Beşiktaş’taki Kriz Derinleşiyor: Sahadan Yönetime, Taraftardan Kadroya Sorunlar
Beşiktaş, son dönemde hem saha içinde hem de yönetimsel anlamda ciddi bir istikrarsızlık yaşıyor. Taraftarların büyük beklentilerle geldiği maçlarda alınan kötü sonuçlar, camia içinde derin bir hayal kırıklığına yol açtı. Bu yazımızda, Beşiktaş’taki mevcut durumu, taraftarın tepkilerini, oyuncu performanslarını ve kulübün iç dinamiklerini detaylıca ele alıyoruz.
Beşiktaş’ta İstikrarsızlık ve Taraftarın Haklı Tepkisi
Beşiktaş’ta işlerin birbirine karıştığı, doğru bir yolun bulunamadığı bir dönem yaşanıyor. Ne olacağı, nasıl biteceği belirsizliğini korurken, maalesef kulüp içindeki “trol” faaliyetlerinin de bu karmaşayı artırdığı belirtiliyor. Tüm bu olumsuzluklar Beşiktaş’ın aleyhine işliyor. Taraftarların haklı tepkilerini dile getirmekten çekinmemek gerekiyor. Tribünlere gelmek için cebindeki biriktirdiği parayla gelen taraftarların üzülmesi ve kızması gayet doğal. Bilet fiyatlarının da hiç azımsanmayacak seviyelerde olduğu göz önüne alındığında, taraftarın fedakarlığı daha da anlam kazanıyor.
Son maçlarda alınan sonuçlar bu hayal kırıklığını daha da pekiştiriyor:
- Beşiktaş 1 – Gençlerbirliği 2 (evinde)
- Beşiktaş 2 – Fenerbahçe 3
- Beşiktaş 1 – Samsunspor 1 (bugün)
Kulübün istikrarı yakalamadığı sürece teknik direktör veya yönetim değişikliğinin bir faydası olmayacağı, Albert Einstein’ın “aynı şeyleri deneyerek farklı sonuçlar elde edemezsin” sözüyle vurgulanıyor. Beşiktaş’ın mevcut durumu, şaşkınlık ve taraftar tepkisinden kaynaklanan bir kısırdöngüye işaret ediyor. Stadyuma gelen çoluk çocuk taraftarların yarattığı güzel atmosfer, alınan kötü sonuçlarla gölgeleniyor.
Saha İçi Performans ve Oyuncu Eleştirileri
Büyük takımlarda özellikle atan ve tutan yani forvet ve kaleci gibi kilit mevkilerin önemi büyüktür. Beşiktaş’ın saha içindeki performansı, özellikle bazı oyuncuların durumuyla doğrudan ilişkili. Oyunun Beşiktaş’a zevk vermediği, büyük takımlarda atanın ve tutanın çok önemli olduğu belirtiliyor.
Vincent Aboubakar Eleştirisi
Beşiktaş, santrafor Vincent Aboubakar‘dan bir türlü beklenen verimi alamıyor. Kendisiyle karşılaştırılan rakip takım oyuncusu N’Diaye‘nin çok daha aktif olduğu ve iyi oynadığı görülüyor. Aboubakar’ın geldiğinden beri etkisiz olduğu, sadece kolay rakiplere karşı bir şeyler yapabildiği ve goller attığı belirtiliyor. Saha içinde neredeyse 10 kişi oynama hissiyatı yarattığı dile getiriliyor. Özel hayatındaki dağınıklık ve disiplinsizlik, onun performansını olumsuz etkileyen bir faktör olarak gösteriliyor. Bir oyuncuyu transfer ederken, özellikle büyük paralar ödendiğinde, “7 sülalesini araştırmanız gerekir” denilerek oyuncunun geçmiş verilerinin de göz önünde bulundurulması gerektiği vurgulanıyor. Hatta Premier Lig ve Roma dönemlerinde de benzer sıkıntıları yaşadığına dikkat çekiliyor.
Kadro Mühendisliği ve Eksiklikler
Beşiktaş’ın eski transferlerinden Arthur Masuaku ve Gedson Fernandes gibi isimlerin arandığı vurgulanıyor. Özellikle Masuaku‘nun satın alma opsiyonu Beşiktaş’tayken, oyuncunun gitmek istemesi ve o zamanki başkan Serdar Adalı’nın bunu büyük bir zevkle karşılayarak gitmesine izin vermesi, kulübün yerini dolduramadığı bir boşluk yarattı. Benzer şekilde, Gedson Fernandes‘in de gitme isteği, oyuncunun kulüple bağlarını kopardığında geri dönmenin ne kadar zor olduğunu gösteriyor. Yeni yönetimin eski transferleri elinin tersiyle itmeye çalışması, takımın kadro kalitesini düşüren önemli bir etken olarak eleştiriliyor. Albilal’in ortada oynamasının Beşiktaş’a daha büyük hareketlilik getirdiği, Sergen Yalçın Hoca’nın da zaman zaman bu oyuncuyu oynattığı belirtiliyor.
