ve Beraberlik
İkinci yarıya da iyi başladık ve ilk 15 dakikalık bölümde kontrol yine bizdeydi. Bilal’in girdiği güzel bir pozisyonda penaltı kazandık ve öne geçtik. Ancak klasikleşen bir sorunumuz var: maalesef her maçta öne geçtikten hemen sonra oyundan kopma, oyunu rakibe verme eğilimindeyiz. Yediğimiz gol yine bireysel bir hatadan kaynaklandı. Arka arkaya bu kadar bireysel hatanın kaç kere olacağını artık bilemiyorum. Futbolda bunun bir çalışması ya da önlemi yok gibi duruyor. Bunu oyuncularımızın yaşadığı bir şanssızlık olarak adlandıralım. Yediğimiz golden sonra takımın motivasyonu ve psikolojisi bozuldu. Taraftarı da biraz kaybettik. Hatta ilk golden sonra ikinci golü de yiyebilirdik. Rakibe pozisyonlar vermeye başladık ama skor 1-1 bitti. Şimdilik bu kadar.
Takım Psikolojisi ve Güven Sorunu
Takım, kazanma alışkanlığı elde edemediği için oyuncuların psikolojisi ve motivasyonu doğal olarak biraz bozuk. Hatta 2-0 öne geçtiğimiz maçlarda bile oyuncularımız sürekli bir tedirginlik yaşıyorlar; “Yine mi gol yiyeceğiz?”, “Berabere kalacağız mı?”, “Kaybedeceğiz mi?” gibi endişeleri var. Oyuncularla bunları konuştuk. Aslında olmaması gereken bir tedirginlik bu ama futbolda bunlar yaşanabiliyor.
Samsunspor Analizi
Bu arada Samsunspor’u da tebrik etmek lazım. Gerçekten iyi bir kadro kurmuşlar, iyi oyunculara sahipler. Avrupa’da da ülkemizi iyi bir şekilde temsil ediyorlar. Samsunspor’un hiç zayıf bir takım olmadığını belirtmek isterim. Onların iyi kadrosu elbette bizi kısmen etkilemiştir. Ancak futbol sahada oynanır ve hakem düdüğü çaldıktan sonra oyuncular sadece maça konsantre olup en iyi performanslarını vermeye bakarlar. Çok fazla etkilendiklerini düşünmüyorum.
Transfer ve Mevcut Kadro
Transfer konusu benim konumum değil. Ben geldiğimde transfer dönemi zaten kapanmak üzereydi, bitmişti. Ben mevcut takımla elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Daha önce de belirttiğim gibi, transfer döneminin son bölümünde iki Türk oyuncu alabildik.
Beşiktaş’ın Köklü Sorunları
Oyuncuların maç kazanma alışkanlığı olmadığı zaman bir güven sorunu yaşanması doğal bir gerçektir. Hele ki Beşiktaş gibi şampiyonluk ve kupalar hedefleyen büyük bir camiada oynuyorsanız ve geride kalıyorsanız, bu durum daha da belirginleşir. Bu sorun bugünün sorunu değil, yaklaşık 4-5 senedir aynı problem yaşanıyor. Bir türlü camiamızın beklediği hedef doğrultusunda hareket edemiyoruz. Bunun birçok problemi var ama bunları konuşmanın yeri burası değil. Ancak çocuklar iyi niyetliler, iyi mücadele ediyorlar. Oyunun belli bölümlerinde oyunun üstünlüğü bizdeydi ama rakibe pozisyonlar da verdik. Oyunun gidişatı; öne geçiyorsunuz, sonra geri düşüyorsunuz, oyuncuların psikolojisi bozuluyor. Oyun içerisinde sorunlar yaşayabiliyorsunuz.
Geleceğe Dair Umutlar ve İhtiyaçlar
Ben zamanla düzeleceğini düşünüyorum. Şu an sıkıntı yaşıyoruz ama düzelecek diye ümit ediyorum. Samsunspor’u da hafife almamak lazım, gerçekten iyi bir kadro kurmuşlar, iyi oyunculara sahipler. Çok koşan, mücadele eden bir takım. Oyunun zor olacağını zaten maçtan önce bekliyorduk. İç saha maçında daha tempolu, daha agresif olabilirdik. Bugünkü müsabakada önemli eksiklerimiz de vardı. Sıkıntılar yaşıyoruz ama bunlar çözülmeyecek sıkıntılar değil. Daha önce de söyledim, biraz zaman lazım, bir iki tane transfer dönemi lazım toparlanmak için. Bu yüzden biraz zamanla çözülemeyecek sorunlar değil bunlar.
