A Milli Takım Hedefleri, Bahis Skandalı ve Dev Transfer Hareketliliği: Futbolun Nabzı Son Sayfa’da!
A Spor ekranlarında yayınlanan Son Sayfa programına hoş geldiniz. Bu bölümde Güvenç Kurtar ve Burak Sarıaslan ile birlikte futbol gündeminin sıcak başlıklarını ele aldık. A Milli Takımımızın Dünya Kupası yolculuğundan, Türkiye futbolunu sarsan bahis operasyonuna, Galatasaray ve Beşiktaş’taki son transfer gelişmelerine kadar birçok konuyu masaya yatırdık. Keyifli okumalar!
A Spor Son Sayfa’dan Merhaba!
A Spor ekranlarından herkese merhaba. Son Sayfa programına Güvenç Kurtar ve Burak Sarıaslan ile birlikte hoş geldiniz. Bu gece üç saat boyunca birlikteydik. Burak, bugün biraz canının sıkkın olduğunu, bu yüzden futboldan konuşarak kafa dağıtmak istediğini belirtti. Güvenç Hoca ise haftaya Paris’e gideceğini ve buradan izleyicilere selam gönderdi. Hollanda’dan Sinan Güngör, Mecidiyeköy Lisesi mezunları ve Yıldırımay Eyüpoğlu gibi birçok kişiye selamlarını iletti. Bu samimi başlangıcın ardından, program futbol gündemine hızla giriş yaptı.
A Milli Takımımızın Dünya Kupası Yolculuğu
Programın ilk ciddi gündemi A Milli Takımımız oldu. Yaklaşan Bulgaristan ve İspanya maçları öncesinde Dünya Kupası’na gitme heyecanı dile getirildi. Hedef, Amerika kıtası (Kanada ve Meksika dahil) olarak belirtildi.
Güvenç Kurtar’dan İyimser Beklentiler
Güvenç Kurtar, Sofya’daki Bulgaristan maçını farklı kazandığımızı hatırlatarak, bu maçtan da farklı bir sonuç beklediğini ifade etti. İspanya maçının ilk karşılaşmadaki gibi olmayacağını, hatta yenebileceğimizi düşündüğünü söyledi. Avaraj farkını kapatma potansiyelimize dikkat çekti. Montella’nın kadro seçimlerinin futbol kamuoyunda kabul gördüğünü, eleştirilerin nadir olduğunu belirtti. Montella’nın Euro 2024 başarısının ardından Dünya Kupası’na katılması halinde tarihe geçeceğini vurguladı.
Burak Sarıaslan’dan Rakipler ve Olasılıklar
Burak Sarıaslan, Bulgaristan maçında sürpriz beklemediğini, İspanya maçına kadar kayıpsız ilerleyeceğimizi düşündüğünü dile getirdi. İspanya’nın +15 averajı olduğunu ve henüz gol yemediğini belirterek, direkt Dünya Kupası’na gitmenin “mucize” olacağını ifade etti. Şu anki hedefin ikincilikten gitmek olması gerektiğini savundu. Montella’nın ilk İspanya karşılaşmasının skoruna inanmadığını ve rövanş maçına galibiyet hedefiyle çıkacaklarını söyledi. Milli takımın her hafta daha da geliştiğini, oyuna sonradan girenlerin etkisinin arttığını ve gelecekte turnuvalarda sürpriz yapabilecek potansiyele sahip olduğumuzu ekledi.
Teknik Direktör Montella ve Takımın Gelişimi
Montella’nın kadro seçimleri genellikle kabul görüyor. Futbol kamuoyu, yabancı hocalardan Luçescu döneminde olduğu gibi çok fazla tartışma yaşamadı. Sadece Samet Akaydın’ın kontenjanı üzerine bir miktar tartışma olsa da, genel olarak hocanın kararları onay görüyor. Başarı geldikçe eleştirilerin de azaldığı gözlemleniyor. Milli takımın Euro 2024’e katılımı ile önemli bir başarıya imza atıldığı ve şimdi sıradaki hedefin Dünya Kupası olduğu vurgulandı.
