Beşiktaş camiasında geçmiş dönemlerde kaçırılan transfer fırsatları sıkça gündeme gelirken, kulübün eski yöneticilerinden Serdal Adalı’dan çarpıcı bir açıklama geldi. Adalı, başkanlık adaylığı döneminde yaptığı bir itirafta, henüz yıldızı parlamamışken Sırp golcü Dusan Vlahovic’i Beşiktaş’a önerdiğini ancak yönetimin o dönem Alexander Sörloth transferine ağırlık verdiğini belirtti. Bu tercihin sonunda ise Siyah-Beyazlılar ne Vlahovic’i ne de Sörloth’u kadrosuna katabildi.
Adalı’nın açıklamaları, “ya olsaydı” senaryolarını bir kez daha gündeme getirirken, Beşiktaş’ın o kritik dönemdeki forvet arayışları ve yapılan transfer hamleleri mercek altına alındı. O dönemde Vlahovic, Fiorentina’da genç ve gelecek vadeden bir golcü olarak dikkat çekerken, Sörloth ise Trabzonspor’daki performansıyla Süper Lig’e damga vurmuştu.
Kim Ne Söyledi?
Serdal Adalı’dan Vlahovic Tavsiyesi
Serdal Adalı, Beşiktaş’taki görev süreci ve başkanlık adaylığı dönemlerine ilişkin yaptığı değerlendirmelerde, yönetimle yaşadığı fikir ayrılıklarını zaman zaman dile getirmişti. Son açıklamalarında ise Adalı, özellikle forvet transferi konusunda yönetim kuruluna Dusan Vlahovic’i önerdiğini ifade etti. Adalı, “Ben o dönemde Vlahovic’in çok büyük bir golcü olacağını öngörmüş ve Beşiktaş’a getirilmesi için çaba sarf etmiştim. Henüz Avrupa piyasasında bu kadar tanınmıyordu, uygun maliyetlerle alınabilirdi” şeklinde konuştu. Adalı’nın bu tavsiyesi, Vlahovic’in daha sonra Juventus’a milyonlarca Euro karşılığında transfer olmasıyla ne kadar isabetli olduğunun kanıtı niteliğinde.
Yönetimin Sörloth Tercihi
Adalı’nın iddialarına göre, kendisinin Vlahovic ısrarına rağmen Beşiktaş yönetimi, o dönemde Süper Lig’de fırtınalar estiren Norveçli golcü Alexander Sörloth’u transfer etmeye odaklandı. Sörloth, Trabzonspor formasıyla gösterdiği üstün performansla dikkatleri üzerine çekmiş, gol krallığına ulaşmış ve Avrupa kulüplerinin de radarına girmişti. Beşiktaş’ın Sörloth transferi için yoğun çaba harcadığı, hem oyuncu hem de kulübüyle görüşmeler yaptığı biliniyor. Ancak yüksek bonservis bedeli ve oyuncunun kariyer planlaması nedeniyle bu transfer de sonuçsuz kaldı.
Ne Oldu? Kaçan Fırsatlar Zinciri
Beşiktaş’ın hem Vlahovic hem de Sörloth transferini gerçekleştirememesi, kulüp için önemli bir forvet açığının oluşmasına neden oldu. O dönemki forvet rotasyonunda yaşanan sorunlar, takımın lig ve Avrupa performansını olumsuz etkilemiş, camia içinde büyük tartışmalara yol açmıştı.
- Dusan Vlahovic: Fiorentina’dan Juventus’a yaklaşık 80 milyon Euro bonservis bedeliyle transfer olarak Avrupa futbolunun en pahalı golcülerinden biri haline geldi. Beşiktaş’ın önerildiği dönemdeki değeri ise bu rakamın çok çok altındaydı.
- Alexander Sörloth: Trabzonspor sonrası RB Leipzig ve Real Sociedad gibi Avrupa’nın önemli kulüplerinde forma giydi. Beşiktaş’ın kendisiyle ilgilendiği dönemde bonservis değeri 15-20 milyon Euro civarındaydı.
Peki Ya Şimdi?
Serdal Adalı’nın bu açıklamaları, Beşiktaş’ın transfer politikaları ve scout ağı üzerindeki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Geçmişte kaçırılan bu tip fırsatların kulübe maliyeti ve sportif anlamdaki getirisi, camia içinde “keşke”li sohbetlerin ana konusu olmaya devam ediyor.
Geçmişe dönüp bakıldığında, bazı transfer kararlarının kulüplerin kaderini nasıl etkilediği açıkça görülüyor. Beşiktaş’ın Vlahovic ve Sörloth ikilisinden birini dahi kadrosuna katabilmiş olması, hem sportif başarı hem de finansal kazanç anlamında kulübün geleceğini farklı bir yöne taşıyabilirdi.
Kulüp Yönetimi ve Transfer Politikaları:
| Oyuncu | Öneren | Yönetimin Yönelimi | Mevcut Değer (Sonraki Transfer) |
|---|---|---|---|
| Dusan Vlahovic | Serdal Adalı | Alexander Sörloth | ~80 Milyon € (Fiorentina -> Juventus) |
| Alexander Sörloth | Yönetim (İddia) | – | ~20 Milyon € (Trabzonspor -> Leipzig) |
Bu tablo, o dönemde yapılan tercihin, uzun vadede kulüp için ne anlama geldiğini net bir şekilde ortaya koyuyor.
Alexander Sörloth mu Dusan Vlahovic mi?
Serdal Adalı, “Vlahovic” dedi; Beşiktaş ise o dönem “Alexander Sörloth” peşine düştü. Bu durum, kulüplerin transfer önceliklerini ve o anki piyasa dinamiklerini yansıtan önemli bir örnek teşkil ediyor. Bir yanda geleceğin potansiyel süperstarı olarak görülen, nispeten daha uygun maliyetli bir isim; diğer yanda ise Süper Lig’de kendini kanıtlamış, anlık katkı sağlayacak ancak maliyeti daha yüksek bir golcü. Beşiktaş’ın tercihinin, anlık başarıya odaklanmak yönünde olduğu, ancak her iki ismin de transferinin gerçekleşmediği bu senaryo ile bir kez daha gözler önüne serildi.
