Milli Takımımızın Bulgaristan karşısındaki 2-0’lık galibiyeti, Türk futbolunun içinde bulunduğu çalkantılı dönemde adeta ilaç gibi geldi. Bu galibiyetin detaylarını, oyuncu performanslarını ve gelecek İspanya maçı öncesi beklentileri ele alacağımız bu yazıda, milli takımımızın sahadaki duruşunu ve taktiksel yaklaşımlarını değerlendireceğiz.
Türk Futbolundaki Karamsar Tabloya Bir Nefes
Abdullah hocanın da belirttiği gibi, teknik olarak harika bir maç izledik. Günün önemi açısından beklentimiz galibiyetle ayrılmaktı. Türk futbolunun yaşadığı üzücü ve sıkıntılı süreç, kaos ortamı ve bahis olayları gibi sorunlar, oyuncuları da mutlaka etkilemiştir. Böylesine karamsar bir tablo içerisinde alınan bu galibiyet, Türk futboluna adeta can suyu oldu.
Bulgaristan Maçının Değerlendirmesi ve Rakip Analizi
Rakip takıma baktığımızda, geçmişteki 6-1’lik müsabakadan bu akşam sadece dört oyuncunun kadroda yer aldığını görüyoruz. Bulgaristan takımı, yeni gelen altyapı hocası ve yardımcılarıyla birlikte bir arayış içerisinde. Bir iskelet oluşturmaya çalışıyorlar. Dolayısıyla kendi iskeletini oluşturmaya çalışan, futbolunu geliştirmeye çalışan bu takım karşısında favori olmamız gayet doğal. Ancak kendi kalitemizi tam anlamıyla ortaya koyabilmek için İspanya gibi güçlü rakipler karşısında oynayacağımız futbol belirleyici olacaktır.
Maçın genelinde rakip, kalabalık bir savunmayla geriye geldi. Özellikle her iki kanat forveti de defansı kalabalık tutarak merkezi sıkıştırdı. Bunu açmakta zorlandık. İkinci yarıda ise onlar öne çıkarak bizi sıkıntıya sokan anlar yaşattılar.
Bireysel Performanslar ve Disiplin Anlayışı
Arda Güler: Yetenek ve Disiplin Dengesi
Bireysel oyunculara baktığımızda Arda Güler, bu akşam oldukça silik bir performans sergiledi. Arda gibi Avrupa klasında kabul görmüş bir oyuncunun, bir karar sonrası İsmail’in mücadelesini seyrederken yaptığı el hareketi nedeniyle sarı kart görmesi kabul edilemez. UEFA hakem otoritesi, bu tür eylemlere karşı sıfır tolerans göstermektedir. Bu seviyede bir futbolcunun bunu yapmaması gerekir. Oyuncularımızın bu konuda bilinçlenmesi ve milli takıma kadar sirayet eden bu tür disiplinsizliklerin önüne geçilmesi şarttır.
Kenan Yıldız’dan Göz Kamaştıran Performans
Bu akşam ise Kenan Yıldız‘ın performansına hayran kaldık. Başımızı döndüren bir performans sergiledi. Sol tarafı adeta otoban gibi kullanarak sürekli gidip geldi ve rakip defansı yıprattı.
Takım Yapısı ve Forvet Tartışması
Pivot Santrafor Eksikliği ve Ortaların Akıbeti
Maç önü yayınında da konuşulduğu üzere, kanat ortalarımızda pivot santrafor eksikliği yaşıyoruz. Ortalarımız kaleye paralel geçiyor ve arka direkte sürpriz golcülerimiz gelmeyince pozisyonlar sonuçsuz kalıyor. Mevcut kadroda pivot santrafora uygun bir profilimiz olmadığı için set oyunlarında etkili olamıyoruz. Kerem Aktürkoğlu gibi oyuncular gezgin bir profile sahip ve bu oyun yapısına tam uymuyor. Abdullah hocanın da belirttiği gibi, Deniz Gül gibi oyuncular bu role uygun olsa da yeterince süre alamıyor.
Özellikle ilk yarıda kendi sol tarafımızı Kenan Yıldız’la oldukça etkili kullandık. Ancak topları çok yüksek attık ve rakibin boy avantajına takıldık. Topları mümkün olduğunca yerden buluşturmak daha faydalı olabilirdi.