Futbolseverlerden Yorumlar ve Tarihi Karşılaştırmalar
Programda izleyicilerden gelen sorular ve yorumlar da değerlendirildi.
İspanya Kadrosu ve 2002 Brezilya Benzerliği
Mehmet Ekiman, İspanya’yı Dünya Kupası’nı kazanma şansı en yüksek takımlardan biri olarak gördüğünü belirtti. Grubumuzda olmalarının bir “kader” olduğunu, tıpkı 2002 Dünya Kupası’nda Brezilya ile iki kez karşılaşmamız gibi. O dönemki Brezilya kadrosunun (Ronaldo, Ronaldinho, Roberto Carlos, Rivaldo, Dida, Kaká, Gilberto Silva, Lúcio) tarihin en iyilerinden biri olduğu konusunda yorumcular hemfikir oldu.
Genç Yetenek Yamal: Yetenek ve Saha Dışı Tartışmaları
Genç İspanyol oyuncu Yamal da gündeme geldi. İlk başlarda sempatik bulunsa da, son zamanlarda saha dışı hareketleri nedeniyle antipati toplamaya başladığı belirtildi. Yetenekli oyuncuların saha dışı hayatlarını iyi yönetemediklerinde kariyerlerinin olumsuz etkilendiği örnekleri (Neymar) üzerinden bir değerlendirme yapıldı. Messi’nin ise profesyonel bakış açısı ve özel hayatını gizli tutmasıyla bu konuda farklı bir yerde olduğu vurgulandı.
Türkiye Futbolunu Sallayan Bahis Skandalı
Futbol gündeminin en sıcak başlıklarından biri olan bahis operasyonu, programda geniş yer buldu.
Milli Takım Üzerindeki Etkisi ve Operasyonun Yönetimi
Metehan Bey’in “bahis operasyonu milli futbolcuları etkiledi mi?” sorusu üzerine Güvenç Kurtar, milli takım oyuncularını etkilemeyeceğini, çünkü bu durumun “malumun ilanı” olduğunu ifade etti. Burak Sarıaslan ise bu olayın sadece bir “kıvılcım” olduğunu, operasyonun yanlış yönetildiğini ve isimlerin erken sızdırılmasıyla futbolcuların itibarlarının zedelendiğini dile getirdi. Zorbay Küçük, Ersin Destanoğlu, Necip Uysal gibi isimlerin adının geçmesinin, ileride bu isimlerin kariyerlerini etkileyeceğini belirtti.
Futbolculara Verilen Cezalar ve Adil Mi?
Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) tarafından 102 futbolcuya 45 gün ile 12 ay arasında hak mahrumiyeti cezaları verildiği haberi paylaşıldı. Eren Elmalı’ya 45 gün, Metehan Baltacı’ya 9 ay, Konyasporlu Ndidi ve Ali Şaşal Vural’a 12 ay ceza verildiği belirtildi. Cezaların tahkimde indirilebileceği, ancak zaman aşımı (5 yıl) süresi nedeniyle eski olayların bazılarını kapsamadığı konuşuldu. Genç oyunculara verilen ağır cezaların, TFF’nin gençleri teşvik etme politikasıyla çeliştiği ve adaleti sorguladığı dile getirildi. Güvenç Kurtar, milli futbolcuların şike yapmak gibi bir niyetleri olmadığını, ancak genç oyuncuların küçük miktarlarda ‘harçlık’ için bahis oynamış olabileceklerini belirtti.
Bahis Şirketleri ve Kulüp Sponsorlukları: Bir Tezat
Bahis sektörünün kulüplere büyük sponsorluk gelirleri sağladığı gerçeğiyle, futbolcuların bahis oynamasının yasak olmasının bir tezat oluşturduğu vurgulandı. Palmeras gibi kulüplerin bahis şirketlerinden milyonlarca avro gelir elde etmesi örnek gösterildi. Bu durumun, konunun derinliğini ve karmaşıklığını ortaya koyduğu belirtildi.
Galatasaray’da Transfer Ateşi: Ademola Lookman Gündemi
Programın ilerleyen dakikalarında Galatasaray’daki transfer dedikodularına geçildi.