Son dönemlerde takımın fiziksel olarak güçlendiğini söyleyebilirim. Oyunsal anlamda da takım kötü bir oyun oynamıyor. Taraftarı arkasına alıp iyi mücadele ediyorlar, koşuyorlar. Ama bazı sıkıntıları çözmek çok kolay değil. Dediğim gibi, biraz zaman lazım, bir iki tane transfer dönemi lazım bize bunu çözmek için. Eksiklerimiz var. Rafa Silva, sezon başında taraftarımızın, yönetimimizin, başkanımızın çok ümit bağladığı bir oyuncu. Tamamen onun üzerine kurulmuş bir kadro ama oyuncu ortada yok. Onu kaybettik. Şimdi Orkun’un iki maçlık cezası var, o da bizim için çok önemli bir oyuncu. Bazı sıkıntılar yaşıyoruz. Oyuncu anlamında da sıkıntılar yaşıyoruz. Çözülemeyecek problemler değil, sadece biraz zaman lazım. Bir iki transfer döneminde kadroyu ciddi şekilde güçlendirmemiz gerekiyor. Neler olacağını, neler yapılması gerektiğini biliyoruz ama şu anda önümüzde bunları çözecek bir durum yok. Şu anda sadece mevcut kadromuzla yapabileceğimizin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Taraftar da doğal olarak memnun değil. Skorlardan kazanmak, 3 puan almak istiyorlar. Ama futbolda bazen sonuçlar gelmeyebilir. Bu oyun çok canlı bir oyun, buna da hazırlıklı olmak lazım. Ama düzeltilemeyecek problemler değil.
Geçmiş ve Günümüz
O dönemle bu dönem çok farklı dönemler. İkinci şampiyonluktan sonraki sene çok ağır bir maç periyoduna girmiştik. Şampiyonlar Ligi bizi çok zorladı, çok sert takımlarla oynadık ama o zaman kadromuz çok iyiydi. Ciddi sakatlıklar verdik, problemler yaşadık ve doğal olarak düştük. Aslında beklenti çok büyüktü, o dönemde beklentilere cevap veremedik. Şampiyonlar Ligi bizi çok zorladı, çok sakatlık verdik. Orada bir değişim yaşandı. Ama şimdi durum aynısı gibi değil, aynı durumda değiliz. Şu anda 4-5 seneden gelen çok ciddi bir güvensizlik var artık. Güvensizlik işte gelen hocaya, değişen başkana, bir türlü düzelmeyen skorlar, düzelmeyen sonuçlar. Beşiktaş her zaman hedefe oynar, her zaman şampiyonluğa oynar. 4-5 senedir maalesef bunu oynayamıyoruz, o hedefe gidemiyoruz. Birçok sebebi var bunun, siz de zaten birçok sebebini yazıyorsunuz.
Sonuç: Düzeltebilir miyiz?
Aslında doğru soru bu olmalı: düzeltebilir miyiz? Evet, düzeltebiliriz ama güvenmek lazım, biraz zaman vermek lazım, biraz da beklemek lazım. Herkes çok sabırsız. Taraftarımız da doğal olarak sabırsız. Sonuç almak istiyorlar. Siz de sabırsızsınız. Twitter’larda, sosyal medyalarda inanılmaz ilginç şeyler dönüyor, kaos ortamı yaratılmaya çalışılıyor. Bana sorarsanız çok da bir kaos ortamı yok. Ortamı bildiğimiz için, ne olup ne bittiğini gördüğümüz için bize göre çok bir kaos ortamı yok. Sonuçlar iyi değil mi? Evet, sonuçlar iyi değil ama kesinlikle ahlanıp vahlanacağımız bir durum yok. Daha sonra olabilir ama şu an için böyle bir durum olmadığını söyleyebilirim.
Hazırlanacağız, planlarımızı yapacağız, programımızı yapacağız. Ondan sonra duruma bakacağız. Neler olacağını hep beraber göreceğiz. Tabii ki şu an için hiç kimse mutlu değil. Taraftarımızın mutlu olmaması normal. Biz de mutlu değiliz, oyuncularımız da mutlu değil. Gerçekten çok üzülüyorlar bu sonuçlara çünkü ben bireysel ve grup toplantıları yapıyorum, onlar da üzülüyorlar bu duruma. Ama bunlar çözülemeyecek problemler değil. Zaman içerisinde hepsini çözmeyi düşünüyoruz. Ona göre planımızı yapıyoruz. Ümraniye’de birçok birim kurduk, farklı farklı birimler, ciddi çalışmalarımız var bundan sonrasıyla ilgili. Bakalım, elimizden geldiğince durumu toparlayıp düzeltmeye çalışacağız. İnşallah taraftarımızın, camiamızın istediği seviyeye getirebiliriz. İyi akşamlar. Teşekkür ederim.
