Beşiktaş – Fenerbahçe Derbisi: Kırmızı Kartın Gölgesinde Gelen Muhteşem Dönüş
Trendyol Süper Lig’in 11. haftasında oynanan Beşiktaş – Fenerbahçe derbisi, Fenerbahçe’nin 3-2’lik galibiyetiyle sonuçlandı. Bol gollü, kırmızı kartlı ve yüksek tansiyonlu bu mücadele, futbolseverlere unutulmaz anlar yaşattı. 2-0 geriye düşen Fenerbahçe’nin, Beşiktaş’ın 10 kişi kalmasıyla birlikte maçı nasıl çevirdiğini ve derbinin öne çıkan detaylarını bu analizde bulacaksınız.
Maçın Genel Değerlendirmesi: İki Yaralı Dev
Derbide tam beş gol, bir kırmızı kart ve yüksek bir tansiyon vardı. Maç, adeta iki farklı bölümden oluşuyordu: ilk 25-30 dakikalık kısım ve sonrasında yaşananlar. Geçtiğimiz dönemdeki Galatasaray-Beşiktaş derbisi örneğinde olduğu gibi, bu tür büyük ve lig kalitesinin üzerinde oyuncularla oynanan karşılaşmalarda 10 kişi kalmak, büyük bir handikap teşkil ediyor. Beşiktaş bu durumu derbide bizzat deneyimledi.
Beşiktaş’ın Erken Üstünlüğü ve Stratejisi
Maçın ilk bölümünde Beşiktaş’ın oyun stratejisi oldukça doğruydu. Fenerbahçe’ye topu bırakarak, hızlı geçişlerle gol aradılar. Kırmızı karta kadar Fenerbahçe’ye neredeyse hiç pozisyon vermedikleri gibi, iki net geçiş hücumundan gol buldular. Fenerbahçe’nin ise bu süreçte rakip kaleye şutu dahi yoktu. Kırmızı kart anına kadar topa %71 oranında sahip olan Fenerbahçe, paslarının çoğunu kendi yarı sahasında (147 pasın 105’i kendi yarı sahasında) yaparken, Beşiktaş ise toplam 53 pasının 33’ünü rakip yarı alanda gerçekleştirmişti. Bu istatistikler, Beşiktaş’ın başlangıç stratejisinin ne denli etkili olduğunu gözler önüne seriyor.
Fenerbahçe’nin Topla Üretme Sorunu
Fenerbahçe, topu ayağında tuttuğu zaman üretkenlik konusunda beklenenin altında kalıyor. Bu sezonki Gaziantep ve Stuttgart maçları referans gösterilebilir; Fenerbahçe bu maçlarda topa daha az sahip olup geçiş oyununu tercih ettiğinde çok daha üst düzey bir takım kimliğine bürünmüştü. Beşiktaş karşısında attığı gollerin hiçbiri de bir set oyunundan gelmedi; ilk gol kornerden, ikincisi geçişten, üçüncüsü ise rakip hatasından kazanıldı.
Beşiktaş Gollerinin Perde Arkası
İlk Gol: Rıdvan Yılmaz ve Bilal Touré İş Birliği
Maçın 5. dakikasında Beşiktaş’ın ilk golü, Marco Asensio’nun yaptığı bir top kaybıyla başladı. Topu kazanan Rıdvan Yılmaz, Bilal Touré’ye aktardı ve ceza sahası içine doğru depar attı. Rıdvan Yılmaz, yaklaşık 70 metrelik sprintiyle iki Fenerbahçe stoperini öne çekerek Bilal Touré’yi bomboş bıraktı ve Bilal rahat bir kafa vuruşuyla Beşiktaş’ı öne geçirdi. Bu, muhteşem bir geçiş hücumuydu.
İkinci Gol: Asensio ve Edson Álvarez Hataları, Emirhan Topçu Farkı
İkinci golde de yine Marco Asensio’nun top kaybı etkili oldu. Top, Edson Álvarez’den sekti ancak kontrol edilebilir bir top değildi. Emirhan Topçu, topu kazanarak Bilal Touré’ye verdi ve aynı koşuyu yaptı. Bilal’in yerden yaptığı cutback pasına düzgün vuran Emirhan, Beşiktaş’ı 2-0 öne geçirdi. İlk 25 dakika itibarıyla bu, Beşiktaş adına muhteşem bir başlangıç ve Sergen Yalçın’dan doğru bir kurguydu.