Abdullah Kavukçu’dan Avrupa Hedefi ve Cazibe Merkezi Galatasaray
Galatasaray Sportif Başkan Vekili Abdullah Kavukçu’nun açıklamaları gündeme geldi. Kavukçu, Galatasaray’ın 5 yıl içinde Avrupa’dan kupa getirme hedefi olduğunu ve kulübün artık bir “global cazibe merkezi” haline geldiğini belirtti. Birçok futbolcunun Galatasaray’a gelmek istediğini ve kendilerine haber yolladıklarını ifade etti. Bu durumun, ligdeki başarılar ve Şampiyonlar Ligi’ndeki iyi performansla sağlandığı vurgulandı.
Ademola Lookman Transferi: Artıları, Eksileri ve Barış Alper Kıyaslaması
Son günlerde Galatasaray ile adı geçen Ademola Lookman transferi masaya yatırıldı. Geçtiğimiz sezon Atalanta’daki başarılı performansına rağmen bu sezon düşüş yaşadığı ve mutsuz olduğu belirtildi. Okan Buruk’un da istediği bir isim olduğu bilinen Lookman’ın, Galatasaray’a gelme isteğinin güçlü olduğu ifade edildi. Lookman’ın Galatasaray’a katkı sağlayıp sağlamayacağı, Barış Alper Yılmaz ile kıyaslanması ve potansiyel bonservis bedeli (45-55 milyon avro) üzerine konuşuldu. Lookman’ın daha çok kaleyi düşünen, bitirici bir oyuncu olduğu, Barış Alper Yılmaz’ın ise pas vermeyi ve asist yapmayı tercih ettiği vurgulandı. Güvenç Kurtar, Barış Alper’den bu kadar çabuk vazgeçilmemesi gerektiğini savundu.
Galatasaray’ın Hücum Hattı Nasıl Şekillenecek?
Lookman’ın gelmesi durumunda Galatasaray’ın hücum hattının nasıl şekilleneceği tartışıldı. Sane ve Lookman’ın ofansif anlamda büyük güç olacağı, ancak Şampiyonlar Ligi gibi zorlu maçlarda savunmaya katkılarının önem taşıyacağı dile getirildi. Galatasaray’ın yerli oyuncu sıkıntısı yaşamadığı (Uğurcan Çakır, Abdülkerim Bardakcı, Yunus Akgün, Kaan Ayhan gibi isimlerle) ancak Barış Alper Yılmaz gibi bir Türk oyuncunun yerini yabancı bir oyuncuya bırakmanın dezavantaj olabileceği belirtildi.
Fenerbahçe’de Santrafor Arayışı ve Kadro Değerlendirmesi
Fenerbahçe’nin santrafor pozisyonundaki durumu da programın önemli konularından biriydi.
Taraftarların Santrafor İsteği: Lewandowski mi, Youssef En-Nesyri mi?
Bir Fenerbahçeli izleyicinin “Galatasaray’da Icardi, Victor Osimhen varken, santraforsuz Fenerbahçe nasıl bir puan farkıyla önde?” sorusu üzerinden tartışma başladı. Burak Sarıaslan, Tedesco’nun takıma borcu olduğunu ve ara transferde kendi oyun planına uygun oyuncuları alması gerektiğini belirtti. Youssef En-Nesyri’nin Seviye’deki gibi kanat forvet olarak oynamaya daha yatkın olduğunu, Fenerbahçe’nin ise net bir “9 numara”ya ihtiyacı olduğunu söyledi. Lewandowski ve Sörloth gibi isimlerin adı geçti. Lewandowski’nin yaşına rağmen Türkiye liginde fark yaratacağı ve en az 10 gol katkısı sağlayacağı dile getirildi.
