Efendim, herkese iyi akşamlar. Boyuner’in sunduğu programda Murat Aşık ve Barış Yurduseven ile birlikte haftanın futbol gündemini değerlendirdik. Özellikle son derbi haftası, Süper Lig’deki şampiyonluk yarışını ve hakem kararlarını bir kez daha mercek altına aldı. Kaos ve gerilimin eksik olmadığı bir futbol haftasını geride bırakırken, ligin zirvesindeki mücadele giderek daha da kızışıyor.
Beşiktaş Derbileri ve Ligdeki Dengeler
Barış Yurduseven’e göre, son dönemde derbileri gerçek anlamda “derbi” yapan takım Beşiktaş. Beşiktaş’ın oynadığı maçlar genellikle çok keyifli geçiyor. Özellikle Galatasaray-Fenerbahçe derbilerinde gerilim o kadar yüksek oluyor ki, takımlar bu baskının altından kalkmakta zorlanabiliyor. Ancak Fenerbahçe-Beşiktaş, Beşiktaş-Galatasaray ve Trabzonspor’un oynadığı maçlar, daha keyifli ve mücadeleci futbol sahnelerine ev sahipliği yapıyor.
Fenerbahçe cephesinden bakıldığında ise Murat Aşık, takımın yükselişini “Fenerbahçe geliyor!” manşetiyle özetliyor. Puan farkının dörde düşmesiyle birlikte ligde heyecan arttı ve artık sadece iki değil, üçlü bir şampiyonluk yarışı söz konusu: Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor.
Beşiktaş’taki Kriz Ortamı ve Zorlu Gelecek
Ancak Beşiktaş için tablo pek iç açıcı değil. Ligin 11. haftası itibarıyla liderin 12 puan gerisine düşen siyah-beyazlılar, adeta her hafta bir puan kaybetmiş durumda. Kulüpte yaşanan mali genel kurul krizi, başkanların ibra edilmemesi geleneği, Sergen Yalçın’ın durumu ve transferdeki hatalar (örneğin, Orkun Kökçü transferi iddiaları) takımın geleceği için endişe verici. Bu durumların Beşiktaş’ın ligin zirvesinde yer almasını zorlaştıracağı düşünülüyor.
Sergen Yalçın ve Maç İçi Kararlar
Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinde yaşanan en çok konuşulan anlardan biri de Sergen Yalçın’ın kırmızı kart görmesiydi. Orkun Kökçü’nün gördüğü kırmızı kartın net olduğu konusunda yorumcular hemfikir olsa da, Sergen Yalçın gibi tecrübeli bir teknik adamın bu karta verdiği tepki sorgulandı. Normalde hakemlerle oynamayı iyi bilen bir teknik adam olan Sergen Yalçın’ın bu kadar aşırı tepki vermesi, Barış Yurduseven’e göre takımına olan güvensizliğinden ve üzerindeki baskıdan kaynaklanıyor olabilir. Maçın gidişatında Sergen Yalçın’ın müdahaleleri de eleştirildi; özellikle Cengiz Ünder’in yerine Salih Uçan’ı oyuna alması, orta sahada Fenerbahçe’nin İsmail Yüksek ve Edson Alvarez ikilisi karşısında üstünlük kurmasına neden oldu. Salih’in agresiflikten uzak oyunu ve N’Diaye’nin (NDD olarak da bahsediliyor) eski pres gücünden uzak performansı, Beşiktaş’ın ikinci topları kaybetmesine ve oyunun kontrolünü Fenerbahçe’ye kaptırmasına yol açtı.
Tedesco Dönemi ve Fenerbahçe’nin Karakteri
Fenerbahçe’nin başında göreve gelen Tedesco, tartışmalı bir şekilde göreve başlamış olsa da, takıma pozitif bir karakter kazandırdığı belirtiliyor. Özellikle yerli oyuncuların ve bazı yabancıların mücadeleci ruhunu geri getirmesi takdirle karşılandı. Ancak Barış Yurduseven, Tedesco’nun derbideki başlangıç planını ve müdahalelerini eleştirdi. Ona göre, Fenerbahçe’nin bekleri (Semedo, Arşib Brown) içeri sokarak oynama çabası, oyunun genişliğini kaybetmesine ve rakip savunmanın rahat nefes almasına neden oldu. Ayrıca, Nene’nin (NDD olarak da bahsediliyor) performansının Süper Lig seviyesinin altında olduğu ve Talisca gibi bir oyuncunun devre arasında Nene’nin yerine oyuna alınmasının riskli bir karar olduğu dile getirildi.