Oyunun Dönüm Noktası: Orkun Kökçü’nün Kırmızı Kartı
Maçın bütün hikayesini değiştiren an, Orkun Kökçü’nün gördüğü kırmızı kart oldu. Orkun, lider ruhlu bir karakter olmasına rağmen, Beşiktaşlılık duygularıyla fazla motivasyondan kaynaklı bir agresiflik sergiliyordu. Kırmızı kart pozisyonundan evvel bile arkadaşlarına sürekli bağıran, hakemle diyalog halinde olan Orkun’un bu keskinliği kendi küpüne zarar oldu. Kariyerindeki ikinci direkt kırmızı kartını gören Orkun’un, duygularını kontrol edemediği aşikar.
Kırmızı Kartın Ardından Sergen Yalçın ve Tribün Eleştirisi
Orkun’un kırmızı kartının ardından Sergen Yalçın da öfke kontrolü sorunları yaşayarak tribüne gönderildi. 10 kişi kalmış ve 2-0 önde olan bir takımın hocasına o anlarda çok ihtiyacı vardı. Saha kenarında varlığına ihtiyaç duyulan bir hoca için bu kabul edilemez bir durumdu. Ayrıca, takım 45-55. dakikalar arasında 10 kişi olmasına rağmen çaba gösterip top oynamaya çalışırken, Beşiktaş tribünlerinin bu duruma kayıtsız kalması da dikkat çekti.
Fenerbahçe’nin Geri Dönüşü ve Golleri
Fenerbahçe’nin İlk Golü: Kornerden Gelen Umut
Kırmızı kartın hemen peşine gelen korner golü, Fenerbahçe’nin maça tekrar sarılmasını sağladı ve skoru 2-1’e getirdi.
İkinci Gol: Ndidi Hatası ve Asensio’nun Vuruşu
Fenerbahçe’nin ikinci golü, yine bir geçiş hücumu ve Wilfred Ndidi’nin çok ciddi hatasıyla geldi. Ndidi, alanı savunmak yerine boşa bir hamle yaparak Marco Asensio’yu bomboş bıraktı ve Asensio rahatça golü kaydetti. Ndidi’nin Galatasaray maçında da top kaybıyla benzer bir hataya imza attığı hatırlatıldı.
Üçüncü Gol: Emirhan Topçu’nun Hatası ve Jhon Durán’ın Sanat Eseri
Maçın sonlarına doğru, Beşiktaş ceza sahasına girme konusunda sıkıntı yaşayan Fenerbahçe, Emirhan Topçu’nun hatasıyla öne geçti. Bu golde Jhon Durán’ın yerden ne kadar çabuk kalktığı ve akrobatik vuruşu dikkat çekti. Zlatanvari bir tekvandocu vuruşuyla golü atan Durán, herkese nasip olmayacak bir golle takımına galibiyeti getirdi. Jhon Durán, “anların oyuncusu” profilini bir kez daha kanıtladı.
Teknik Direktör Hamleleri ve Oyuncu Performansları
Tedesco’nun Değişiklikleri ve Orta Saha Tartışmaları
Tedesco’nun maçtaki hamleleri de eleştiri konusu oldu. Nene çıkıp Talisca girerken, forvet çıkarıp forvet sokan Tedesco’nun risk alan bir hamle yapmadığı belirtildi. Özellikle Edson Álvarez ve İsmail Yüksek’i yan yana oynatması, Aykut Kocaman dönemindeki Joseph de Souza ve Mehmet Topal ikilisine benzetilerek eleştirildi. Bu ikilinin orta sahada yaratıcılık eksikliği, Fenerbahçe’nin topla birlikte üretme konusundaki vasatlığını ortaya koydu.