Güvenç Kurtar’dan Youssef En-Nesyri Savunması ve Yöneticilik Eleştirisi
Güvenç Kurtar, Youssef En-Nesyri’nin 7 gol ve 1 asisti olduğunu hatırlatarak, geçen sezon 30 gol 5 asistle oynayan Enner Valencia’nın gönderilmesini eleştirdi. Bir futbolcunun performansının yanındaki oyuncularla paralel gittiğini savundu. Fenerbahçe taraftarını ve medyayı, menajerlerin etkisiyle oyuncuları (Osayi Samuel, Nélson Semedo, Youssef En-Nesyri) yuhalamak ve takımdan göndermekle suçladı. “Beğenmedik, bir tane daha al” zihniyetinin kulübe maliyetini vurguladı. Galatasaray’ı geride bırakma potansiyelinin kadroyla değil, hocanın doğru sistemle oynamasıyla alakalı olduğunu belirtti.
Çift Antrenman Tartışmaları ve Bilimsel Yaklaşım
Fenerbahçe’deki çift antrenman uygulaması da Güvenç Kurtar tarafından eleştirildi. Bunun “göz boyama” olduğunu, bilimsel temellere dayanmadığını savundu. Futbolcuların yeterli dinlenmeden verim sağlayamayacağını, uykunun ve bilimsel antrenman programlarının önemini vurguladı. Geçmişteki kendi antrenman uygulamalarını ve Almanya’daki spor akademilerinden edindiği bilgileri örnek göstererek, futbolcu sağlığını ve performansını ön planda tutan bir yaklaşımı savundu.
Nélson Semedo: Fiziksel Güç ve Oyun Anlayışı
Nélson Semedo’nun transferi hakkında konuşulurken, Burak Sarıaslan onu Fenerbahçe’nin en iyi transferlerinden biri olarak gösterdi. Oyun yapısı gereği kanat oyuncularının (Nene ve Kerem) içeri kat etmek yerine çizgiye inmesinin, beklerin asist sayısını düşürdüğünü belirtti. Nélson Semedo’nun fiziksel gücünün yüksek olduğunu ve pas oyununda sorun yaşamadığını, bu yüzden kötü bir transfer olmadığını savundu. Güvenç Kurtar ise Osayi Samuel’e yapılan haksızlığa dikkat çekerek, Samuel’in daha iyi bir savunmacı ve daha fazla hücuma katılan bir oyuncu olduğunu dile getirdi. Menajerlerin etkisiyle Samuel’in harcandığını ve yerine gelen oyuncuların yüksek maliyetli olduğunu iddia etti.
Beşiktaş’ta Rafa Silva Krizi: Ayrılık Kapıda mı?
Beşiktaş’ın gündemindeki en önemli konulardan biri, Rafa Silva’nın geleceğiydi.
Rafa Silva’nın Mutsuzluğu ve Ayrılık Sinyalleri
Rafa Silva’nın Beşiktaş’ta mutsuz olduğu ve ülkesine dönmek istediği haberleri programda yer aldı. Sergen Yalçın ve Başkan Adalı ile görüşmek üzere Türkiye’ye geldiği ve antrenmana katılmadığı belirtildi. 15 Kasım’a kadar süre istediği, sonrasında basın toplantısıyla bir ayrılık açıklaması yapılabileceği konuşuldu. Burak Sarıaslan, bu saatten sonra Rafa Silva’nın dönse de dönmese de bir fayda sağlamayacağı görüşünde olduğunu, ayrılık isteyenin gitmesi gerektiğini savundu. Rafa Silva’nın içe dönük bir karakteri olduğu ve yakın arkadaşı João Mário’nun ayrılığının onu çok etkilediği dile getirildi.
Güvenç Kurtar’dan Rafa Silva Değerlendirmesi ve Kullanım Yanlışları
Güvenç Kurtar, Beşiktaş camiasından aldığı duyumlara göre Rafa Silva’nın mutsuz olduğunu doğruladı. Rafa Silva’nın çok önemli bir futbolcu olduğunu ancak Beşiktaş’ta doğru kullanılamadığını savundu. Sergen Yalçın’ın onu sol açık oynatmasının yanlış olduğunu, orta sahada daha verimli olabileceğini belirtti. Rafa Silva’nın 30 gole imza atan bir oyuncu olduğunu ve onun gidişinin Beşiktaş için büyük bir kayıp olacağını söyledi. Menajerlerin oyunlarıyla oyuncuların gönderildiğini ve medyanın da bu duruma alet olduğunu iddia etti. Antrenmana katılmamasını mutsuzluğuna bağladı.