Kulüp İçi Çekişmeler ve Yönetim İstikrarsızlığı
Beşiktaş’ın yaşadığı istikrarsızlığın sadece saha içiyle sınırlı kalmadığı, kulübün kendi içinde de büyük bir mücadelenin olduğu belirtiliyor. Eski ve yeni başkanlar, üst düzey yöneticiler arasında devamlı bir didişme hali var. Son mali kongrede yaşanan olaylar, bu iç çekişmenin somut bir örneği olarak gösteriliyor. Serdar Adalı’nın son 6 aylık döneminin ibra edilip, 20 günlük bir süreç için büyük hadiseler çıkması, kulüpteki farklı fraksiyonların yarattığı zararı gözler önüne seriyor. Bu durumun direkt olarak sahadaki performansa yansıdığı, kötü bir yönetime veya başkana sahip olunmamasına rağmen (Şampiyonluk yaşamış bir Beşiktaş efsanesi olan Sergen Yalçın gibi bir hoca olmasına rağmen) başarının bir türlü gelmediği ifade ediliyor. Kadro kalitesi kağıt üzerinde Samsunspor, Göztepe, Trabzonspor, Gaziantep, Alanyaspor gibi takımlardan daha aşağıda olmasa da, başarı bir türlü gelmiyor.
Samsunspor Maçı Analizi: Hedef Şaştı
Beşiktaş için Samsunspor maçı, üçüncü sıra hedefi ve sonrası zorlu Trabzonspor deplasmanı öncesi bir “hedef maç” niteliğindeydi. Ancak Samsunspor, şu an Konferans Ligi lideri ve muhtemelen ilk 8’e girecek bir takım olarak, her skoru oynayabilen, iyi savunma yapabilen, geriye düştüğünde topa sahip olup atak geliştirebilen bir ekip. Trabzonspor deplasmanında 1-0 geriye düşüp ikinci devreyi tek kaleye çevirmeleri ve golü bulmaları bunun bir göstergesi. Üstelik birçok eksik oyuncuları olmasına rağmen (kanat oyuncusu Eyecan, stoperler gibi).
Maçın başlangıcında Samsunspor’un ilk 20 dakikada üç net pozisyonu vardı. Beşiktaş 20-45 arasında oyun üstünlüğünü ele alsa da, şutlarla pozisyona girse de gol bulamadı. İkinci devrenin başında penaltıyla öne geçilmesine rağmen, Beşiktaş’ın Samsunspor gibi reaksiyon verebilen bir takımı yenebilmesi için 2 veya 3 gol bulması gerekiyordu. Samsunspor’un fiziksel anlamda çok iyi, organize bir takım olması ve rakibe zaman ve alan bırakmaması, Beşiktaş’ın işini zorlaştırdı. Maç 1-0’dan sonra düelloya döndü ve net pozisyonlara giren taraf çoğunlukla Samsunspor oldu.
Geleceğe Yönelik Çözüm Arayışları ve Transfer İhtiyacı
Beşiktaş’ın iç sahada bu kadar puan kaybetmesi kabul edilemez bir durum. Beşiktaş, geçmişte böyle şeyler görmedi. Taraftarın motivasyonunu artıran Samsunspor başkanının açıklamaları bile yeterli olmadı. İştahında bir sıkıntı olmamasına rağmen, doğru oyun kurgusu ve oyuncu kalitesi konusunda hala sorunlar mevcut. Eğer ara transfer dönemi için bir planlama yapılıyorsa, bunun sezon sonuna bırakılması öneriliyor. Takviye şart olduğu net bir şekilde görülse de, kulüp içindeki köklü sorunlar çözülmeden kalıcı bir başarının gelmesi zor görünüyor.
Fenerbahçe Teknik Direktörü Domenico Tedesco’dan Rizespor Maçı Yorumları
Fenerbahçe Teknik Direktörü Domenico Tedesco, Rizespor maçı öncesi şu açıklamalarda bulundu: “Rizespor topla oynamayı seven bir takım. Futbol oynamaya çalışıyorlar. 4-3-3 ile güçlü oynuyorlar. Papa Nicolao merkezde topları istiyor. Kaybedecek bir şeyleri yok. Bize karşı %200’le oynayacaklardır. Biz de kazanmak için sahada olacağız.”
Milli takım oyuncusu ve Fenerbahçe futbolcusu Mert Müldür hakkında ise Tedesco, “Futbolcularıma maksimum saygı gösterilsin istiyorum. Fenerbahçe’de olmalarının bir sebebi var. Ben de onlara sahip olduğum için mutluyum.” ifadelerini kullandı.