Sergen Yalçın’ın Hamleleri ve Kadro Derinliği Sorunu
Sergen Yalçın’ın kulübesinde oyuncu eksikliği (Demir Ege Tıknaz’ın sakatlığı gibi) bir sorun teşkil ediyordu. Orta sahaya atılacak üçüncü oyuncunun Salih Uçan olması, takımın dinamizm eksikliğini gideremediği yorumlarına yol açtı. Salih’in çok atletik ve fizikalite üzerinden anlatılabilecek bir oyuncu olmadığı biliniyor.
Ndidi’nin Düşüşü: Dinamizm Eksikliği
Wilfred Ndidi’nin performansı ise düşüşteydi. Maçta altı ikili mücadelenin sadece ikisini kazanmış, bir top kazanmış, iki çalım yemiş ve faul dahi yapmamıştı. Sakatlıklar nedeniyle eski dinamizminden uzaklaşan 28 yaşındaki oyuncunun, günümüz futbolunun gerektirdiği hareketliliğe sahip olmadığı ve son kullanma tarihinin geçmiş olabileceği yorumu yapıldı. Edson Álvarez’in mücadeleye girme çabasına karşın, Ndidi’nin çok daha bitik göründüğü belirtildi.
Trendyol Derby Süper Performansları
Beşiktaş’tan Öne Çıkanlar: Bilal Touré ve Gabriel Paulista
- Bilal Touré: Attığı bir gol ve yaptığı bir asistin yanı sıra, 90 dakika boyunca sahada her şeyini veren, formayı sırılsıklam yapan bir performans sergiledi. Defansif bir oyuncu olmamasına rağmen, işin defansif tarafında tek bir koşmadığı sekans yoktu. 20 ikili mücadelenin 13’ünü kazandı ve sahanın her yerinde varlığı hissedildi.
- Gabriel Paulista: İki tane çok önemli müdahalesi vardı. Maç 1-0 iken Kerem’in arkasından gelip topu ayağından alması ve 55. dakikada bir pozisyonda birebir kalmışken çaprazdan gelip bozduğu pozisyonlar, kritik anlara damga vurdu. Büyük maçlarda genellikle iyi oynayan Paulista’nın bu performansı, neticede bir işe yaramasa da övgüye değerdi.
Fenerbahçe’den Öne Çıkanlar: İsmail Yüksek ve Jhon Durán
- İsmail Yüksek: Çok kritik bir gol attı ve %91 pas isabet yüzdesiyle oynadı. Oyun içerisinde sürekli aktifti ve sahanın her yerindeydi. Tedesco’nun gelişiyle İsmail’i biraz daha ofansif rollerde görüyoruz, oyun kurulumuna karışmadığı gibi sürekli ekstra adam koşusu atıyor. Tedesco’nun ondan Declan Rice vari faydalandığı düşünülüyor.
- Jhon Durán: Sakatlıktan çıktığını da düşünürsek, istatistikler üzerinden anlatılabilecek bir oyuncu değil; anların oyuncusu. Emirhan Topçu’nun hatasında yerden çok çabuk kalkıp Zlatanvari akrobatik bir vuruşla maçı kazandıran golü atması, onun çekirdek gücünü ve özel yeteneğini gösterdi. Bu gol, Fenerbahçe’ye 3 puanı getirdi.
Sonuç
Trendyol Süper Lig’deki Beşiktaş-Fenerbahçe derbisi, taktiksel savaşların, bireysel hataların ve oyuncu kalitesinin belirleyici olduğu bir karşılaşma oldu. Beşiktaş’ın erken üstünlüğü ve doğru stratejisine rağmen, Orkun Kökçü’nün kırmızı kartı ve teknik heyetin reaksiyonları maçın seyrini tamamen değiştirdi. Fenerbahçe ise topla oyunda yaşadığı sıkıntılara rağmen, rakip hatalarını iyi değerlendirerek ve Jhon Durán gibi anların oyuncularıyla maçı kazanmayı başardı. Bu derbi, 10 kişi kalmanın büyük maçlardaki telafisi zor handikapını ve bazı oyuncuların güncel form durumlarını bir kez daha gözler önüne serdi.