Yönetimin Kararı ve Taraftar Beklentisi
İzleyiciler de Rafa Silva konusunda ikiye bölündü. Kimi, gitmesinin intihar olacağını, Beşiktaş’ın kısa sürede onun kalitesinde bir oyuncu bulamayacağını savunurken; kimi de mutsuz bir oyuncunun takımda kalmasının enkaz yaratacağını ve hemen gönderilmesi gerektiğini belirtti. Sözleşmeli bir oyuncu olduğu için kulübün kararının esas olacağı, ancak Sergen Hoca ile arasındaki sürtüşmelerin ve testlere katılmama gibi durumların ayrılığı hızlandırabileceği konuşuldu. Rafa Silva’nın ülkesine dönme isteğinin, ilk kez ülke dışına çıkmasının bir sonucu olabileceği de dile getirildi. Güvenç Kurtar, Sergen Hoca’nın Rafa Silva’yı oyundan almasının “filmi kopardığını” ve onun sakat değil, oynamak istemediği için kenara alındığını iddia etti.
Galatasaray’da Mauro Icardi ve Afrika Kupası Etkisi
Programın son bölümünde Galatasaray’ın bir diğer yıldız ismi Mauro Icardi ve Afrika Uluslar Kupası’nın etkileri değerlendirildi.
Mauro Icardi Milan’a Gidecek mi?
İtalyan basınında çıkan “Icardi Milan’a gidebilir” haberleri gündeme getirildi. Burak Sarıaslan, Icardi’nin Milan’da evi olduğunu ve sık sık oraya gittiğini belirterek, Milan’ın santrafor ihtiyacı olduğunu söyledi. Icardi’nin Okan Buruk’un tek santrafor sisteminde “ikinci forvet” konumunda kalmasının hoş bir durum olmadığını ve performans olarak düşüş yaşadığını ifade etti. Geçen sezonki rüya gibi performansından sonra bu durumun oyuncuyu mutsuz edebileceğini, bu nedenle transfer ihtimalinin uzak olmadığını belirtti. Galatasaray’ın Lookman gibi bir oyuncuyu almasının, Icardi’nin yerine geçebilecek fiziksel gücü daha yüksek bir alternatif olabileceğini düşündüğünü ekledi.
Afrika Uluslar Kupası’nın Takımlara Etkisi
Afrika Uluslar Kupası’nın (AFCON) Süper Lig takımları üzerindeki etkisi de konuşuldu. Nijerya-Gabon maçında Victor Osimhen’in iki gol atması ve Galatasaray’ın Osimhen’i tebrik etmesi gündeme geldi. Burak Sarıaslan, Nijerya Milli Takımı’nda Osayi Samuel, Ndidi, Ademola Lookman ve Victor Osimhen gibi Süper Lig’den tanıdık birçok isim olduğunu hatırlattı. AFCON’un Aralık sonu-Ocak ortası gibi oynandığını ve finale giden takımların oyuncularının bir ay boyunca kulüp maçlarını kaçıracağını belirtti. Galatasaray’ın 4-5 Afrikalı oyuncusunun AFCON’a gideceği, bunun kulüp için büyük bir sıkıntı olacağı vurgulandı. Geçmişte Fenerbahçe’nin de bu konuda (Ciku örneğiyle) büyük sıkıntı yaşadığı hatırlatıldı. Güvenç Kurtar, Afrikalı oyuncuların milli takıma gitmesini engellemek için para teklif ettiği kendi Rizespor deneyimini anlattı. Ancak Osimhen gibi oyuncuların milli takımda sakatlanma riskinin de olduğu dile getirildi.
Kapanış
Güvenç Kurtar ve Burak Sarıaslan’a değerli yorumları için teşekkür ederiz. Bu bölümde milli takımımızın hedeflerinden, Türkiye futbolunu meşgul eden bahis skandalına, Galatasaray ve Beşiktaş’ın transfer gündemindeki hareketliliğe kadar birçok konuyu derinlemesine inceledik. Önümüzdeki programlarda da futbolun nabzını tutmaya devam edeceğiz. Hoşça kalın!