Murat Aşık ise, Fenerbahçe’nin iki farklı geriden gelerek maçı 2-2’ye getirmesini Tedesco’nun planının işlediği ve doğru hamleler yaptığı şeklinde yorumladı. Tedesco’nun göreve geldiği günden bu yana Fenerbahçe’nin birçok istatistikte ligin zirvesinde yer alması da, Murat Aşık’ın teknik direktöre olan güvenini artırıyor. Yine de Barış Yurduseven, Fenerbahçe’nin derbi galibiyetine rağmen geleceğe yönelik endişeler taşıması gerektiğini, zira bu galibiyetin rakiplerin 10 kişi kalması ve bireysel hatalar gibi dış faktörlerle geldiğini savunuyor.
Hakem Kararları ve Türk Futbolundaki Kriz
Fenerbahçe-Beşiktaş derbisini yöneten genç hakem Ali Yılmaz, kariyerindeki ilk derbisine çıktı ve kararlarıyla eleştiri oklarının hedefi oldu. Barış Yurduseven, Ali Yılmaz’ı “korkak, titrek ve en kötü hakemlerden biri” olarak tanımlarken, 31 yaşında ve sadece 8-9 Süper Lig maçı yönetmiş bir hakemin derbiye atanmasının doğru olmadığını belirtti. Maçta Beşiktaş aleyhine verilen tek hatanın Bolden’e sarı kart gösterilmemesi olduğu, Orkun Kökçü’nün kırmızı kartının ise doğru olduğu vurgulandı. Ancak Fenerbahçe lehine verilmeyen iki net penaltı pozisyonu ve VAR hakemi Sarper Barış Saka’nın bu pozisyonlara müdahale etmemesi büyük tartışma yarattı.
Fenerbahçe’nin yıllardır “naif” bir kulüp kimliği sergilemesi ve hakem kararları karşısında yeterince agresif olmaması, hakemlerin Fenerbahçe aleyhine daha kolay kararlar vermesine neden olduğu düşünülüyor. Gelecek kritik Galatasaray-Fenerbahçe derbisi için ise Barış Yurduseven, iki kulübün başkan ve yöneticilerine yabancı hakem talebinde bulunmaları yönünde çağrı yaptı.
Galatasaray-Trabzonspor Maçı ve İcardi Tartışmaları
Galatasaray-Trabzonspor maçında sarı-kırmızılıların özellikle ilk yarıdaki oyunu eleştirildi. Zaniolo’nun (Oeni) fiziksel olarak yorgun görünmesi ve Galatasaray’ın presinde aksaklıklar yaşanması, Trabzonspor’un oyunu kırmasına olanak sağladı. İkinci yarıda Saviç’in sakatlanarak oyundan çıkması, Trabzonspor’un işine yarayan bir değişiklik olarak değerlendirildi. Okan Buruk’un İcardi’yi hazır olmamasına rağmen oyuna alması, teknik direktörün “ben buradayım” mesajı olarak yorumlansa da, İcardi’nin fiziksel durumu ve sözleşme sorunları nedeniyle takımın hücum etkinliğini düşürdüğü dile getirildi. Barış Alper Yılmaz’ın 40 milyon Euro’luk (rivayet edilen) transfer teklifine Galatasaray’ın “hayır” demesi ise, özellikle 30 yaş altı taraftar grubunun baskısından kaynaklanan bir hata olarak görüldü.
Türk Futbolunun Genel Durumu ve Diğer Branşlar
Tartışmalarda, Türk futbolunda taraftar baskısının, yöneticilerin ve teknik adamların kararlarını nasıl etkilediği üzerinde duruldu. Galatasaray’daki genç taraftar kitlesinin “daha fazlasını isteme” eğilimi, kulüplerin finansal ve sportif stratejilerini zorlayabiliyor. Dursun Özbek’in Galatasaray başkanı olarak başarılı bir dönem geçirmesine rağmen, gelecekteki olası başarısızlıklarda eleştirilerin hedefi olabileceği öngörüldü. Ayrıca, futbol dışındaki spor branşlarının desteklenmesinin önemi vurgulanırken, Trabzonspor’da sponsor eksikliği, Fenerbahçe’nin ise amatör branşlara yaptığı yatırımlarla öne çıktığı belirtildi.
Sonuç
Süper Lig’de geride bıraktığımız haftada yaşanan derbiler, ligin zirvesindeki üçlü yarışın kızıştığını açıkça gösterdi. Fenerbahçe’nin zorlu bir derbiden galibiyetle ayrılması moral motivasyon açısından önemliyken, Beşiktaş’taki kriz ortamı ve Galatasaray’daki iç dinamikler şampiyonluk yarışını daha da ilgi çekici hale getiriyor. Hakem kararları ve VAR uygulamaları ise Türk futbolunun kanayan yarası olmaya devam ediyor. Bu heyecanlı sezonun sonunda hangi takımın zafere ulaşacağını ise zaman ve sahadaki mücadele gösterecek.