Duran Topların Önemi ve Hakan Çalhanoğlu’nun Etkisi
Set hücumunu çok efektif oynayan bir takım değiliz. Nitekim bu akşam attığımız iki gol de duran toplardan geldi. Biri penaltı, diğeri ise Hakan Çalhanoğlu‘nun kalecilerin en sevmediği bölgeye, savunma bloğunun arasına kestiği tehlikeli bir toptan geldi. Hakan’ın bu tür ortaları gol vuruşu kalitesindedir.
İspanya Maçı: Kalite ve İsyan Beklentisi
Milli takım olarak görevimizi yaptık ve Bulgaristan’ı mağlup ettik. Ancak salı akşamı İspanya karşısında daha farklı bir oyun bekliyorum. Belki neticeyi alamayız ama 6-0’lık geçmiş mağlubiyetimizin ardından İspanya’ya karşı bir isyan etmemiz gerekiyor. Biz 6-0 yenilecek bir takım değiliz. O günkü plan yanlış olsa da, dünya sıralamasında birinci olan bir takımla oynasak da, salı günü daha iyi bir milli takım izleyeceğimize inanıyorum. Uluslar Ligi’nde A Ligine yükselmiş bir takım olarak İspanya’ya karşı kalitemizi sahaya yansıtmalı ve “biz buranın takımıyız” diyebilmeliyiz.
Milli Araların Sıklaşması ve Oyuncu Sağlığı
Türk futbolundaki çalkantılar, milli futbolcularımızı da etkilemiştir. Napoli Başkanı De Laurentiis’in açıklamaları haklılık payı taşıyor; oyuncular gerçekten çok fazla maç yapıyorlar. Eskiden bu kadar milli maç arası olmuyordu. Kaan Ayhan’ın sakatlığı gibi olaylar kulüpleri de endişelendiriyor. Avrupa, Kupa, Lig derken oyuncular hiç dinlenemiyor. Playoff’lara hazır bir milli takım için sakatlık yaşamamamız ve oyuncuların kendilerine iyi bakmaları gerekiyor.
Montella’nın Forvet Yaklaşımı ve Skorer Oyuncular
Montella’nın santrafor arayışında olduğunu düşünmüyorum. Çünkü Kerem Aktürkoğlu, Barış Alper Yılmaz, Yunus Akgün, Hakan Çalhanoğlu, Kenan Yıldız, Arda Güler gibi birçok gol üreten oyuncumuz var. Hakan Çalhanoğlu’nun milli takımdaki gol sayısı neredeyse 30’a yaklaştı ve Tuncay Şanlı’yı yakaladı. Çok fazla skor üreten oyuncumuz varken, klasik bir santraforla oynamak Montella’nın renkli oyun sistemini bozabilir ve bizi sığ bir futbol anlayışına itebilir.
Playoff Süreci ve Kart Ceza Kuralları
Hüseyin Özkök’ün aktardığı bilgiye göre, sarı ve kırmızı kart cezaları playofflara taşınıyor. Hatta yüksek kırmızı kart cezaları Dünya Kupası’na kadar devam edebiliyor. Bu durumun doğruluğu teyit edilmiş olsa da, bazı yorumcular eleme süreci bittikten sonra playoffların yeni bir turnuva olarak değerlendirilmesi ve kartların sıfırlanması gerektiğini düşünüyor. Oyuncuların Mart ayının son haftasındaki playofflara formda gelmeleri büyük önem taşıyor. Playoff rakibimiz ise 20 Kasım’da belli olacak, Uluslar Ligi’nin karmaşık yapısı nedeniyle bu süreç biraz belirsiz.
Sonuç
Bulgaristan galibiyeti moral açısından önemli bir adım olsa da, milli takımımızın önünde İspanya gibi zorlu bir viraj ve ardından kritik playoff maçları bulunuyor. Montella’nın oyun sistemine adaptasyon ve oyuncuların fiziksel durumu bu süreçte belirleyici olacak. Türk futbolunun genelindeki sorunlara rağmen, milli takımımızın sahada göstereceği performans, gelecek adına umutları yeşertecektir.
